GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
13°
Açık
DOLAR 8.32
EURO 10
ALTIN 477.64
BİST 1.42

Size bir şey söyleyeyim mi?

08 Eylül 2020 Salı, 22:44

AK parti,

Bursa'da bu il başkanıyla yeni bir seçim daha kazanamaz. Nereden mi biliyorum bunu? Durum anlatayım. Artık malumunuz, üç beş gün önce, Büyükşehir Belediye Başkanı ve onun akıldaneleri, kibirli kabile reisleri gibi oturdukları koltuklarda kasaba siyasetiyle ve hırsla haksız, hukuksuz, yanlış bir karara imza attılar.

Neyse ki; adalet, bu adaletsizliğe "dur" dedi.

Fakat siyaset dur durak bilmeden konuyu gündeme taşıdı ve bu vahim olay üzerinden hem belediye başkanına ve hem de Ak Parti'ye yüklendikçe yüklendiler. Haklıydılar, çünkü muhalefetin yapamadığını başkan ve akıldaneleri yapmış, Ak Parti'nin kalesine gol atmışlardı.

Başkan ve akıldanelerinin,

Kendi kendine attığı bu golle muhalefet tribünleri adeta Meksika dalgası yaparak sevinirken, konuya el atması ve durumu düzeltmesi beklenen Ak Parti Bursa İl Başkanı ise yenilgiyi kabullenmiş olacak ki; çıkıp tek kelime bile etmedi. Oysa normal şartlarda Ak Parti İl Başkanı'nın kopan fırtına karşısında, Ak Parti'nin "gönül belediyeciliği" vaadinin bir gereği olarak kırılan gönülleri alıp, "bir hata olmuş, düzelttik" diyerek esen rüzgarı tersine çevirmesi gerekirdi.

Şimdi, burada bir parantez açalım,

Küçük fotoğraftan, yani, Bursa'da belediye başkanı ve akıldanelerinin sebep olduğu basit bir sorunun bile altından kalkamayan Ak Parti İl Başkanı'ndan, dünyanın, sorun olup tepesine çökmek istediği Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı'nın büyük fotoğrafına ayna tutalım.

Günlerdir,

Doğu Akdeniz'de, utanmaz Batı'nın Türkiye'ye dayattığı ahlaksız haritayı tartışıyoruz. Bugün, Akdeniz'de üzerimize gelen Yunanistan ve onun kışkırtıcı Fransa gibi gözükse de arkasında daha derin bir gücün olduğu aşikar.

Peki, ne istiyorlar bizden?

Mesele basit. Doğu Akdeniz'de trilyonlarca dolarlık kaynakları sömürmek istiyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bu gaspa boyun eğmeyeceğini açıkça ilan ediyor. Elbette ki; geçmişte balık bile avlamamıza müsaade etmedikleri bu yerde deniz yetki alanları üzerinde Türkiye'nin hak iddia etmesi ve bir oldubittiye izin vermeyeceğini söylemesi Batı'ya biraz fazla ağır geldi.

Elbette ki; bu, bugün başlamadı.

2013'de, Erdoğan'ın, Amerika ziyareti sonrasında basıldı düğmeye. Ne olmuştu orada? Stratejik konularda bir parmak balla Türkiye'yi kontrol altında tutmaya alışmış Amerika, Erdoğan'a Irak ve Akdeniz'de, yüzde üçlük bir sus payı önerdi. Zayıf liderlerin çoktan "tamam" diyeceği bu öneriyi vatana ihanet gibi gören Erdoğan tereddütsüz elinin tersiyle itti.

Kuşkusuz,

Bu beklenmedik durum karşısında Amerika, kendisinden beklendiği gibi söz dinlemeyen Erdoğan'ı süpürmek için atağa geçti. Türkiye'de gezi olaylarıyla başlatılan süreç, Musul'da, Amerika'nın taşeron örgütü DAEŞ tarafından konsolosluğumuzun basılması ve 49 kişinin rehin alınmasıyla devam etti.

Bu ikaz atışlarıyla

Yola getiremedikleri Erdoğan'a karşı bu sefer içimizde besledikleri FETÖ'yü devreye aldılar ve 17-25 Aralık'la başlayıp 15 Temmuz'a uzanan yolcuğun startını verdiler. Bu korkunç süreçte Türkiye belki de en sarsıcı günlerini yaşadı. Batı, bir taraftan yüzde üçe razı olmayan Erdoğan'dan kurtulmak isterken diğer taraftan Mısır'ı da yanlarına alarak toplanıyor ve Akdeniz'de boy gösterisi yapıyordu. Yeni oyun Akdeniz ve verilene razı olmayan Erdoğan'dan kurtulup Türkiye'yi kenara itmekti.

Bu minvalde,

Batı, Türkiye'ye istedikleri noktaya gelmesi için eylül sonuna kadar süre tanıdı. Aksi halde yaptırımların başlayacağı tehdidinde bulunuyor. Elbette ki; bize çizilmek istenen istikamette hizaya gelecek ve boyun eğecek değiliz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "dünyanın düzeni bozuk. Ama bizim bu bozuk düzene mecburiyetimiz yok. Bu bozuk düzene karşı mücadele edeceğiz" sözünden hareketle yılgınlık göstermeden mücadele üzere olacağız.

Evet, açtığımız parantezi kapatalım.

Başa dönelim, Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın büyük fotoğrafına tuttuğumuz aynayı yeniden belediye başkanı ve akıldanelerinin sebep olduğu basit bir sorunun bile altından kalkamayan Ak Pati İl Başkanı'na çevirelim. Ülkemiz böylesine korkunç bir baskı altındayken ve Cumhurbaşkanı Erdoğan böylesine direnç gösteriyorken Ak Partililerin, en azından Ak Parti'nin il başkanlarının daha kuşatıcı bir dil ve eylem üzere olmaları gerekmiyor mu? Sömürgecilerin, Erdoğan'dan kurtulmak istediği bir süreç var ve bununla beraber adım adım seçime doğru gidiyoruz. Üstelik yüzde elli artı birlik sistemde Ak Parti için ilk defa hiç olmadığı kadar sıkıntı çanları çalmaya başlamışken, Bursa'da bir fazla kişiye daha ulaşmak ve bir gönül daha kazanmak zorunda olan, görevi bu olması gereken Ak Parti İl Başkanı'nın umursamaz bir tutum içine girme lüksü olabilir mi?

SON SÖZ:

Yukarıda, parantez içinde anlatmaya çalıştığımız Akdeniz'de kurulan masanın ehemmiyetini muhalefetle birlikte yeni oy kullanacak "Z kuşağı" anlamaya, anlamlandıramayabilirler. İllerde, bunlara ulaşmak, anlatmak, ikna etmek görevi İl Başkanı'nın değil mi? Bırakın muhalefeti, bırakın "Z kuşağı"nı, henüz kendi partililerine bile ulaşamayan, ulaşma gayreti bile göstermeyen, hatta "gelelim" diyenlere bile kulak asmayan bir il başkanının, o koltukta oturması zaman, imkan ve insan israfından başka ne olabilir? İşte bunun için diyorum ki; Ak Parti, Bursa'da bu il başkanıyla yeni bir seçim daha kazanamaz. Tıpkı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "bu bozuk düzene mecburiyetimiz yok" dediği gibi. Ak Parti'nin de bozuk düzenin "b"sinden bile haberi olmayan bir il başkanına mecburiyeti olamaz.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Erdoğan'a tuzak kuruyorlar!

Sorun Bursaspor'sa çare Emin Adanur!

Bursa'da Gelecek düştü düşecek!

Başkan Oktay Yılmaz'a bir önerim var!

'Sahi, kimdi o belediye başkanı?'

Alinur Aktaş görevden alınır mı?

Oktay Yılmaz'ı bu sefer öveceğim!

Bursa'da Gelecek'ten istifa eden edene!

Utanıp da istifa eden çıkmayacak mı?

Sen ne komik bir bakanlıksın Milli Eğitim?

AK Parti'de aday toto erken başladı!

AK Parti'de atılan hileli zar!

Meraklısına yazdım!

İçinde 'Ömer' geçen bir yazı!

Kemal Kılıçdaroğlu başarısız mı?

Bu yöntemle FETÖ'cüler mi kaçırılıyor?

Bugün günlerden yine Yıldırım!

AK Parti Bursa'da satranç oyunu!

Yıldırım'ın bitmeyen borç muhabbeti!

O kadarcık kusur kadı kızında da olur Başkan!

Koltuk krizi!

Kanırta kanırta, bağırta bağırta siyaset!

'Ağam bizimle eyleniy!'

Boyundan büyük konuşacağına istifa et!

Bu ne kibar kayıtsızlıktır böyle?

Erdoğan'a kim/ler yanlış bilgi veriyor?

Bursa'da hayat kime güzel?

'Ben meşhur olunca'

Erdoğan'ın çöpçüleri!

Alinur Aktaş! Otur, sıfır...

Bu 'züppe'ler nasıl girdi buraya?

Alinur Aktaş'ın güldürmeyen şakası!

Dur durak bilmeyen Dilek Durak

Kılıçdaroğlu, Bursa adayını ilan etti!

Vicdan körlüğüne de bir çaren var mı doktorum?

Birlikte iyi salladılar!

Berat Albayrak'ın suçu neydi?

Bursa'nın bir 'Su Politikası' var mı?

Biz de ondan davacıyız, hem de iki cihanda!

‘Ölümlerden yorulduk’ ama öldürmekten yorulmadılar!

Bir roman bir gerçek

Patron çıldırdı!

Muhalefet ‘Andımız’la vuruyor!

Mezar taşı nöbeti tutan insanların öyküsü!

Lazarus refleksi ve dört dağ ilçesi!

Siyasete girip insanlıktan çıkmak...

AK Parti'nin körleşme tutkusu!

DEVA Partisi'nden, Başkan Aktaş'a, 'Bursa'yı bu kadar sevme' ricası!

Dünya hala güzelleşmediyse bunun iki sebebi var!

Ortaya karışık bir yazı!

Yunuseli için bir ses daha yükseliyor!

Avlarken avlanmak da var!

Ben Fırat Yılmaz'ın eylem planını destekliyorum!

Bursa'nın DEVA'sı yeni yerinde!

AK Parti'yi kıyamete zorlamak!

'Yök'leme'

Müslümanlar, Perseverance’den utanmalı!

Zeki Müren gibi siyasetçiler yok mu?

Bu kavganın kaybedeni AK Parti oluyor!

Başkan Aktaş'ın kulaklarını çınlattık!

Gözünü seveyim, yapma Reis!

Kar yağdı kel göründü!

Hamaset, hamaset, nereye kadar?

Meselenin farkında olanlardan biraz daha fazlasını bekliyoruz!

AK Parti'nin erken seçimi!

'Ho babam ho biz de aya yaklaştık'

Gelecek'ten umutsuzum!

Mezit Boğazı'nda ne yediniz?