GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Açık
DOLAR 7.82
EURO 9.48
ALTIN 461.55
BİST $18.974

Bir Başkadır

21 Kasım 2020 Cumartesi, 17:27

Ötekileş(tir)me ile yüzleşilmesinin sekiz bölümlük dizisini yapmışlar…

Berkun Oya'nın yazıp yönettiği “Bir Başkadır” isimli Netflix dizisi gündemde bu sıralar. Kısa sürede aforizma ya da gülmece caps'ler ile sosyal medya gündeminde yerini aldı. Genelde bu türden viral yayılımların dışında kalmak istesem de bu her zaman mümkün olmuyor. Sonunda oturup bir bakayım diziye derken, sekiz bölüm tekmili birden izledim.

Popüler kültür” denen genel geçer esaslar üzerinden bize şöyle bir dokunup geçen her şeyin, kendine özgü bir lezzeti var aslında. Geçip gitse de gelmiş olmasın, arkasında çoğu zaman esaslı nedenler oluyor. O nedenle popüler kültürün dizi, müzik, kitap, dergi, kişi ya da filmlerine kulak kabartmak oldukça keyifli olabiliyor. Yarattığı sonuçlar yanında arka planındaki nedenleri keşfetmek de çoğu zaman ilginç oluyor.

Ülkemizde pek sevilen ötekileştirmeyi esaslı bir şekilde hikayeleştirmiş bu dizi. Mekân ve insan profilleri bütün çıplaklığı ile değil ama bütün anlaşılabilirliği ve "memleketin hazır olduğu" kadarıyla resmedilmiş Bir Başkadır dizisinde... Eşcinsellik, gelenekçilik-modernlik, açık-kapalı, zengin-fakir çelişkileri ve yeni Türkiye’de bunların neredeyse tümünü etkileyen, hatta belirleyen mütedeyyinlerin politik hâkimiyetinin sonuçlarını lafı dolandırmadan ortaya koymuş. Tabii Kürt meselesini de unutmamış. Bu konuyu, bir aile dramı içinde ele alıp daha sosyal bir mesele olarak anlatarak, risk almamış diyebiliriz. 

Dizi sinir uçları açık bunca konuya değinirken taraf seçmiyor. Böylelikle izleyicisini hoyrat bir yüzleşme ile karşı karşıya bırakarak, kendi kendisini sorgulama amacı büyük oranda gerçekleşmiş oluyor. Samimi, günlük olaylar ve günlük hayatta karşılaştığımız karakterler ile dizinin çoğu yerinde, sahnelerinin içindeymişiz duygusunu hissediyoruz. Bu yalınlık ve samimiyetin bu tarz dizilerde değeri ‘bir başkadır’ desek yeri var.


 
Başörtülü ve sınıfsal olarak en altta yer alan Meryem, Robert Kolejli psikiyatrist Peri ve onu tedavi eden ve içinde taşıdığı yaraları ve Kürt kimliği ile Gülbin. Başörtülü ve sonradan zenginleşmiş acımasız kız kardeşi, eşi öldükten sonra içine düştüğü yalnızlığı aşamayan, bu dünyaya olan inancı azalan emekli cami imamı Ali Sadi Hoca, rezidansta kalan, kadınlara sadece beden olarak bakan, “fikirsiz yaşayan” Sinan, uğradığı tecavüz sonucu dilsizleşen, deliren Ruhiye, kadınlarla sadece bağırarak ilişki kuran bar fedaisi Yasin ve birbirine aşık genç kızlar!

Ve tabii ardı ardına metaforlar: Yapay çiçek, kavrulmuş kıyma, tırnakla düzeltilen çikolata varağı, yaban hurması dizinin içinde akıyor.



Bu kadar sarmal bir dizi için bile fazla, ancak özellikle Meryem'in naif kimliği ile diziye katılan ironi, Meryem’e tutulan entelektüel vaizin komik halleri bu sarmala girip, bunalmadan içinde kalmanızı sağlıyor.
Daha fazla spoiler vermeden neticeye gelelim.

Bu tür dizi ve filmler; toplumun bilinç altına işlenmiş çarpıklıkları, bireysel bilincimizin üstüne çıkarmaya yarıyor. Yarattığı bu rahatlık da ilginç bir çekim yaratarak çoğumuzun ortak ilgi odağı oluyor. O yüzden tüm oyunculuk ve kurgu gücünü bir yana koyarak bu dizileri kandırmaca bulurum.

Ait olduğumuz mahallenin doğruluğundan, üstünlüğünden mutlak olarak emin olmayı bir kenara bırakacağımız ana dek, yaralarımızı sağaltmak yerine bu dizilerle gündüz düşleri görmeye devam edeceğiz.
 
 
 
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları