GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-5.98°
Açık
DOLAR 13.60
EURO 15.15
ALTIN 779.00
BİST 1.998

Tatlıoğlu'ndan, Büyükşehir'e 'Kanal İstanbul' ikazı!

30 Ekim 2021 Cumartesi , 20:22

Biliyorsunuz,
İki yıllık bir izni içeren teskereye İYİ Parti, CHP'nin aksine "evet" diyerek bütün dikkatleri üzerine çekti. Bir taraftan ittifak ortağını yalnız mı bıraktı sorusuna cevap aranırken, diğer taraftan "milli konularda hassasiyet" gösterdiği gerekçesiyle iktidar kanadınca övüldü.
 
O değil de,
Vaktiyle, İYİ Parti'ye en yakası açılmadık hakaretleri saydıran Cumhur İttifakı, bugün överken, acaba, "İYİ Partililere haksızlık etmişiz" diye akıllarından geçirmiş, kendi kendilerine bile olsa azıcık utanmış mıdırlar acaba?   
 
Bu girift bilmecenin,
Cevabını aramak üzere, tek sorulu bir mülakat için dün cuma namazı sonrasında İYİ Parti Grup Başkanı Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu ile bir araya geldim. Hoş, gündemimiz her ne kadar tek sorulu ulusal gündem olsa da, sohbeti yine yerelin kanayan yaralarıyla bitirdik.


 
Öyleyse,
Sondan başa doğru gidelim. İsmail Hoca'ya, Bursalıların, akıbetini merak ettikleri Yunuseli, Sıcaksu ve BURULAŞ'ın arazisi hakkında kurumsal bir tavır alıp almayacaklarını sordum.
 
İsmail Hoca,
"Çok net ifade ediyorum..." diye başladığı sözlerine yine kararlı cümlelerle devam etti ve dedi ki; "Buraların, diğer ihalelere benzememesi konusunda uyarıyoruz. Bu işe yanlış bir süreç olur da katılan, katılacak olan şirketleri de uyarıyoruz. Aynı Kanal İstanbul gibi.  Burada yanlış bir şey olursa önümüzdeki dönem kesin takipçisi olacağız. Şimdiden buralarla ilgili projelere dahil olacak firmalar varsa; Sayın Genel Başkan'ın, Kanal İstanbul'da söylediği, 'tiksindirici borç ve tiksindirici ihale' kapsamı içerisine girmemeleri konusunda biz uyarımızı yapıyoruz..."
 
Bundan
Daha net söylenemezdi herhalde. Öyle değil mi? Öyleyse bu yakıcı ikazı tekrarlayalım. İYİ Parti, Yunuseli, Sıcaksu ve BURULAŞ arazisi konusunu Genel Merkez düzeyinde takip ediyor ve tıpkı Kanal İstanbul'a karşı alınan tavrı alacağını ilan ediyor. İlgilisine duyurulur...
 
Gelelim,
Tek sorulu ulusal gündeme: Teskereye neden "evet" dediniz?
 
"Suriye teskeresi, 2014'den itibaren yıllık olarak yapılıp gelen bir teskere ve Meclis'te onay aldı. İlk teskereye CHP 'hayır' dedi ama ondan sonrakilere o da 'evet' dedi. Son olarak, teskerenin süresi ekim sonunda bittiği için, biz bu teskerenin geleceğini bildiğimizden, arkadaşlarla, Sayın Genel Başkan'ın direktifleri paralelinde partimizin ilgili arkadaşlarından bir ekip oluştu, bir rapor hazırlandı. Bu raporda bizim detaylı olarak bilgilenmemizi sağladılar. Bu rapor bize 'hayır' demememiz gereken bir siyasi tavsiyede bulundu. Özellikle de Türk Silahlı Kuvvetleri'ni, sahiplenme açısından... Sayın Erdoğan'ın, ak partinin dış politikalarını bütün gücümüzle eleştiriyoruz. Yanlışlarına işaret ediyoruz. Burada da Irak Suriye bağlamında bütün yanlışlara işaret ettik. Ancak böyle bir askeri harekat izni devam ediyor, geçen seneden verilmiş. Yine parlamentonun, TSK'nın arkasında olduğunu, onları sahiplenme ve destekleme adına bu teskereye 'hayır' demedik. Temel olarak bizim 'evet' dememize neden olan unsur budur... Teskere konuşmalarında da vurguladık. Bu süreçleri, politika yapım sürecini, karar sürecini de doğru yönetmesi gerekirdi mevcut iktidarın. Bu konularda muhalefeti bilgilendirmesi, müzakere etmesi gerekirdi. Bütün bunlar yapılmadı. Bu eleştirileri üst üste koyduk ve bun eleştirilerin takipçisi olacağımızı söyledik. Askerimizin içinde olduğu bir süreç olduğu için bu teskereye 'evet' dedik. Bu süreci de takip edeceğiz..."
 
--Peki; bu durum ittifak ortağınız ile aranızda bir soruna sebep olur mu?
 
"Kesinlikle olmaz, siyasette bu işe şöyle bakmak lazım. CHP'nin de elleri memleketin menfaatine kalktı. Memleketin menfaatine 'hayır'ı uygun buldukları iç böyle bir karar almışlardır. Biz bunu böyle değerlendiriyoruz.
Ak Parti ve MHP nasıl ki; memleketin menfaatine uygun buldukları için 'evet' diyorlarsa, biz bu teskerede nasıl askerimize sahip çıkmak adına, 'evet' diyorsak, CHP de memleketin menfaatini 'hayır'da bulduğu için böyle karar almışlardır. Buna böyle bakmak lazım. Biz böyle bakıyoruz ve saygı gösteriyoruz. O nedenle teskerede farklı karar vermemiz Millet İttifakı'na bir halel getirmez. Buradan herhangi bir sıkıntı çıkmaz. Onlar bizim biz de onların kararına saygı gösteriyoruz.
 
--Sizin kararınız karşısında, Cumhur İttifakı'nın tepkisi ne oldu?
 
"Erdoğan ve Bahçeli'nin artık siyaset yapma teknikleri günlük. Topa gelişine vuruyorlar. Canı istedikleri zaman iyi oluyoruz, canı istemedikleri zaman kötü oluyoruz. Bir gün önce 'İP' diyen Erdoğan ertesi gün İYİ Parti'yi kutluyor. Bunlar sağlıklı bir ruh hali değil. Yani, bize 'iyi' derken de 'kötü' derken de  bu çizgi sağlıklı bir ruh hali değil. Biz doğru bildiğimizi yapıyoruz. Gelen torba kanunlarında da bazı maddeleri ülkenin menfaatine görürsek 'evet' diyoruz. Dolayısıyla biz Türkiye okumamızı, toplum menfaatlerine ve milletimizin çıkarına uygun yapıyoruz. Cumhur İttifakı'nın yaklaşımının kararımıza etkisi sıfırdır. O kararı biz kendi durduğumuz yerden bir Türkiye okuması yaparak alıyoruz."
 
--Peki; kararınız kendi tabanınızda nasıl karşılandı?
 
"Gayet olumlu. İtiraz edenler de oldu, mesela Sayın Durmuş Yılmaz 'hayır' dediğini söyledi. Bizim bir grup kararımız yok. Bu karara, 'evet' derken de itirazlarımız, şerhlerimiz var. Durmuş Bey'in bu hayır oyunu ona, şerhlerin ve itirazların temsilcisi olarak saydık. Yani, her halükarda 'hayır' deseydik de tepkiler olacaktı. Ama ciddi bir sıkıntı yok. Eleştiri vardır, normaldir, bunun olmaması anormaldir. Eleştiriler bizim daha sağlıklı karar almamıza neden olur. Esasında bugünkü hükümetin de, Erdoğan'ın da böyle bakması lazım. 'Hayır'lara daha fazla değer vermesi lazım. Karşısındakilere daha fazla değer vermesi lazım. Mesela Libya konusunda biz 'hayır' oyu verdik ve bu politikayı yürütenler bize dedi ki; 'teşekkür ederiz, sizin 'hayır' oyunuz dikkate alındı ve daha temkinli davranıldı. Hoyratça bir süreç yaşamadık...' O nedenle siyasette, özellikle ülke yönetiminde arkasında desteği ve muhalefeti politika yürütürken değerlerini iyi bilmeliler..."


 
SON SÖZ:
Anlaşılan o ki; İYİ Parti'nin "evet"i biraz kerhen olmuş. Sanırım, yaslandıkları sosyolojik tabanın hassasiyetlerine binaen şerhlerini de ekleyerek "evet" demişler. İYİ Parti'nin, "evet"inden memnun olan Ak Parti'ye bir uyarıda bulunmak isterim. Teskereye "hayır" diyen CHP'yi şiddetle eleştirmek, "milli konularda hassasiyet göstermediğini" söylemek; bugün tebrik ettiğiniz İYİ Parti'ye,  dün, "İP" demeniz kadar anlamsız, tutarsız olduğunu bilin lütfen. İsmail Hoca'yla tek gündemli buluşmamızı, daha sonra Yüksel Baysal'ın da katılımıyla ve ufuk açan sorularıyla tam bir beyin fırtınasına döndürdük. Doğrusu, 'İYİ' de oldu... 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

AK Parti'nin kanayan yaralarından birisi de rektörler!

Emin Adanur, mavracılara meydan okudu!

Alinur Başkan'a soralım, kim bu Hüsnü Arslan?

Bursa Teknik Üniversitesi'nde sular durulmuyor!

Bunların hepsi AK Parti'ye tuzak!

AK Parti, FETÖ ve PKK söylemine reset atmalı!

İktidar mağarası!

Alinur Başkan da okusun!

Davutoğlu, Millet İttifakı'nı Alpaslan Yıldız'la mı tasarlayacak?

Uyanmış Bursaspor, uyuyan Bursa!

Olsun, direne direne kazanacağım!

Karardı vicdanlar, inanın!

İslam'ın Müslümanlardan çekeceği var!

Vazgeçmiş gibi yaşamak!

Birilerinin yazılmasını istemediği şeyler!

Kestel'de fırtına, kasırgaya dönüştü!

İki yanlıştan bir doğru çıkmaz!

Çaldık hacet kapısını, açan olmadı Reis!

Birinin anası ağlayacak!

Ben, Reis'in yerinde olsam!

Erdoğan'a gününü gösteriyorlar!

Babaları, evlatlarına mahcup etme Allah'ım!

Velhasıl Bursa'da 'kazık' geri geldi!

Adaletin iktidarı mı, iktidarın adaleti mi?

Öttükleri için güneşin doğduğunu sanan horozlar!

Baharda seçim mi var?

'Kuluz, kul. Önünde sonunda gideceğimiz yer toprak'

'Karanlıkta iyi gören gözleri aradılar, oymak için'

Ne gerek vardı bunca fanteziye?

Seçilmişseniz, vezirlik de rezillik de bir harekete bakar!

Kasımdan marta kış uykusuna yatmış gibiler!

Bu bir, 'Nereden Nereye' hikayesidir!

'Hayvanlar samansız insanlar somunsuz kalacak!'

'Zaten olağanüstü haldeyiz!'

'Hepsinden iyicesi bir gönle girmektir'

Millet gülmeye başladı!

Türkiye, dünyanın köle pazarına döner!

Bugün siyaset yazmayacağım!

Faruk Çelik'e sefer görev emri!

Sen ne yüce gönüllü bir adamsın Emin Adanur!

Yerel yönetimler merkezin emanet komisyoncusu mu?

Gelecek Partisi Bursa'da yönetim düştü!

Özgöz kazandı, Deva kaybetti!

Piramidin ucunda, bir başına bayrak sallamak!

Nebati'nin tezini buldum!

Tehdit, suç değil midir?

'AK Parti, beni mahcup etti!'

'Görev sürem bitince başım dik gezeceğim!'

'Fark var, Saadet Var!'

Davut Gürkan'dan Ayhan Salman'a 'Van Minit!'

Kiminle derleyip toparlayacaksın Reis?

DEVA, Bursa'da 'DEVA'sını arıyor!

Bir kulaklarından girip öbüründen çıkıyor!

Alinur bizimle eyleniy!

AK Parti'nin önünde üç yol var!

Bursasporlu oyuncuları dava edeceğim!

Alinur'a, 'otur' diyecek kimse yok mu?

Küllerinden dirilen adam!

AK Parti'ye en büyük muhalefeti MHP yapıyor!

Çocukların Nilüfer Belediyesi'nden bir isteği var!

İstenmeyen adam Alinur!

Deva'nın tenceresinde dert kaynıyor!

Belediyelere bir önerim var!

Devletin tarikatlaşması!

Erdoğan'ı çekilmeye zorluyorlar!

Aldırmazlık virüsü bulaşan Alinur'un durumu ağırlaşıyor!

Ben böyle bir kepazelik görmedim!

Şehir Hastanesi'nde 'virüs' kuyruğu!