GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-4°
Kapalı
DOLAR 7.82
EURO 9.36
ALTIN 449.83
BİST $17.810

Korkunç miktarda para alacaklar!

21 Ekim 2020 Çarşamba, 22:12

Haberi okumuşsunuzudur,

TBMM'ye sunulan 2021 yılı bütçe teklifinde siyasi partilerin alacakları devlet yardımı belli oldu. Kanun gereği, AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti ve HDP 24 Haziran 2018 seçimlerinde aldıkları oya göre toplam 481 milyon 790 bin lira yardım alacaklar.

Bu korkunç miktardaki paradan,

AK Parti'nin payına 209 milyon 304 bin lira, CHP'nin payına 111 milyon 369 bin lira, MHP'nin payına 54 milyon 588 bin lira, İYİ Parti'nin payına 48 milyon 979 bin lira, HDP'nin payına ise 57 milyon 550 bin lira düşecek. Üstelik bu paralar, ocak ayının 10'una kadar partilerin kasasına nakit olarak girmiş olacak. Hele bir de, erken seçim kararı falan alınırsa bu rakamlar tam üç katına çıkacak.

Korkunç değil mi?

Durun, bu gelecek yıl alacakları para. Peki; bu yıl ne kadar aldılar dersiniz? Virüsle boğuştuğumuz, şu çok zor günlerde milletin kaderine "askıda ekmek" düşerken devletin kasasından partilerin kasasına toplam 419 milyon 415 bin lira aktarıldı. Yılın başında aktarılan bu paradan AK Parti'ye 182.2 milyon, CHP'ye 96.9 milyon, MHP'ye 47.5 milyon, İYİ Parti'ye 42.6 milyon ve HDP'ye ise 50.1 milyon lira düştü.

Bu kadar parayla,

"Şu kadar şu, bu kadar bu yapılır" edebiyatı yapacak değilim. Fakat net olarak söylemek gerekirse bu kadar çok para partilere asla ödenmemeli. Hatta hiç ödenmemeli. Tamam, bunun gerekçesi, iyi niyetle, "partiler zenginler tarafından teslim alınmasın" şeklinde açıklanabilir belki. Fakat bu görüşün sağlıklı bir yaklaşım olduğu kanaatinde değilim.

Bu durum,

En başta parti mensubiyetinin temeli olan aidat ödeme gereğini bitiriyor. Oysa davasına gönül vermiş bir partili aidatını ödemeyi de göze almalı. Üye aidatına dayalı parti finansmanı denetime de açık olmaz mı? Partilerin belki o zaman milyonlarca üyesi olmaz ama olanlar gerçek üye olur, üyeliğin bir yaptırımı, bir kıymeti olur.

Madem ki;

Yeni bir sisteme geçtik, "kireçlenen" taraflarının varlığı da ikrar edildi. O halde başta siyasi partiler kanunu olmak üzere yeni/yeniden bir düzenleme yapalım. En başta parti yöneticilerinin mal beyanlarını da esas alacak şekilde siyasetin finansman kısmını daha şeffaf hale getirelim. Partilerin yönetici sayılarını kesinlikle azaltalım. Binlerce kişinin gündemsiz ve hedefsiz toplanıp dağılmalarından ibaret olan teşkilat yapılarının küçülmesi finansman ihtiyacının da azalması anlamına gelir.

Burada çok özel bir durumun daha altını çizmek isterim,

Özellikle iktidar partilerinde, her biri farklı ajandayla siyasetin bir tarafında köşe tutmuş çok sayıdaki parti yöneticisi yaptıkları/yapmadıklarıyla partiye ve kamu yönetimine güvenin azalmasına neden olmuyor mu?

Parti yöneticileri,

Vatandaşların bürokrasi karşısında haksızlığa uğramaması için siyasi izleme görevinden öteye icra ile ilgili müdahalelerde sınırlarını belirleyememeleri uygulamada sorunların çıkmasına sebep oluyor. Buna bir de, o parti yöneticilerinin okuldan arkadaşı, mahalleden komşusu eklenince işlerin arapsaçına dönmesi işten bile olmuyor.

Oysa gerçek denetim,

Vatandaşın bizzat oy vererek seçtiği milletvekilleri eliyle yapılmalı ki; bunu mümkün kılan bir sistemde milletvekilleri de gerçek değerine ulaşmış ve gerçek değerde kişilerin vekil olmasının önü açılmış olur. Kaldı ki; milletvekillerinin asli görevlerinden birisi denetim değil midir? Milletten yetki almayan kişilerin kayıt dışı siyasetle rol üstlenmeleri asla doğru değildir.

Bugüne kadar

Partilerin teşkilat genişliği miting, toplantı gibi organizasyonlarda güç gösterisi yapabilme ihtiyacından kaynaklanıyordu. Fakat çok gelişmiş iletişim araçları sayesinde artık bunlara gerek kalmadı. Bugün önemli olan bindirilmiş kıtalarla meydanlara toplanan kalabalıklar değil, adayın ne söyleyeceği ve sözlerinin medya üzerinden kaç kişiye ulaşacağıdır. Bunun için sanal mitingler daha etkili ve katılımcıların ölçümü daha gerçek olacaktır. Dolayısıyla partiler, büyük paraların harcandığı ve kişisel ihtiraslar yüzünden itibar ve oy kayıplarının yaşandığı etkisiz kalabalık teşkilatlar yerine teknolojik networklar sayesinde bir anda milyonlarca insana ulaşmayı mümkün kılacak çözümlere yönelseler daha isabetli olmaz mı? Hem bu sayede masraflar kendiliğinden azalmış, denetim ve şeffaflık artmış olur. Devlet bütçesinden partilere ayrılan bu korkunç paralar ise eğitim, sağlık, AR-GE, üretim gibi harcanması gereken gerçek yerlere gider.

Yeri gelmişken söyleyeyim,

Bütçeden, HDP'ye bu yıl 50.1 milyon verildiği, gelecek yıl, yani üç ay sonra ise 57.550 milyon lira verileceği dikkatinizi çekmiştir. Buradan yola çıkarak Türkiye'nin artık HDP konusundaki çelişkili duruşunu düzeltmesi gerektiğini düşünüyorum. Hükümet, HDP'nin hem PKK ile ilişkili olduğunu savunuyor, buna sebep HDP'yle dolaylı görüşmeleri bile "teröre destek" kategorisinde değerlendiriyor hem de bu partiye korkunç paralar verilmesini engellemiyor. Bu iki uygulamadan birisi kesinlikle yanlış.

Bir yanlışı da HDP yapıyor.

Terör örgütü ile ilişkili olma halini Türkiye'ye dayatıyor. Adeta, "beni bu halimle kabul edeceksiniz" diyor. Bir bakıma, "PKK'yı kabullenin" demeye getiriyor. Dünyanın tüm demokratik ülkelerinde bu tavrın karşılığı açık ve nettir. Asla kabul edilemez ve gereği yapılır. Oysa artık bu yolun çıkmaz olduğunu görmeli HDP. Terörle bağını kesmeli ve Türkiye'nin sorunlarıyla da ilgilenip bir Türkiye partisi olabilmeli.

SON SÖZ:

Öyle anlaşılıyor ki; hükümet, HDP'ye milyonlarca para verilmesine ses çıkartmadığı halde, muhalefetin HDP ile ilişkisi üzerinden kendine kazanım sağlamaya çalışıyor. Madem öyle, yeni kurulan partilerle birlikte eksenini biraz daha genişleten Millet İttifakı özelindeki muhalif kanat, HDP'nin PKK ilişkisi üzerine giderek politika geliştirseler hükümetin elindeki bu kozu da almış olmazlar mı? Hem bu şekilde HDP tabanı da iradesini serbestçe belirleme imkanı bulmuş olur. 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Karpuz gibi ortadan ikiye ayrıldık!

'Horolop şorolop' işler bunlar!

Fırtınalı çölde yol işareti gibi...

Neden kaşlarınızı çatmıyorsunuz?

Alinur Aktaş'tan muhteşem hizmet!

Kaderin cilvesine bakın!

Ceyar'ı vurdular!

AK Parti, kendi bağımlılığının tutsağı oldu!

Arınç'tan, AK Parti için derin hamle!

Kim o AK Parti ilçe başkanı?

AK Parti Bursa'da çarşı karışacak!

Alinur Aktaş'a zor sorular!

Bu ayıp AK Parti'ye yeter!

Bu heyecanın ölmemesi lazım!

Bin günün sonunda dağ fare doğurdu!

Alinur Aktaş'a yumurtalı tehdit!

'At izi, it izine karıştı'

Kanat kırana hükmünü verecek bir Süleyman olur elbette!

AK Parti'deki haksız işgalciler!

Bu işte bir gariplik yok mu?

İkinci yüzyıla girerken!

Bursa'nın bitmeyen su sorunu!

Artık kolları sıvamak gerekmiyor mu?

'Kendi görüşüme katılmıyorum'

Bursa'ya felaket adım adım yaklaşıyor!

AK Parti'de kimler kimlerle beraber?

Doğruysa tuzun koktuğu, sözün bittiği yerdir!

Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi!

Yazıma başlık bulamadım!

Siz AK Parti'ye düşman mısınız kardeşim?

İnadına güzel haber!

Tabii yansıtmazlar Reis!

İYİ Parti'ye operasyon mu çekiliyor?

Türkiye'nin bir de valiler sorunu var!

'Kurduğumuz gün 40-50 ilde tabelayı asarız!'

Erdoğan'ın, gülmekten karnı ağrımış mıdır?

'Olmayacak' demişse bilin ki; olacaktır'

İdeal Şehir Bursa Platformu!

'BUDO' gelir, 'BUDO' geçer ağlama!

Kestel'in suçu ne?

Acelesi olmayan seçkinler partisi!

'Abi, Salman gidiyor mu?'

Hem Nilüfer'e hem Kestel'e ceza!

Cumhurbaşkanı Erdoğan bırakıyor mu?

AK Parti Bursa'da aday adayları belli oldu!

Yüz yüze hesaplaşmak!

"Buyurun cenaze namazına!"

Bir koyun kellesiyle yıkılır köşkünüz!

Sizi gidi tatlı su kurnazları sizi!

AK Parti'nin koordinatör sorunu!

Ak Parti Bursa pert ama herkes haklı şoför!

Komediye bakar mısınız?

AK Parti Bursa'da kazan kaynıyor!

Rezillik akıyor!

Hokkabazlıkla siyaset olmaz!

Kulağınızı açın ve beni dinleyin!

Akıllı Hans'ın öyküsü!

Birisi ölüyor ve sebebi sizsiniz!

Bay Salman, Reis'i dinledin mi?

Alinur Aktaş'ı terletecekler!

Kahramana ödül yok!

Melekler dişi midir, erkek mi?

"Çanlar kimin için çalıyor"

Maklubeye kaşık sallayan kaymakam var da belediye başkanı yok mu?

Ağzını açana yumruğu vurun!

Kafaya koymuşlar, Bursa'ya kötülük edecekler!

Size bir şey söyleyeyim mi?

"Bursa için canla başla" mı dediniz?