GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
23.02°
Açık
DOLAR 8.48
EURO 10.06
ALTIN 493.51
BİST 1.398

Yeni liderlerin mumu yanmadan söndü mü?

17 Mayıs 2021 Pazartesi , 22:48

Türk siyaseti
Bir süredir ana omurgadan koparak kurulan yeni partilerin oluşum süreçlerine ve büyük bir dönüşüm içinde olan sisteme/siyasete ne katıp katmayacaklarına odaklandı.

Biliyorsunuz,
Yirmi yıla yakın tek başına iktidar olan AK Parti'den peş peşe iki oluşum çıktı. Hayli çalkantılı bir sürecin sonunda Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi'ni, Ali Babacan ise DEVA Partisi'ni kurarak siyaset yolculuğuna devam etme kararı aldılar.

Aynı şekilde
Millet İttifakı adına Cumhurbaşkanlığı yarışına katılan fakat kaybeden Muharrem İnce, Memleket Partisi'ni, Mustafa Sarıgül ise Türkiye Değişim Partisi'ni kurarak CHP'den kopmuş oldular.

Bunlar bildiklerimiz,
Bir de bilmediklerimiz var. Öyle çok gerilere gitmeye falan da gerek yok. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildikten sonra otuzun üzerinde parti kurulmuş. Toplamda ise yüzün üzerinde parti faaliyet gösteriyor Türkiye'de.

Henüz,
Adı sanı duyulmamış bu kadar çok partiyi "kim/ler neden kuruyor?" sorusunun cevabını başka bir yazıda aramak üzere şimdilik rafa kaldıralım. Bu yazıda yenilere, daha doğrusu yeniler içinde mumu daha alevli yanan Ali Babacan ve Muharrem İnce'ye dair son kanaatlerimi paylaşayım.  

Eski sistemde,
Kurulsa bile yüksek oy alamadığı takdirde bir yere gelme ihtimali bulunmayan küçük partiler, yeni sistemle birlikte seçimin kilidi konumuna yükseldiler ve bu özellikleriyle güçlerinden çok daha fazla öneme sahip oldular. Bu önemden mütevellit olsa gerek ki; kendinde bir keramet gören isimler parti kurma konusunda daha fazla cesaret gösteriyorlar.

Bugün,
Yüzde elli artı birlik sistemde, Cumhur ve Millet ittifakları arasındaki oy farkının üç-beş puana kadar düştüğü hesap edilirse, rakipten üç-beş puan götürecek ve/veya kendisine üç-beş puan getirecek küçük partilerin kıymeti daha net anlaşılmış olur.

Son yıllarda,
Etkileri toplumsal yaşamın hemen her alanında fazlasıyla hissedilen ve baş döndürücü bir değişim sürecine giren siyasette, ana omurgadan kopan ve nispeten toplumsal bir karşılığa sahip küçük/yeni partilerin liderlerinin mumu daha canlı yanıyordu. Özellikle Ali Babacan ve Muharrem İnce bu alanın öncüleriydi ki; İnce'nin, yeniden Millet İttifakı'nın adayı olmak istediği bilinen bir gerçek. Öte yandan,  AK Parti'den de oy getirebileceği düşünülen Ali Babacan'ın ortak aday yapılması formülü de yakın zamana kadar kabul gören bir seçenekti.

"Seçenekti" diyorum,
Zira bugün artık bütün bu hesaplar, seçenekler ortadan kalkmış görünüyor.  Şöyle ki; yakın geçmişe kadar toplumda, "CHP'li aday kazanamaz" algısı yerleşikti. Hatta bu gerçek bizzat CHP'liler tarafında bile kabullenilmiş olacak ki; Cumhurbaşkanlığı seçiminde Abdullah Gül'ün ortak aday gösterilmesi gündemdeydi. Yeri gelmişken, eğer gösterilseydi "tablo bugünkünden farklı olur muydu?" sorusunu da kendi kendinize sormanızı isterim.  

Ancak, devir değişti.
Artık, CHP'nin karşı mahalleden bir isme/adaya ihtiyacı kalmadı. Özellikle İstanbul ve Ankara'yı kendi adaylarıyla kazanmayı başarınca ve devam eden süreçte kazanan adaylar, umulanın aksine daha fazla güven tesis edince, "CHP'li isim kazanamaz" algısı da kırıldı. Bugün bütün ciddi araştırma sonuçları, gerek Ekrem İmamoğlu'nun gerekse Mansur Yavaş'ın, Erdoğan'ın karşında yarışa katılması durumunda sonucun başa baş çıktığını, hatta yer yer ipi göğüslediklerini gösteriyor.

Bu yakıcı durum,
"AK Parti'den de oy getirir" düşüncesiyle ilkin sıcak bakılan Ali Babacan'ın adaylık formülünü tamamen bitirirken; biten, Babacan formülü, Muharrem İnce'nin, AK Parti kökenli adaya rest çekme ve bu rest üzerinden kendini var etme iddiasını da bitirmiş oldu. Burayı biraz açalım. Biliyorsunuz, Muharrem İnce, Abdullah Gül'ün adaylığına hararetle karşı çıkarak CHP tabanında hatırı sayılır bir karşılık bulmuştu. Son süreçte, Ali Babacan'ın olası adaylığına da itiraz ediyor ve bu itiraz ona yol açıyor, taban/taraftar kazandırıyordu. Fakat işler tersine döndü. Şimdi düşünün, Millet İttifakı'nın adayı İmamoğlu veya Yavaş olması durumunda, İnce, kime ne diyecek, neye itiraz edecek, etse de kim dinleyecek? Burada, bazı AK Partililerin, "CHP'den oy götürür" düşüncesiyle Muharrem İnce'ye yol verme isteğinin beyhude bir uğraş olduğunu belirtmiş olayım.

SON SÖZ:
Çok manidar bir sorun çıkmadığı müddetçe, Millet İttifakı, "adayımız, İmamoğlu mu, Yavaş mı olsun" fikrini, adayların özellikleri üzerinden tartışacaktır. Adayların özelliğine gelince, İmamoğlu'nun, adaylığında Kürt seçmen artısı varken, AK Parti ve MHP tabanında da karşılık bulan Yavaş'ın milliyetçi, muhafazakar artısı olacak. Burada, HDP'nin yüzde on civarındaki oyunun her şartta AK Parti'ye gitmeyeceği düşünülürse, AK Parti-MHP tabanına daha sıcak gelen Mansur Yavaş'ın adaylığına şimdiden "hayırlı olsun" diyebiliriz. Böyle bir tabloda kimin kazanacağını ise siz düşünün artık.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bursa'daki anketten çıkan ilginç sonuçlar!

'Öyle bir söz asla söylenmedi!'

Ben size demedim mi?

Çay atma artık Reis!

Adınız kalsın, siz değişseniz veya sizi değiştirseler olmaz mı?

Hoca, 'devlet aklı' dedi; vatandaş, 'devletken aklı nerdeydi?' diyor!

'Bana biat ettiniz, unutmayın'

Birisi Bursa Teknik Üniversitesi'ne el atsın!

İsmail Hoca, Alinur Aktaş'ı fena haşladı!

Erdoğan'ın hakkı Erdoğan'a!

CHP'nin Parlamenter Sistemi'nde ilginç detaylar var!

Bir karar ver artık Alinur, sorun var mı yok mu?

'Külliye'n olmadı bu Reis!

AK Parti ve acemi kasaplar!

AK Parti'de AKBİS seferberliği!

EN Dergi'nin ikinci sayısı çıktı!

Bursaspor, 'bilmem ney' midir Alinur?

İslam'ın yakasından düşün artık!

Alinur Aktaş'ı, Mustafa Özdal yaktı!

MHP, AK Parti'nin kazanını öldürecek!

Robotlar, namaz kıldırabilir mi?

'Can Ataklı'yı fena trollemişler!'

CHP iktidara hazır mı?

AK Parti'ye ters kelepçe takıyorlar!

Numan Kurtulmuş'tan, 'bu şarkı burada bitti' açıklaması!

En berbat yönetilen en güzel şehir!

Koray Aydın'ı dinledik gözlerimiz kapalı!

Erdoğan'ı, Bahçeli'ye kaptıran Kürt siyasetçilerin pişmanlığı!

Hiç yaşamadığımız bir para bolluğuna kavuşur muyuz?

Egemen Bağış CHP'li olsaydı!

Reis'in aklıyla alay mı ediyorsunuz?

Gençler! Bu çağrı size...

Beni seçmenize itirazım var!

Şevket Abi, meseleye el attı!

İştahla dadanmışlar, yemişler de yemişler!

Reis, bunları sana söyledi Alinur Aktaş!

Rezillik akıyor da, kimin umurunda?

'Yerli ve Milli' İYİ Parti, yine 'İP' mi oldu?

CHP'nin adayı kim olmaz?

İnce, göle maya çalıyor, ya yutarsa!

Veyis'in ateşi Bursa'ya düştü!

Erdoğan, Asiltürk'le 'Saadet'e eremez!

Saadet'e gece yarısı düşen bomba!

Peker'i bırak Babacan'a bak!

TEKNOFEST'i nerede yapacaksınız?

Yok saydıklarınız, gidiş biletiniz olacak!

Ben, 'kahraman ol' dedim!

AK Parti'nin salyaları!

'Ebe değilim, ebe değilim!..'

Bir şey söyleyeceğim ama gülmeyeceksiniz!

Zaferin kutlu olsun yüce gönüllü Başkan!

Hoş geldin EN Dergi!

'Erken seçim fısıltısı 'tüpten çıkan macun' gibidir'

İki itiraf, birinde öyle birinde böyle!

AK Parti'nin evdeki hesabı çarşıya uyacak mı?

Bursa'da Emin Adanur fırtınası esiyor!

'Keşke Tayyip abi, bu işleri çözseydi!'

Babacan'ı uzaktan dinleyen AK Partililer!

Sıkıcı bir yazı, okumasanız da olur!

Parlamenter Sistem AK Parti'ye yarar!

Berat Albayrak'ın ahı tuttu!

Ali Babacan cuma günü Bursa'ya geliyor!

Çamura yatanlar o bataklıkta boğulsun!

Kendini AK Parti'den büyük görenler!

İç çamaşırına indirgenmiş devlet gündemi!

Kendim için Aktaş'a, Bursa için Bozbey'e teşekkür ederim!

Davut Başkan, bunu asla affetmemeli...

Emin Adanur Bursaspor'a iyi gelecek!