GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
8.02°
Açık
DOLAR 8.48
EURO 10.28
ALTIN 507.21
BİST 1.454

Yıldırım'ın bitmeyen borç muhabbeti!

13 Nisan 2021 Salı, 23:56

Önceki gün,
Görevdeki ikinci yılını dolduran Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz'ın, "icraatın içinden" sunumu vardı. Katılamadım fakat uzaktan takip ettim.
 
Açık söyleyeyim,
Yıldırım Belediye Başkanlığı, "seneye de giyer" düşüncesiyle büyük alınmış okul kıyafeti gibi birkaç beden büyük duruyor Oktay Yılmaz'ın üzerinde. Buna sebep, büyük beden urbasıyla 23 Nisan'da ilk defa şiir okumaya çıkmış çocuk heyecanıyla kürsüde bir şeyler anlattı.
 
Tamam, aldık kabul ettik.
Üstüne bir de, "var ol Oktay Başkan!" diyerek alkışlıyorum. Siz de alkışlayın! Nitekim, bizim Oktay Yılmaz adından sıkça söz ettiren birisi değildir. Haliyle, dişe dokunur, söze değer bir hizmet de beklemiyorum zaten. Fakat bu onun kabahati değil. Bu konuya birazdan değineceğim. Hatırladığım, ilkin telefonundan FETÖ'nün gizli haberleşme uygulaması Bylock çıktığı iddia edildiğinde gündem olmuştu Oktay Yılmaz. Ki; o dönem, bir gazetenin yayımladığı listede telefon numarası vardı. Hatta selefi İsmail Hakkı Edebali'nin yaptığı bir "icraatın içinden" programına Yüksel Baysal ile birlikte katılmıştık ve orada karşılaştığımız Oktay Yılmaz'a, Yüksel Baysal bu konuyu sormuştu da, "kem küm" diyerek olayı geçiştirmişti.
 
İkinci olarak,
Sürpriz şekilde belediye başkan adayı gösterildiğinde gündem oldu. Sürpriz diyorum, zira adaylığı netleşene kadar belediye başkanlığı, kendisinin bile aklının ucundan geçmemiştir Oktay Yılmaz'ın. Asıl sorun da bu zaten. Gerçekte bir iddiası ve o iddiasına dair derinlikli bir çabası, çalışması olmayan birisinin, AK Parti'deki ağabeylik sevdalılarının, bilet kesme hırsı ve "sen ben bizim oğlan" muhabbetiyle aday yapılıp, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın rüzgarıyla koltuğa oturtulmasıdır.  
 
Aslında,
AK Parti'nin yirmi yıla yakın tek başına ve sürekli iktidar olup da hala kurumsallaşamamış olmasının altındaki yegane sebep de Erdoğan'ın rüzgarıdır zaten. Çünkü: Erdoğan'ın Bursa'da yetkilendirdiği kişi/ler, seçimi Erdoğan'ın kazanacağını bildiği için hiçbir zaman doğru adam/aday bulmak gibi bir dertleri olmadı. Erdoğan'ın kazandığı zaferle herkes bulunduğu yerde "Küçük Erdoğan" olmak istedi. Ne var ki; model aldığı kişiyle aynı yeteneğe sahip olmadığı için güç sarhoşluğundan kör filin züccaciye dükkanına dalması gibi daldıkları siyasette her şeyi kırıp geçirdiler. Şimdilerde, kalpler kırık, değerler kırık, vefa kırık, hayaller kırık, inançlar kırık, umutlar kırık...
 
Dolayısıyla,
Ben, eleştiri hanesine Oktay Yılmaz'ın adını yazdım ama siz bunu; onu aday yapanlar olarak okuyun. Nitekim, Oktay Yılmaz da hazırlıksız kucağında bulduğu belediye başkanlığını, "olduğu kadar" yapıyor.
 
Nitekim,
İşte böyle, "olduğu kadar" yaptığı belediye başkanlığındaki ikinci yılını, "dostlar alışverişte görsün" hesabı bir "icraatın içinden" programıyla taçlandırdı süsledi Oktay Yılmaz... Kuşkusuz bu sunumda en dikkat çeken, "200 milyon TL borç ödedik" sözüydü ki; Yılmaz göreve geldiği günden beri Yıldırım Belediyesi'nin adı sürekli olarak "borçla" anılıyor. Bunun Türkçesi şudur: İsmail Hakkı Edebali borç bıraktı. Oktay Yılmaz borç ödüyor...
 
Peki;
Gerçekte durum böyle midir? Gelin bakalım. Yıldırım Belediyesi'nin bu bitmeyen borç muhabbetini, İsmail Hakkı Edebali'ye, görevdeki son günlerinde, "borcunuz çok mu?" diye sormuş ve başkaca merak edilenlerle birlikte ayrıntılı bir şekilde yazmıştım. (Dileyen o röportajı BURAYI TIKLAYARAK okuyabilir)
 
Aynen şunları söylemişti Edebali:
"Söylediğim gibi, şu anda bizim bütçemiz 452 milyon. Tabi yerel yönetimlerde bu hizmetleri yaparken, bu devasa projeleri yaparken, 815 konuttan bahsettim, Sular Vadisi'nden bahsettim, Yıldırım Belediyesi sadece 4,5 yılda 100 milyonun üzerinde kamulaştırma yaptı. Son 30 yılın kamulaştırma bedelinden çok daha yüksek kamulaştırma. Bu söylentilerin aslı atarı yok. Bir belediyenin borçlu olması neyle ölçülür? Eğer bir belediye vergisini ödemiyorsa, SGK'sını ödemiyorsa, zor duruma düşmüşse bu belediyenin mali, finans kapasitesi düşmüş demektir. Yıldırım Belediyesi'nin hiç vergi borcu yok. Yıldırım Belediyesi'nin hiçbir SGK borcu yok. Cari borcumuz var. O da yaklaşık 58 milyon. Yalnız, bu 4,5 yılda Yıldırım Belediyesi'ne kazandırdığımız gayrimenkuller borcunun 2 katından daha fazladır. Aslında biz 4,5 yılda hem kaynak olarak çok büyük yatırımlar yaptık. Öbür taraftan da sürdürülebilirliği sağlamak için Yıldırım'ın önümüzdeki 5 yılını, 10 yılını da garantiye alacak bir finans gücüne kavuşturduk. Önümüzdeki 5 yıl sahip olduğu gayrimenkulleri değerlendirdiği zaman belediyemizin önü çok daha açıktır. Belediyenin sadece kasasının dolu olması da doğru bir şey değildir. Vatandaşımız hizmet bekliyor. Doğumundan ölümüne her alanda 750 bin insanın her kesimine dokunacak projeler ve hizmetler yapmanız lazım. Önemli olan bu imkanları, kaynakları aciliyet sırasına göre nerelere harcadığınızdır. Bunun ayrıntılarını da anlatabilirim ama sahip olduğumuz ve şehrimizin menfaati için değerlendirdiğimiz mülklerimiz, gayrimenkullerimiz borcumuzun iki katıdır..."
 
SON SÖZ:
Özetle, Oktay Yılmaz'ın, "ödedik" dediği borcun kaynağını da yine "borç yaptı" algısı oluşturulan İsmail Hakkı Edebali'nin, oluşturduğu kaynaklar sayesinde ödeniyor. Zira Edebali, o günlerde,  "önümüzdeki 5 yıl sahip olduğu gayrimenkulleri değerlendirdiği zaman belediyemizin önü çok daha açıktır..." demişti. Bitirirken yine söylüyorum. İğneyi Oktay Yılmaz'a batırmış olsak da çuvaldızı başkaları hak ediyor. Öyle ki; bu heyecansız, umutsuz tabloda Yılmaz'ın zerre kadar bir günahı yok, sorumlusu da değil. Omzuna yüklenmiş ağır yüke halel getirmeden taşıdığı müddetçe herkesten fazla teşekkürü de yine Oktay Yılmaz hak edecek ve bunu en başta herkesin yüzüne be haykıracağım.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Peker'i bırak Babacan'a bak!

TEKNOFEST'i nerede yapacaksınız?

Yok saydıklarınız, gidiş biletiniz olacak!

Ben, 'kahraman ol' dedim!

AK Parti'nin salyaları!

'Ebe değilim, ebe değilim!..'

Bir şey söyleyeceğim ama gülmeyeceksiniz!

Zaferin kutlu olsun yüce gönüllü Başkan!

Hoş geldin EN Dergi!

'Erken seçim fısıltısı 'tüpten çıkan macun' gibidir'

İki itiraf, birinde öyle birinde böyle!

AK Parti'nin evdeki hesabı çarşıya uyacak mı?

Bursa'da Emin Adanur fırtınası esiyor!

'Keşke Tayyip abi, bu işleri çözseydi!'

Babacan'ı uzaktan dinleyen AK Partililer!

Sıkıcı bir yazı, okumasanız da olur!

Parlamenter Sistem AK Parti'ye yarar!

Berat Albayrak'ın ahı tuttu!

Ali Babacan cuma günü Bursa'ya geliyor!

Çamura yatanlar o bataklıkta boğulsun!

Kendini AK Parti'den büyük görenler!

İç çamaşırına indirgenmiş devlet gündemi!

Kendim için Aktaş'a, Bursa için Bozbey'e teşekkür ederim!

Davut Başkan, bunu asla affetmemeli...

Yeni liderlerin mumu yanmadan söndü mü?

Emin Adanur Bursaspor'a iyi gelecek!

Bayram gündemi çok yoğun!

Erdoğan'dan kurtulmaya çalışıyorlar! 

Bayramınız mübarek olsun!

Erdoğan, bu sefer tuzağı erken fark etti!

Diğer adı, kan ve gözyaşı olan ülke!

AK Partililer, susun ve beni dinleyin!

Davutoğlu'na başbakanlığı kim verdi?

Yalınayak, başıkabak çocuklar tiyatro yapar mı?

Erdoğan'a tuzak kuruyorlar!

Sorun Bursaspor'sa çare Emin Adanur!

Bursa'da Gelecek düştü düşecek!

Başkan Oktay Yılmaz'a bir önerim var!

'Sahi, kimdi o belediye başkanı?'

Alinur Aktaş görevden alınır mı?

Oktay Yılmaz'ı bu sefer öveceğim!

Bursa'da Gelecek'ten istifa eden edene!

Utanıp da istifa eden çıkmayacak mı?

Sen ne komik bir bakanlıksın Milli Eğitim?

AK Parti'de aday toto erken başladı!

AK Parti'de atılan hileli zar!

Meraklısına yazdım!

İçinde 'Ömer' geçen bir yazı!

Kemal Kılıçdaroğlu başarısız mı?

Bu yöntemle FETÖ'cüler mi kaçırılıyor?

Bugün günlerden yine Yıldırım!

AK Parti Bursa'da satranç oyunu!

O kadarcık kusur kadı kızında da olur Başkan!

Koltuk krizi!

Kanırta kanırta, bağırta bağırta siyaset!

'Ağam bizimle eyleniy!'

Boyundan büyük konuşacağına istifa et!

Bu ne kibar kayıtsızlıktır böyle?

Erdoğan'a kim/ler yanlış bilgi veriyor?

Bursa'da hayat kime güzel?

'Ben meşhur olunca'

Erdoğan'ın çöpçüleri!

Alinur Aktaş! Otur, sıfır...

Bu 'züppe'ler nasıl girdi buraya?

Alinur Aktaş'ın güldürmeyen şakası!

Dur durak bilmeyen Dilek Durak

Kılıçdaroğlu, Bursa adayını ilan etti!

Vicdan körlüğüne de bir çaren var mı doktorum?