GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
10.02°
Açık
DOLAR 15.87
EURO 16.76
ALTIN 942.00
BİST 2.372

Velhasıl Bursa'da 'kazık' geri geldi!

29 Aralık 2021 Çarşamba , 00:46

Konuya geçmeden evvel, bir parantez açıp, aslında yürek parçalaması gereken başka kazık bir gündemle başlamak istiyorum.
 
Sanırım 2011 yılıydı.
O zaman, Türk Eğitim Sen Bursa 2 No‘lu Şube Başkanı olan İYİ Parti Bursa İl Başkanı Selçuk Türkoğlu, Bursa'nın riskli bölgelerinde bulunan çocukların beslenme sorununa dikkat çekmiş ve "Beslenme Çantaları Boş Kalmasın" konulu sosyal bir projeyi hayata geçirmişti.
 
Mahfel'de yapılan tanıtım toplantısı o kadar hafızama kazınmış ki; her anı hala gözümün önünde. Türkoğlu, o toplantıda, çocukların süt içme oranının çok düşük olduğundan, hatta bazı bölgelerde çocukların hiç süt içemediğinden bahsetmişti. Bu yakıcı tablonun çok da değişmediği kanaatindeyim. Belki de, son günlerde tam kazık olan fiyatlara bakılacak olursa daha da geriye gidilmiş bile olabilir.
 
Bunu neden anlattığımı, sabırla okumaya devam ederseniz, yazının sonunda öğreneceksiniz. 
 
Şimdi, parantezi kapatalım ve Bursa'nın "kazık" gündemine geçelim. Biliyorsunuz, bir sene önce, Bursa'da yüksek gelen su faturaları üzerinden muhalefet ve Büyükşehir Belediyesi arasında bir tartışma başlamıştı.
 
Bu tartışma, İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu'nun, "Velhasıl Bursa'da su faturaları kazıktan ibaretti" diyerek BUSKİ bahçesine bıraktığı su borularıyla farklı bir boyut kazandı.
 
Büyükşehir Belediyesi, ani bir kararla, ilçe belediyeleri için tahsil edilen, "Katı Atık Bedeli"ni faturadan çıkarttığını, vesilesiyle artık faturaların daha düşük geleceğini ilan etti. Evet, aslında yapılan su fiyatında bir indirim değildi ama yine de faturaların üzerinden küçük bir yük kalkmış oldu.
 
Elbette ki; vatandaş memnundu fakat bu kararla büyük gelir kaybına uğrayan ilçe belediyeleri hiç memnun olmadı. AK Partili belediyeler, "kan kusup kızılcık şerbeti içtik" diyerek Büyükşehir'in kararını kabullenmek zorunda kaldılar.
 
Bu durumda, AK Parti ve Büyükşehir Belediyesi, "biz indirdik" diyerek, İYİ Parti ve CHP de, "biz indirttirdik" diyerek bir bakıma zafer marşları söylediler. Neticede, hem iktidar, hem muhalefet ve hem de vatandaşın memnuniyetiyle konu masadan kalkmıştı.
 
Taa ki; Mudanya Belediyesi'nin, Büyükşehir Meclisi’nce alınan, katı atık bedellerinin su faturalarından tahsil edilme yetkisini ilçe belediyelerine devretme kararının, hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, Bursa 1. İdare Mahkemesi’ne dava açıncaya kadar...
 
Mahkeme, o davayı karara bağladı. Katı atık bedeli, eskiden olduğu gibi yine su faturaları üzerinden alınmaya devam edecek. Yani, bir yıl sonra başa dönülmüş oldu.
 
Filmin başa sarılması İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu'nu fena kızdırdı.
Türkoğlu, "halkın yararına olmayan bir mahkeme kararına sebep oldun" diyerek, Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz'a adeta ateş püskürdü. Türkyılmaz ise, "çok önemli bir hukuk zaferine daha imza attık..." diyerek karşıladı kararı.
 
Burada, eli en rahat olan kişi ise, kuşkusuz Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'tır. Haklı olarak, "vatandaşın cebinden para almak için mahkeme koridorlarında mesai harcayan CHP'li Mudanya Belediyesi açık konuşsun, 'hukuk zaferi'nin kazananı vatandaş mı?" diye sordu. Üzerine, "Diğer büyükşehirlerde alınmayan katı atık bedellerinin vatandaşımızdan alınmaması adına ne gerekirse yapacağız" diyerek muhalefete kapak üstüne kapak yaptı.
 
Kimse kusura bakmasın.
Başkan Aktaş, "Türkiye bir hukuk devleti, hukuka uyacağız" derse katı atık bedelini alır mı? Alır. Kimsenin diyecek bir sözü olur mu? Olmaz. Kaldı ki; söz söylemeye yeltenen olursa da, "kazığın" müsebbibi olarak CHP'yi gösterir mi? Gösterir. Üstelik, bu konuda göstere göstere bir de zafer elde eder mi? Bal gibi eder. Şimdi, hal buyken, kimse kalkıp da, Başkan Aktaş'ın esas yapması gereken, "katı atık bedelini sıfırlamaktır" gibi topu taca atan bahaneler üretmesin. Dert, eğer vatandaşın cebinden daha az para çıkması idiyse, öyle ya da böyle bu maksat hasıl olmuştu.
 
Şimdi, en başa dönelim ve parantez içinde anlattığım hatıramı bir daha hatırlayalım.
 
Madem, CHP'li belediye, katı atık bedelinin alınması için, "canla başla" çalıştı. O halde, bu bedel, miktarı düşürülmek suretiyle alınmaya devam etsin. İlçe belediyeleri, buradan elde edilecek gelirle eğitime katkı sağlasın. Zaten yapıyorlar ama daha fazlasını yapmış olurlar. Mesela, kışın, ayağında bot, sırtında mont olmayan çocuklara harcansın bu para. Beslenme çantaları boş kalan, süt içemeyen çocuklar için kullanılsın.    
 
SON SÖZ:
Hakkım var. Alinur Aktaş'ı yeri geldiğinde çok sert eleştiriyorum. Fakat çocuklar söz konusu olduğunda yüreğinin yufka olduğuna da şahidim. Yeter ki; çocuklar için somut bir proje olsun. Ben, Başkan Aktaş'ın da bu konuda elini taşın altına koyacağından eminim. Dediğim gibi, söz konusu çocuklar olunca, Başkan Aktaş'ın adeta heykelleşen insanlığına şahidim. "Ben öyle bilirim ki; yaşamak, berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır" diyor ya İsmet Özel. Ne dersiniz, "kazık"tan gül bitirircesine el ele verip, çocuklar aşkına bir savaş başlatalım mı?

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Oktay Yılmaz'ı dinledim gözlerim kapalı!

AK Parti'nin kuyruğu kesikleri!

CHP'yi, iktidar izi sürme ateşi sarmış!

EYT'liler için kasada para var mı?

Zarfı aldılar ama zarfa gelmediler!

'Türkiye alabildiğine mutsuz!'

Beterin de beteri var!

''Kendi hesabımdan 61 bin 250 lira ödedim!''

Aferin size, İmamoğlu'nun imdadına yetiştiniz!

Tatlıoğlu'ndan Londra çıkarması!

Pusuda bekleyen seçim!

Erkekseniz bu yazıyı okursunuz!

Siyasetçi için kibir kabirdir!

CHP'de hüzün, İYİ Parti'de coşku vardı!

''Uyuyun ama uykuya dalmayın!''

''Bayram o bayram ola!''

O şom ağızlıları dinlesek mi?

Siyasetçiden daha çok siyaset yapan bürokrat!

Dün Ankara'da ne oldu?

Kararsızların zihinsel karmaşasına çıkış yolu!

Hem aklınızın hem de yüreğinizin kulaklarıyla dinleyin!

Türkiye'yi kanıyla düşünen bir düşünce kulübü!

Türkiye'de on tane Bursa olsa ne olur?

Bu kaçıncı seferberlik Reis?

Turgay Erdem de o konudan şikâyetçi!

O gazeteci ben oluyorum!

Doğru, eninde sonunda kendini dayatır!

AK Parti'ye kazandıracak formül!

İsmet Karaca'nın, Kılıçdaroğlu'na sunduğu Bursa anketinde ne var?

Bursa'da yer gök Meral Akşener!

Gördüğüm en berbat iftar programı!

İstifa et artık Arif Karademir!

'Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz!'

Erdoğan'ın karşısına kim çıkacak?

Çok başlıklı bir yazı!

Deva'dan büyük çalım!

CHP'yi elektrik çarptı!

Hemen kızmayın, az dinleyin!

İsmet Karaca, Bursa'yı Ak Parti'nin elinden alacak!

Sakız çiğnemek orucu bozar mı?

Seçim yasasında ilk çatlak Cumhur İttifakı'nda!

'Yerinde mi acep, ölü ve mezar?'

Masada Abdullah Gül mü eksik?

Eyvah! Yine söyledi kaybettiren o sihirli sözü!

Mehmet Metiner haksız mı?

Ak Parti'ye, 'onur kırıcı bir yenilgi' tattırmak istiyorlar!

BTÜ'de 'inşaat yolsuzluğu' mu var?

TOKİ'nin Bursa'ya bir kazığı da Çataltepe!

Söyledikleriyle taban tabana zıt bir 'Duruş!'

Size bir hikaye anlatacağım!

Ali Babacan'ı bekleyen büyük tehlike!

Cübbeli'nin cübbesiz fotoğrafları!

Dağ-Der'de Erdal Kadir'in ayak sesleri!

Sosyalizm'i ben keşfettim!

Bal-Göç'te seçim yapılamadı, gözler Dağ-Der'de!

Gülmeyin! Ağlanacak halimizi anlatıyorum!

Davutoğlu'na kırmızı kart!

Kimler kutsal bir aileden geliyor?

Her zaman farkını fark ettiren parti!

Market faşizminden gıda milliyetçiliğine!

Savaş, 'Erdoğan için bir hayat öpücüğü' olur mu?

Bursa'nın su kavgası!

'Uzağı göremeyen tuzağı göremez'

AK Parti ve İkarus sendromu!

Dağ-Der'de derin kulis!

Deva Partisi'ne oy vermeyeceğim!

Bursa'da yetmiş bin hanenin kapısı çalındı!

Uludağ'daki tehlikenin farkında mısınız?