GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Parçalı Bulutlu
DOLAR 8
EURO 9.53
ALTIN 464.84
BİST $19.027

Size bir şey söyleyeyim mi?

08 Eylül 2020 Salı, 22:44

AK parti,

Bursa'da bu il başkanıyla yeni bir seçim daha kazanamaz. Nereden mi biliyorum bunu? Durum anlatayım. Artık malumunuz, üç beş gün önce, Büyükşehir Belediye Başkanı ve onun akıldaneleri, kibirli kabile reisleri gibi oturdukları koltuklarda kasaba siyasetiyle ve hırsla haksız, hukuksuz, yanlış bir karara imza attılar.

Neyse ki; adalet, bu adaletsizliğe "dur" dedi.

Fakat siyaset dur durak bilmeden konuyu gündeme taşıdı ve bu vahim olay üzerinden hem belediye başkanına ve hem de Ak Parti'ye yüklendikçe yüklendiler. Haklıydılar, çünkü muhalefetin yapamadığını başkan ve akıldaneleri yapmış, Ak Parti'nin kalesine gol atmışlardı.

Başkan ve akıldanelerinin,

Kendi kendine attığı bu golle muhalefet tribünleri adeta Meksika dalgası yaparak sevinirken, konuya el atması ve durumu düzeltmesi beklenen Ak Parti Bursa İl Başkanı ise yenilgiyi kabullenmiş olacak ki; çıkıp tek kelime bile etmedi. Oysa normal şartlarda Ak Parti İl Başkanı'nın kopan fırtına karşısında, Ak Parti'nin "gönül belediyeciliği" vaadinin bir gereği olarak kırılan gönülleri alıp, "bir hata olmuş, düzelttik" diyerek esen rüzgarı tersine çevirmesi gerekirdi.

Şimdi, burada bir parantez açalım,

Küçük fotoğraftan, yani, Bursa'da belediye başkanı ve akıldanelerinin sebep olduğu basit bir sorunun bile altından kalkamayan Ak Parti İl Başkanı'ndan, dünyanın, sorun olup tepesine çökmek istediği Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı'nın büyük fotoğrafına ayna tutalım.

Günlerdir,

Doğu Akdeniz'de, utanmaz Batı'nın Türkiye'ye dayattığı ahlaksız haritayı tartışıyoruz. Bugün, Akdeniz'de üzerimize gelen Yunanistan ve onun kışkırtıcı Fransa gibi gözükse de arkasında daha derin bir gücün olduğu aşikar.

Peki, ne istiyorlar bizden?

Mesele basit. Doğu Akdeniz'de trilyonlarca dolarlık kaynakları sömürmek istiyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bu gaspa boyun eğmeyeceğini açıkça ilan ediyor. Elbette ki; geçmişte balık bile avlamamıza müsaade etmedikleri bu yerde deniz yetki alanları üzerinde Türkiye'nin hak iddia etmesi ve bir oldubittiye izin vermeyeceğini söylemesi Batı'ya biraz fazla ağır geldi.

Elbette ki; bu, bugün başlamadı.

2013'de, Erdoğan'ın, Amerika ziyareti sonrasında basıldı düğmeye. Ne olmuştu orada? Stratejik konularda bir parmak balla Türkiye'yi kontrol altında tutmaya alışmış Amerika, Erdoğan'a Irak ve Akdeniz'de, yüzde üçlük bir sus payı önerdi. Zayıf liderlerin çoktan "tamam" diyeceği bu öneriyi vatana ihanet gibi gören Erdoğan tereddütsüz elinin tersiyle itti.

Kuşkusuz,

Bu beklenmedik durum karşısında Amerika, kendisinden beklendiği gibi söz dinlemeyen Erdoğan'ı süpürmek için atağa geçti. Türkiye'de gezi olaylarıyla başlatılan süreç, Musul'da, Amerika'nın taşeron örgütü DAEŞ tarafından konsolosluğumuzun basılması ve 49 kişinin rehin alınmasıyla devam etti.

Bu ikaz atışlarıyla

Yola getiremedikleri Erdoğan'a karşı bu sefer içimizde besledikleri FETÖ'yü devreye aldılar ve 17-25 Aralık'la başlayıp 15 Temmuz'a uzanan yolcuğun startını verdiler. Bu korkunç süreçte Türkiye belki de en sarsıcı günlerini yaşadı. Batı, bir taraftan yüzde üçe razı olmayan Erdoğan'dan kurtulmak isterken diğer taraftan Mısır'ı da yanlarına alarak toplanıyor ve Akdeniz'de boy gösterisi yapıyordu. Yeni oyun Akdeniz ve verilene razı olmayan Erdoğan'dan kurtulup Türkiye'yi kenara itmekti.

Bu minvalde,

Batı, Türkiye'ye istedikleri noktaya gelmesi için eylül sonuna kadar süre tanıdı. Aksi halde yaptırımların başlayacağı tehdidinde bulunuyor. Elbette ki; bize çizilmek istenen istikamette hizaya gelecek ve boyun eğecek değiliz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "dünyanın düzeni bozuk. Ama bizim bu bozuk düzene mecburiyetimiz yok. Bu bozuk düzene karşı mücadele edeceğiz" sözünden hareketle yılgınlık göstermeden mücadele üzere olacağız.

Evet, açtığımız parantezi kapatalım.

Başa dönelim, Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın büyük fotoğrafına tuttuğumuz aynayı yeniden belediye başkanı ve akıldanelerinin sebep olduğu basit bir sorunun bile altından kalkamayan Ak Pati İl Başkanı'na çevirelim. Ülkemiz böylesine korkunç bir baskı altındayken ve Cumhurbaşkanı Erdoğan böylesine direnç gösteriyorken Ak Partililerin, en azından Ak Parti'nin il başkanlarının daha kuşatıcı bir dil ve eylem üzere olmaları gerekmiyor mu? Sömürgecilerin, Erdoğan'dan kurtulmak istediği bir süreç var ve bununla beraber adım adım seçime doğru gidiyoruz. Üstelik yüzde elli artı birlik sistemde Ak Parti için ilk defa hiç olmadığı kadar sıkıntı çanları çalmaya başlamışken, Bursa'da bir fazla kişiye daha ulaşmak ve bir gönül daha kazanmak zorunda olan, görevi bu olması gereken Ak Parti İl Başkanı'nın umursamaz bir tutum içine girme lüksü olabilir mi?

SON SÖZ:

Yukarıda, parantez içinde anlatmaya çalıştığımız Akdeniz'de kurulan masanın ehemmiyetini muhalefetle birlikte yeni oy kullanacak "Z kuşağı" anlamaya, anlamlandıramayabilirler. İllerde, bunlara ulaşmak, anlatmak, ikna etmek görevi İl Başkanı'nın değil mi? Bırakın muhalefeti, bırakın "Z kuşağı"nı, henüz kendi partililerine bile ulaşamayan, ulaşma gayreti bile göstermeyen, hatta "gelelim" diyenlere bile kulak asmayan bir il başkanının, o koltukta oturması zaman, imkan ve insan israfından başka ne olabilir? İşte bunun için diyorum ki; Ak Parti, Bursa'da bu il başkanıyla yeni bir seçim daha kazanamaz. Tıpkı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "bu bozuk düzene mecburiyetimiz yok" dediği gibi. Ak Parti'nin de bozuk düzenin "b"sinden bile haberi olmayan bir il başkanına mecburiyeti olamaz.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Alinur Aktaş'tan muhteşem hizmet!

Kaderin cilvesine bakın!

Ceyar'ı vurdular!

AK Parti, kendi bağımlılığının tutsağı oldu!

Arınç'tan, AK Parti için derin hamle!

Kim o AK Parti ilçe başkanı?

AK Parti Bursa'da çarşı karışacak!

Alinur Aktaş'a zor sorular!

Bu ayıp AK Parti'ye yeter!

Bu heyecanın ölmemesi lazım!

Bin günün sonunda dağ fare doğurdu!

Alinur Aktaş'a yumurtalı tehdit!

'At izi, it izine karıştı'

Kanat kırana hükmünü verecek bir Süleyman olur elbette!

AK Parti'deki haksız işgalciler!

Bu işte bir gariplik yok mu?

İkinci yüzyıla girerken!

Bursa'nın bitmeyen su sorunu!

Artık kolları sıvamak gerekmiyor mu?

'Kendi görüşüme katılmıyorum'

Bursa'ya felaket adım adım yaklaşıyor!

AK Parti'de kimler kimlerle beraber?

Doğruysa tuzun koktuğu, sözün bittiği yerdir!

Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi!

Yazıma başlık bulamadım!

Siz AK Parti'ye düşman mısınız kardeşim?

İnadına güzel haber!

Tabii yansıtmazlar Reis!

Korkunç miktarda para alacaklar!

İYİ Parti'ye operasyon mu çekiliyor?

Türkiye'nin bir de valiler sorunu var!

'Kurduğumuz gün 40-50 ilde tabelayı asarız!'

Erdoğan'ın, gülmekten karnı ağrımış mıdır?

'Olmayacak' demişse bilin ki; olacaktır'

İdeal Şehir Bursa Platformu!

'BUDO' gelir, 'BUDO' geçer ağlama!

Kestel'in suçu ne?

Acelesi olmayan seçkinler partisi!

'Abi, Salman gidiyor mu?'

Hem Nilüfer'e hem Kestel'e ceza!

Cumhurbaşkanı Erdoğan bırakıyor mu?

AK Parti Bursa'da aday adayları belli oldu!

Yüz yüze hesaplaşmak!

"Buyurun cenaze namazına!"

Bir koyun kellesiyle yıkılır köşkünüz!

Sizi gidi tatlı su kurnazları sizi!

AK Parti'nin koordinatör sorunu!

Ak Parti Bursa pert ama herkes haklı şoför!

Komediye bakar mısınız?

AK Parti Bursa'da kazan kaynıyor!

Rezillik akıyor!

Hokkabazlıkla siyaset olmaz!

Kulağınızı açın ve beni dinleyin!

Akıllı Hans'ın öyküsü!

Birisi ölüyor ve sebebi sizsiniz!

Bay Salman, Reis'i dinledin mi?

Alinur Aktaş'ı terletecekler!

Kahramana ödül yok!

Melekler dişi midir, erkek mi?

"Çanlar kimin için çalıyor"

Maklubeye kaşık sallayan kaymakam var da belediye başkanı yok mu?

Ağzını açana yumruğu vurun!

Kafaya koymuşlar, Bursa'ya kötülük edecekler!

"Bursa için canla başla" mı dediniz?

Keşke İnegöl'den hiç gelmeseydin Alinur Başkan!

Ateşleri bol olsun!

"Zalimin kılıcını çeken, kendi elini keser"

"Adalet evrenin ruhudur!"