GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ
Bursa
12°
Parçalı Bulutlu
DOLAR 8.37
EURO 9.77
ALTIN 506.33
BİST 1.112

Korona Mektupları-Aidiyet

24 Mart 2020 Salı, 17:28

Muhterem COVID-19, bugünlerde insanlığa karşı kullanmaya devam ettiğin 'orantısız güç'ün sonuçlarından birini yazmak istiyorum.

Sinsi bir belirsizlik sarmış durumda her yanımızı.

Neden-sonuç ilişkisini kavramaya çalıştıkça, gerçeklikten uzaklaştığımız bir bilinç halindeyiz. Ne kadar süreceği de belirsiz.

Biliyorsun, COVID-1'den başlayıp 19'a kadar yükseltmiş olduğun küstahlığınla baş etmeye çalışıyoruz.

Üstelik, kapitalist ahlak ile insan vicdanının çatışması da başladı.

İlk günler, beleş paso kartınının geçerlilik saatlerinde toplu taşıma araçlarında gezen tekaüt amcalar ve evde darlanan komşu teyzelerin mizahını yapmak oldukça yaygındı.

COVID-19 olarak sen işi 'pandemi'ye vardırınca bu mizah, yerini hafif yollu bir öfkeye bırakmıştı. Yayılma ve karantina günlerini tırmandırma konusunda seninle işbirliği yapmakla bile suçlandı yaşlılarımız. Yani 60 yaş üstü insanlar. Yani maaş alan, tüketimi azalmış. Üretime hiçbir katkısı kalmamış yaşlı insanlar, kapitalist ahlakın hedefindeydi. Sosyal medya üzerinden hızla yayıldı bu ahlaki parazit.

Hatta bunun, senden daha yaygın bir virüs olmasına şaşırmış olmalısın!

Ama insan vicdanının kapitalizm ile çatışmasını bastırmak için dini duyguların sömürülmesi ve toplumsal yasalar her zaman kifayetsiz kalmıştır. Aklı değil ama vicdanları kontrol altında tutmak her zaman daha zordur ne de olsa. Bizi kendimiz olmaktan çıkarıp istenen insan modeline dönüştürmüştü kapitalizm. Bu sosyalleşme zarureti üzerinde esaretimizin kime neler kazandırdığını anlamak için bol bol zamanımız var bu günlerde. Gelgelelim insanlaşmak için sosyalleşmemiz geliştikçe, başımız dertten kurtulmadı hiç.

Eyyy COVID-19, sen bile yayılıp bulaşmaktaki maharetini bu sosyalleşmelerimiz sayesinde artırmıyor musun?

İşte yaşlılarımızın ötelenip durması ile kıvama gelinirken, güç kullanma konusundaki tek meşru mekanizma olan devlet, yaşlıların evde kalmasını mecburi kılıp, sokak yasağı getirdi. Toplumsal sosyal hayattaki pozisyonlarını kaybetmiş olmanın ezikliği içindeki büyüklerimizden söz ediyorum Sayın COVID-19.

Onları ayakta tutacak tek güç onlara gösterilecek saygı ve hürmet ve güvendir.

COVID-19, sizde var mı böyle bir kavram. Siz yaşlanır mısınız? Aile nedir bilir misiniz? Küçük bir virüsü elinden tutup, parka götürür müsünüz mesela? Ya da onsuz lokmalar dizilir mi boğazınıza; çocuğunuzun, torununuzun sevdiği bir yemeği yerken? Aynı yerde yaşıyorsanız biraz geçmiş, biraz gelecek ve ailedeki herkesten bir parça ile yaşıyorsunuz demektir. Onlar öldüğünde aileden herkes de bir parça ölür.

Posaları çıkarılıp kalan ömürlerinde kıt kanaat bile denemeyecek koşullarda yaşatılan yaşlı insanlarımızı devlet kolonya ve alışveriş poşetleri ile korumaya çalışadursun. Bu sırada sokaklarda hala fink atan, sana alaycı şekilde meydan okuyan, durumu kavramış almaktan uzak 60-70 yaş üstü insanlarımızın rencide edildiği video ve söylemeler bu kez insan vicdanına çarparak kapitalist ahlakın ölümleri olağanlaştırma alt bilincini yaymasına ket vurdu.

Bu insanlarımızı ölüm istatistiklerinin makul kategorisi sayma kurgusu, insan vicdanın duvarlarında paramparça oldu. Bakan bakmayan resmi ağızlar şekil değiştirdi. Duygusal tonlama ve tiratlarla bahsediyorlar artık yaşlılarımızdan. Ama biz biliyoruz ki kapitalizm...

Üretmeyen, tüketmeyen kimseyi sevmez. Kâr getirmeyen bir yere para vermeyi hiç sevmez.

İşte böyle COVID-19, sistemin devamı için bizi kendi aidiyetlerimizden koparıp sisteme ait birer yabancı gibi yaşatan kapitalizm bu günlerde şaşkın. Ne yapsa eline yapışıyor. Bizlerse bize dayatma bir aidiyet sağlayan bütün sosyal ve kişisel konfor alanlarından koparılmış vaziyette evlerimizdeyiz.

Seni bir şekilde yeneceğiz. Ya da sen varlığının gereği, gerçeğini başka yöne çevirip yakamızdan düşeceksin.

Ve işte tam o zaman; aidiyetimizi garantileyen, değer sandığımız birçok şeyin bir sistemin devamı için kurgulanmış olduğunu, üstelik bir virüsün tepetaklak edebileceği kadar değersiz olduğunu bakalım tam olarak anlamış olacak mıyız?

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları