GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
11°
Açık
DOLAR 7.82
EURO 9.36
ALTIN 449.83
BİST $18.107

İçerik kraldır!

21 Aralık 2019 Cumartesi, 23:21

Yakın zamanda enbursa.com'da yayınlanan programda, Uludağ Sözlük'ün kurucusu İsmail Alpen, çevrimiçi yayıncılığın yükselen eğilimini "içerik kraldır" diyerek özetledi. İçerik canavarı sosyal medya ve çevrimiçi yayın platformları, bu krallığın üzerinde yükseliyor. Peki, bu krallığın gücünü ne belirliyor?

Tabii ki "tıklanma" ya da "trafik", diğer bir ifade ile "görüntülenme" sayısı.

Aynı programda dilin sınırlanmasını da eleştirdi İsmail Alpen. Alpen, sosyal medyanın ülkemizde birçok başarılı içerik platformları geliştiricisi bir isim. Belki sadece sosyal medya dili diyebileceğimiz bu başlı başına konuyu bir programda kendisi ile konuşuruz.

Şimdi başa dönersek; "tıklanma", "trafik", "görüntülenme."

Gördüğünüz gibi bir anlamı ifade etmek için üç kelime çıktı karşımıza. Dijital terimlerle başımız biraz dertte galiba. Çünkü günlük hayatımıza giren dijital terimlerin henüz Türkçeleşmemiş olmasından dolayı, halen anlam, kelime ve telaffuz kargaşası yaşıyoruz.

Geçmişte de bilgisayar cihazlarının ülkemizde yaygınlaşmaya başladığı ilk yıllarda "Kumpiter, Kompüter, Kompiter, Compütür" derken ağzımız az büzüşmemişti.

Sonra TDK, "Bilgisayar denecek" diye açıklama yaptığında, bu kelimeyle dalga geçen yazılar yorumlar yapılmıştı.

Ne sayar? Ne kadar sayar? Sayarsa ne sayar, ne saymaz gibi.

Ancak o zamanlar TDK, Türk dilinin yaşam hatlarına su veren bir kurumdu. Belirlediği birçok kelime nedeniyle Türkçemizdeki yabancı dil kirliliği kaygılarını canlı tutar, uyarır, uyandırırdı.

Şimdi bakıyorum da, işyerlerine, programlara, organizasyonlara İngilizce veya Arapça isim verme modası rekabet halinde. Olsun, Türkçe Anadolu'nun dili. Ne Farsça, ne Osmanlıca ne de kadim Mezopotamya veya Balkan dillerine kendini ezdirmemiş yüzyıllardır. Bu da geçer.

Dijital terimlerin dilimizdeki yeri çarpık olursa, sisteme adapte olmamızda çarpıklığını muhafaza eder, diye düşünüyorum. Ortalama bir internet kullanıcısı olan herkes şu kelimeleri her gün ya kullanıyor, ya da duyuyor artık;

Wi-Fi , Algoritma, Gif, Avatar ,Banner, Blog, E-Mail (elektronik posta), AdWords, Modem (Çevirge), Web (), Link (İlişim), MPEG, Spam, Trend (Eğilim), Bluetooth gibi.

Bu kelimeleri artırmakta mümkün tabi.

Merak ettim ve bu kelimelerin Türkçe karşılıklarını TDK'nın "Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzunda" araştırdım, ancak az sayıda sözcüğün karşılığını bulabildim. Dil kurumlarının asli görevlerinin yabancı kelimelere karşılık bulmak olduğunu düşünüyorum. Dil kurumu ihtiyaç duyulan sözcüğü önerir, toplumda kabul görür ya da görmez. Çünkü dil yaşayan bir varlık.

Kendi kimlik ve geleceğini belirleme gücü var. Bu kurumlar belirsizliği gidermede ne kadar etkili ise o kadar başarılı sayılırlar.

Nitekim TDK'nIn ilgili sözlüğünde bulamadığım sözcükler, sokakta kendi karşılığını yaratıyor. Bu belirsizlik dile zarar verir mi? Ne kadar verir? Ya da dil kendi karşılıklarını nasıl belirlemeli gibi konuları, uzmanları daha doğru yanıtlayacaklardır şüphesiz.

Ama bir dil için belirsizlik, "zorlama" ile biçimlendirmekten daha iyi olsa gerek.

O kendi yolunu bulacaktır.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları