GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
23.02°
Parçalı Az Bulutlu
DOLAR 16.88
EURO 17.82
ALTIN 991.00
BİST 2.554

Sosyalizm'i ben keşfettim!

15 Mart 2022 Salı , 00:29

Şaka yapmıyorum.
Gerçekten de Sosyalizm'i ben keşfettim. Bakın anlatayım. Birden beşe bütün sınıfların tek sınıfta olduğu, tek öğretmenli bir köy okulunda okudum ilkokulu.
 
En büyük hayalimiz, bayramdan bayrama, köyden kabaca olan kasabaya gidip ayağımızdaki kara lastiğin yenisini almaktı. Bayramlarda şehirden köye gelen eşin dostun, çalıştıkları fabrikaların büyüklüğünden ve aile krizine dönüşen işçi çıkarmalarından bahsetmeleri fazlasıyla ilgimi çekiyordu.
 
Fakat itirazım da vardı. Bu kadar büyük iş yerlerinin bir kişiye ait olması kabul edilebilir değildi çocuk nazarımda. Bunların hepsi devletin olmalıydı, kimsenin işine son verecek bir patron olmamalı ve zamanı geldiğinde ben de çalışabilmeliydim buralarda.
 
Adına "Sosyalizm" demedim belki ama bulduğum sistem tam da buydu aslında. Sonra, yurt tutmayan düşlerimin peşinden şehre gelip, kitaplarla sözlendiğimde öğrendim ki; Karl Marx denen adam, 1867 yılında "Kapital" diye bir eser yazarak, benim düşüncemi bilimsel bir kalıba sokmuş. Yılmaz Erdoğan'ın, Vizontele filmindeki, "şerefsizim benim aklıma gelmişti" repliği kadar komik olmasa da, ben de, "benim aklıma gelmişti bu" demişimdir herhalde.
 
 Buraya bir virgül koyup, günün konusuna geçelim şimdi.
Fatih Altaylı, köşedaşı Nagehan Alçı'nın Ukrayna'da askeri üniforma giymesini, "Yaptığı doğru düzgün işleri bile tartışmalı hale getirmenin bir yolunu ne yazık ki her seferinde bulabilme gibi bir yeteneğe sahip..." diyerek eleştirmiş.
 
Fatih Altaylı'nın, Nagehan Alçı için yaptığı bu fevkalade tespiti, Ak Parti için kullanmak üzere ödünç alıyorum.
 
Evet, ne yazık ki; Ak Parti de, son zamanlarda yaptığı doğru düzgün işleri bile tartışmalı hale getirmenin veya lehine dönmüş süreci tersine çevirmenin bir yolunu mutlaka buluyor.
 
Nasıl başarıyor diye sormayacağım, zira yerelden genele birçok noktayı, bu kabiliyette insanlara emanet ediyor. Çok uzağa gitmeye ve farklı örnekler aramaya gerek yok. "Hiçbir şey olmasa bile kesin bir şey oldu" tecrübesiyle kaybedilmiş İstanbul seçimi bile tek başına her şeyi anlamaya/anlatmaya yetmiyor mu?
 
İstanbul'da iflas etmiş, "hiçbir şey olmasa bile kesin bir şey oldu" paradigmasının mimarları, hiçbir şey olmamış gibi masa başı yeni mühendislik faaliyetlere devam ediyorlar.
 
Yeni proje, seçim kanunu.
Biliyorsunuz, Ak Parti ve MHP, merakla beklenen yeni seçim kanunu teklifini Meclis'e sundu. Seçim barajının yüzde yediye indirilmesiyle "temsilde adalet" sağlanacağı söylenmiş olsa da, teklif, "adaletsizlik" temelinde epey tartışılacağa benziyor.
 
Ak Parti, yola, "gömlek çıkararak" devam etmiş olsa da, küllerinden doğduğu Milli Görüş partilerinde olduğu gibi, "sandıkta kazanılan seçimi masada kaybetmeme" refleksiyle yürüdü yıllarca. Haliyle, "manşetlerle çarpışa çarpışa" ilerlediği iktidar yolunda, sandıkta kazandığını kimseye vermeden bugünlere gelmeyi bildi. Bundan mütevellit, şimdilerde, "metal/mental yorgunluk" gerekçesiyle nadasa bırakılmış Ak Parti'nin (çoğu kırgın) kıdemlileri bilir ki; "seçim sandıkta kazanılır".
 
Yani, masa başında olmaz bu işler.
Yani, evdeki hesap çarşıya uymaz.
Yani, siyasette masa başı mühendislik faaliyetleri sahada karşılık bulmaz. Bırakın karşılık bulmayı, çoğu zaman ters bile tepebilir. Nitekim, Ak Parti, yirmi yıllık iktidarını biraz da ötekilerin ters tepen masa başı siyasi mühendislik faaliyetlerine borçlu değil mi?
 
İddialar çok çarpıcı.
Seçim barajını düşüren Cumhur İttifakı'nın, Millet İttifakı'nda yer alacak küçük partilerin, ittifak içindeki "artık oylar" ile milletvekili çıkarma şansını elinden alacağı söyleniyor. Hatta, İYİ Parti'nin, geçen seçimlerde, çıkardığı kırk üç vekilden yirmi altısını "artık oy" ile kazandığına işaret edilerek, yeni düzenlemeyle bu imkanın kalmayacağı iddia ediliyor.
 
