GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
8.02°
Açık
DOLAR 8.48
EURO 10.29
ALTIN 507.67
BİST 1.454

Meselenin farkında olanlardan biraz daha fazlasını bekliyoruz!

15 Şubat 2021 Pazartesi, 23:19

İçişleri eski bakanı,
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Bursa Milletvekili Efkan Ala'nın, Yeni Türkiye Dergisi'nin 2014 ocak-şubat özel sayısına verdiği, "Yeni Türkiye'de bürokrasi ve demokrasi"  başlıklı bir mülakatı var.
 
Doğrusu,
Max Weber'den alıntılar, Habermas ve Popper'e göndermeler içeren kısa ama ufuk açıcı bir mülakat... Efkan Ala, bürokratik devletten demokratik devlete geçişte siyaset ve yöntemi tartıştığı mülakata Alman felsefeci Habermas'a gönderme yaparak, "ülkeyi kim yönetecek?" sorusuyla başlıyor.
 
Efkan Ala,
"Anayasasıyla, mevzuatıyla birlikte biz aslında demokratikleşmeye muhtacız..." diyerek tespit ettiği temel sorunu şöyle açıklıyor: "İrade kimse görevi o dağıtır. Yani Meclis, merkezinde mi sistemin? Eğer Meclis sistemin merkezindeyse, Meclis görev dağıtacak.  Yoksa, 'meclise verilmiş bir görev var, onu yapsın' diyorsak, burada demokratikleşmiş bir müesseseden söz edemeyiz. O bakımdan, şu an içinde bulunduğumuz 1982 Anayasası'nın, o anayasal düzenin izin verdiği kadar demokrasimiz var. Bu, tabii, milletin taleplerine karşılık üretecek imkanı siyasetin eline vermiyor. Onun için bunun siyaset eliyle demokratikleştirilmesi lazım..."
 
Peki;
AK Parti'yi konuştuğumuz 2000'den 2021'e uzanan kesintisiz yolculukta, Efkan Ala'nın altını çizdiği, "siyaset eliyle demokratikleşme" mümkün olabildi mi? Bugün hala eski(miş) bir tartışma olan yeni Anayasa'yı tartışıyorsak, daha doğrusu, doğru düzgün tartışmasını bile yapamıyorsak açık söylüyorum mümkün olmamıştır. 
 
Evet,
Bugün gündem, yine, yeni Anayasa... Fakat yeni Anayasa, yeni bir tartışma değil aslında. Bırakın öncesini, neredeyse yirmi yıla yaklaşan AK Parti iktidarın bile hurdaya çıkardığı bir tartışmanın adıdır "Yeni Anayasa"

Oysa,
AK Parti iktidarına kadar siyasette, toplumsal yapının çevresini oluşturanların umutları üzerinden iktidara gelen bir merkezin değişmeyen egemenliği söz konusuydu. İktidarların isimleri değişse de değişmeyen anlayış buydu. İlk defa AK Parti'yle birlikte çeper genişledi ve çevre merkeze yürümeye başladı.
 
Fakat
Geldiğimiz nokta itibariyle geriye dönüp baktığımızda, değişen pek de bir şeyin olmadığını üzülerek müşahede ediyoruz. Ne yazık ki; merkezin hizasını bozmaya talip çevrenin merkezde hizaya girip, uyum içinde dönüştüğünü/dönüştürüldüğünü görüyoruz.
 
Bugün,
AK Parti'de oy kaybına sebep olan şey de işte bu uyumlu dönüşümdür bir bakıma. Yani, değiştirmeye gelen AK Parti'nin merkeze uyma değişimdir. Aslında AK Parti'nin kendi çevresinin, kendi merkezine karşı hissettiği huzursuzluğun altında yatan gerçek de bu değişimdir.
 
Harici çevrelerin anlamlandıramadığı,
Huzursuz ama yine de her şartta destekleme çelişki ise AK Parti'nin, değiştirmek için yola çıkmış ama yolda rastlaştıklarının kendisini değiştirme çabasının korkunç cazibesine karşı koyamamış olmasına rağmen kendisini değiştirmeye ve anlamlı değişimi gerçekleştirmeye ait olan umudun azalsa da varlığıdır.
 
AK Parti'nin,
Yirmi yıldır yeni bir Anayasa yapamamasının ana sebebi de budur aslında. Yani, değişmezi değiştir(e)meyip değişmeze doğru değişmesidir. Hal bu olunca, Türk siyasetinde yüzyıla yakın bir süredir değişen tek şeyin, değişmeyen siyasi hasımlık olduğu bir kez daha tescillenmiş oluşudur.
 
Bu öyle bir hasımlık ki;
Dün Süleyman Demirel, başörtülüleri, gericilikle suçlayıp Arabistan'a gitmelerini istemiş, tabir-i caizse vatandaşları öz vatanlarından kovma cüretini göstermişti. Bugün ise, o kovulan başörtülüler iktidarda ve hepsi olmasa bile en azından bir kısmı, başka bir kesime, hatta aynı mahallenin eleştiren çocuklarına bile çok kolay "hain" diyebiliyor ve yeni bir adres göstermekten çekinmiyor.  Görüldüğü gibi her iki yaklaşımın bütün "değişim" iddialarına rağmen değişmeyen buluşma noktası hısımları bile hasımlaştırarak kendini var etme, iktidarda tutma çabasıdır. Bu siyasetin üzerine sinmiş kahredici tavır değişmediği müddetçe gerçek bir değişimden söz etmenin imkansızlığı da ortadadır.
 
SON SÖZ:
Peki; bu değişmeyecek, hep böyle mi kalacak? Kalmayacak elbette. Nasıl olacağını ise yine Efkan Ala'nın sözüyle açıklayalım. Diyor ki; Efkan Ala: "Türkiye'nin ileriye daha çok atılım yapması, daha hızlı yürümesi, hızlı yol alabilmesi için, bir miktar meselenin farkında olanlara daha fazla görev düşüyor..." Şimdi, o meselenin farkında olanlardan, sadece yeni Anayasa için değil, yerelde ve genelde içinden çıkılmaz bir hal alan bütün meseleler için kendi üzerinize düşenin biraz daha fazlasını yapmalarını bekliyoruz. 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Peker'i bırak Babacan'a bak!

TEKNOFEST'i nerede yapacaksınız?

Yok saydıklarınız, gidiş biletiniz olacak!

Ben, 'kahraman ol' dedim!

AK Parti'nin salyaları!

'Ebe değilim, ebe değilim!..'

Bir şey söyleyeceğim ama gülmeyeceksiniz!

Zaferin kutlu olsun yüce gönüllü Başkan!

Hoş geldin EN Dergi!

'Erken seçim fısıltısı 'tüpten çıkan macun' gibidir'

İki itiraf, birinde öyle birinde böyle!

AK Parti'nin evdeki hesabı çarşıya uyacak mı?

Bursa'da Emin Adanur fırtınası esiyor!

'Keşke Tayyip abi, bu işleri çözseydi!'

Babacan'ı uzaktan dinleyen AK Partililer!

Sıkıcı bir yazı, okumasanız da olur!

Parlamenter Sistem AK Parti'ye yarar!

Berat Albayrak'ın ahı tuttu!

Ali Babacan cuma günü Bursa'ya geliyor!

Çamura yatanlar o bataklıkta boğulsun!

Kendini AK Parti'den büyük görenler!

İç çamaşırına indirgenmiş devlet gündemi!

Kendim için Aktaş'a, Bursa için Bozbey'e teşekkür ederim!

Davut Başkan, bunu asla affetmemeli...

Yeni liderlerin mumu yanmadan söndü mü?

Emin Adanur Bursaspor'a iyi gelecek!

Bayram gündemi çok yoğun!

Erdoğan'dan kurtulmaya çalışıyorlar! 

Bayramınız mübarek olsun!

Erdoğan, bu sefer tuzağı erken fark etti!

Diğer adı, kan ve gözyaşı olan ülke!

AK Partililer, susun ve beni dinleyin!

Davutoğlu'na başbakanlığı kim verdi?

Yalınayak, başıkabak çocuklar tiyatro yapar mı?

Erdoğan'a tuzak kuruyorlar!

Sorun Bursaspor'sa çare Emin Adanur!

Bursa'da Gelecek düştü düşecek!

Başkan Oktay Yılmaz'a bir önerim var!

'Sahi, kimdi o belediye başkanı?'

Alinur Aktaş görevden alınır mı?

Oktay Yılmaz'ı bu sefer öveceğim!

Bursa'da Gelecek'ten istifa eden edene!

Utanıp da istifa eden çıkmayacak mı?

Sen ne komik bir bakanlıksın Milli Eğitim?

AK Parti'de aday toto erken başladı!

AK Parti'de atılan hileli zar!

Meraklısına yazdım!

İçinde 'Ömer' geçen bir yazı!

Kemal Kılıçdaroğlu başarısız mı?

Bu yöntemle FETÖ'cüler mi kaçırılıyor?

Bugün günlerden yine Yıldırım!

AK Parti Bursa'da satranç oyunu!

Yıldırım'ın bitmeyen borç muhabbeti!

O kadarcık kusur kadı kızında da olur Başkan!

Koltuk krizi!

Kanırta kanırta, bağırta bağırta siyaset!

'Ağam bizimle eyleniy!'

Boyundan büyük konuşacağına istifa et!

Bu ne kibar kayıtsızlıktır böyle?

Erdoğan'a kim/ler yanlış bilgi veriyor?

Bursa'da hayat kime güzel?

'Ben meşhur olunca'

Erdoğan'ın çöpçüleri!

Alinur Aktaş! Otur, sıfır...

Bu 'züppe'ler nasıl girdi buraya?

Alinur Aktaş'ın güldürmeyen şakası!

Dur durak bilmeyen Dilek Durak

Kılıçdaroğlu, Bursa adayını ilan etti!