Açık söylüyorum, bu çalışmaların sonuca götüreceği düşünülse bile bir de bunun sahaya yansıması olacaktır. Ak Parti'nin, "sandıkta kazanılan seçimi masada kaybetmeme" tecrübesi, bu türden zorlama senaryolar sayesinde, "sandıkta kaybedilmiş seçimi masada kazanma çabası" olarak algılanır. Oysa, İstanbul'daki iki seçim arasında oluşan fark, nasıl bir sonucun çıkabileceğine dair oldukça öğretici bir ders olarak hala müfredatta değil mi?
 
SON SÖZ:
Peki; neden böyle oluyor? Olup biteni, "Erdoğan'ın Çöpçüleri" başlıklı yazımda da anlatmaya çalışmıştım. Fakat başka bir açıdan  yinelemem gerekirse, olup biten şu aslında. Benim Sosyalizm'i keşfetme masumiyetim gibi; bu arkadaşlar da kendilerinden önce çok defa denenmiş, hatta Ak Parti'ye karşı da çok defa kullanılmış ama sonuç alınamamış bu zorlama masa başı projelerin keşfedildiğinden haberleri yok. Seçimin sandıkta kazanıldığı, sandık zaferinin ise sokağın memnuniyetinden geçtiği genelgeçer kuralını ıskalayan bu arkadaşlar, işe yaramadığı için üstü küllenmiş senaryoları kendilerinin bulduğunu sanıp, Arşimet'in, "buldum, buldum" diyerek hamamdan çırılçıplak fırlaması gibi, "bulduk bulduk" diyerek fırlıyorlar... Korkarım, bu gidişle, çıplak olduklarını, seçmenin, sandıkta "kral çıplak" dediği zaman anlayacaklar

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bursa'da bir garip görevden alma!

Hakan Çavuşoğlu'na bir sualim var!

Ummadığınız Oktay'dan Yılmaz bir başkan çıktı!

DEVA Bursa'da istifa depremi sürüyor!

Bursa siyasetinde şok istifa!

Kestel'de, kaçak inşaatla kaçak güreşenler kim?

İnsan, kalbinin ihtiyacı olan besini nereden alacak?

'Sizi fazla sıkmeyeceum!'

DEVA Bursa'da yaprak dökümü!

Adamlar, arıları balık ilan ettiler!

Mücahit Alkan neden görevden alındı?

Zorla artist yapacaklar!

Artık kimsenin sütten ağzı yanmayacak!

Asgari ücret 6 bin lira olur mu?

Bekaroğlu da "Beka sorunu" dedi!

Ak Parti'nin işte böyle canına okuyorlar!

Düşman çatlatıp, dost sevindirdiler!

Erbakan'dan Erdoğan'a veryansın!

Bursa'da AK Partililer, yönünü İYİ Parti'ye çevirdi!

Muhasebecilerin kıyameti kopmuş da ağlayanları yok!

28 Şubat AK Parti'ye seçim kazandırmaz!

Erdoğan'ı Abdülhamit'e benzetenlere gelsin!

Kılıçdaroğlu, 'Adayım' dedi!

Oktay Yılmaz'ı dinledim gözlerim kapalı!

AK Parti'nin kuyruğu kesikleri!

CHP'yi, iktidar izi sürme ateşi sarmış!

EYT'liler için kasada para var mı?

Zarfı aldılar ama zarfa gelmediler!

'Türkiye alabildiğine mutsuz!'

Beterin de beteri var!

''Kendi hesabımdan 61 bin 250 lira ödedim!''

Aferin size, İmamoğlu'nun imdadına yetiştiniz!

Tatlıoğlu'ndan Londra çıkarması!

Pusuda bekleyen seçim!

Erkekseniz bu yazıyı okursunuz!

Siyasetçi için kibir kabirdir!

CHP'de hüzün, İYİ Parti'de coşku vardı!

''Uyuyun ama uykuya dalmayın!''

''Bayram o bayram ola!''

O şom ağızlıları dinlesek mi?

Siyasetçiden daha çok siyaset yapan bürokrat!

Dün Ankara'da ne oldu?

Kararsızların zihinsel karmaşasına çıkış yolu!

Hem aklınızın hem de yüreğinizin kulaklarıyla dinleyin!

Türkiye'yi kanıyla düşünen bir düşünce kulübü!

Türkiye'de on tane Bursa olsa ne olur?

Bu kaçıncı seferberlik Reis?

Turgay Erdem de o konudan şikâyetçi!

O gazeteci ben oluyorum!

Doğru, eninde sonunda kendini dayatır!

AK Parti'ye kazandıracak formül!

İsmet Karaca'nın, Kılıçdaroğlu'na sunduğu Bursa anketinde ne var?

Bursa'da yer gök Meral Akşener!

Gördüğüm en berbat iftar programı!

İstifa et artık Arif Karademir!

'Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz!'

Erdoğan'ın karşısına kim çıkacak?

Çok başlıklı bir yazı!

Deva'dan büyük çalım!

CHP'yi elektrik çarptı!

Hemen kızmayın, az dinleyin!

İsmet Karaca, Bursa'yı Ak Parti'nin elinden alacak!

Sakız çiğnemek orucu bozar mı?

Seçim yasasında ilk çatlak Cumhur İttifakı'nda!

'Yerinde mi acep, ölü ve mezar?'

Masada Abdullah Gül mü eksik?

Eyvah! Yine söyledi kaybettiren o sihirli sözü!

Mehmet Metiner haksız mı?