GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
16°
Açık
DOLAR 7.82
EURO 9.48
ALTIN 461.55
BİST $19.111

Asgari ücret tartışmaları sorundan ve çözümden uzak!

07 Aralık 2019 Cumartesi, 13:03

Her yıl Aralık ayında "Asgari ücret kaç TL olacak, asgari ücrete yüzde kaç zam yapılacak?" sorusu gündemi meşgul ediyor.

Türkiye'de asgari ücret 1936 tarihli İş Kanunu ile mevzuata girse de uygulamaya 1951'e kadar geçemedi. 1951'den 1967'ye kadar geçen süre içinde de asgari ücret mahalli komisyonlar tarafından belirlendi. Günümüze kadar birkaç değişiklikle varlığını sürdüren Asgari Ücret Tespit komisyonu uygulaması 1967'den sonra başladı.

Ücret hem temel makro iktisadi değişkenler üzerindeki etkileri hem de çalışanların geçim kaynaklarını oluşturan birincil gelir unsuru olması nedeniyle ekonomik ve sosyal açıdan önemlidir. Türkiye'de çalışanların en az yüzde 43'ünün asgari ücretle çalışması, sonuçları açısında diğer ülkelerden daha fazla öneme sahiptir.

Asgari ücrete 2016 senesine kadar 1 Ocak ve 1 Temmuz olmak üzere yılda 2 kere zam yapılırdı. Bu gelenek 2016'da bozuldu.

2019'da Yeniden Değerleme Oranı 23,73 iken asgari ücrete yüzde 26 zam yapılmıştı.

2020'de Yeniden Değerleme Oranı 22,58 olarak belirlenmişken asgari ücrete bu orana yakın bir zam beklenmektedir.

Ben "2020'de asgari ücret AGİ dahil 2.450 TL olacak" diye düşünüyorum.

Ancak mevcut asgari ücret maliyet hesaplamalarına göre, asgari ücretin maliyetinde bir indirim yapılmazsa, sadece oransal bir artış yaparak bu durum geçiştirilirse işsizlik oranlarının artacağını düşünüyorum.

Asgari ücretlinin cebine giren AGİ dahil asgari ücretin işçiyi memnun etmesi mümkün değildir. Asgari ücret en alt ücrettir ancak ülkemizde 14 Milyon 500 Bin SSK'lı çalışanın 6 Milyon 200 Bini asgari ücretle çalışmakta, yaklaşık 4 Milyonu da asgari ücrete yakın bir ücretle çalışmaktadır.

Ülkemizin başlıca sorunu kayıt dışı çalışmadır. Yani hiçbir sosyal güvenliği olmadan sigortasız çalışmanın maliyeti yıllık 100 Milyarın üzerindedir. Yüksek maliyetli asgari ücret kayıt dışılığı artırır.

Asgari ücretin üzerinde maaşla çalışanların SGK bildirimleri asgari ücretle ya da almış olduğu ücretten daha düşük olarak bildirilmesine sebep olmaktadır.

İşçi ve işveren sendikalarının, siyasilerin tartışması gereken konu aslında çalışma hayatı sisteminde işçinin, işverenin ve SGK'nın mutlu olacağı bir sistemin nasıl kurulacağı olmalıdır.

Ülkemizde yanında işçi çalıştıran firmaların yapısı yüksek maliyetli asgari ücreti kaldıracak durumda değildir.

Bir asgari ücretli için işveren yüzde 5 indirimli (düzenli ödeme yapıyorsa ve geçmiş dönem borcu yoksa) SGK ve vergi maliyeti 3.006,12TL'dir.

Geçmiş dönem borcu olan ve ödemelerini düzenli yapamayan işverene ise asgari ücretin maliyeti yemek, yol, tazminatlar hariç 3.134,04 TL'dir.

Kayıt dışı istihdamın başlıca nedeni düşük asgari ücret, yüksek asgari ücret maliyetidir. Her ne kadar işsizlik sorununu çözebilmek için SGK teşvikleri devreye sokulduysa da işsizliğe ve kayıt dışılığa çare olamadı, çünkü onlarca karışık teşvik sistemi rekabette haksızlıklara da neden oldu.

ÜLKEMİZDE ÇALIŞTIRDIĞI İŞÇİ SAYISINA GÖRE İŞYERİ SAYISI

Ülkemizde yüksek işçilik maliyeti kayıt dışılığı ve işsizliği tetiklemektedir. Ülkemizde 1 Milyon 832 Bin 397 adet iş yeri bulunmaktadır. 500 ve üzerinde işçi çalıştıran iş yeri sayısı toplam 1 Milyon 832 Bin 397 işyerinin sadece 1.768'dir. Ülkemizde 1 ila 50 arasında işçi çalıştıran işyeri sayısı 1 Milyon 795 Bin 457'dir. Sadece 1 kişi çalıştıran işyeri sayısı 689 Bin 518'dir. Düşük asgari ücret ancak yüksek asgari ücret maliyeti birçok işyerinin kapanmasına, işçi çıkartmasına neden olmaktadır.

Yüksek SGK maliyeti;

  • Sigortalıların Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmemesi,
  • Çalışma gün sayılarının eksik bildirilmesi,
  • Sigorta primine esas kazanç tutarlarının eksik bildirilmesi sonucunu doğurmaktadır.

Bu durum da genel olarak emeklilik yaş ve prim günü eksikliğine ve düşük emekli maaşlarına neden olmaktadır.

Düşük emekli maaşları ise emekli olan kişilerin çalışma hayatı sistemden çıkamamaları sonucunu doğurmaktadır. Emekli olan kişilerin sistemden çıkamamaları ise işsizlik sorununu derinleştirmekte ve umutsuzluğa neden olmaktadır.

Sonuç olarak;

Asgari ücret başta olmak üzere SGK maliyetlerini düşürerek, karmaşık teşvik sistemine son verilmelidir. Düşük SGK maliyeti ile kayıt dışı çalışanları sistemin içine dahil etmek, sistemin içinde bulunup düşük "sigorta primine esas kazanç tutarlarının" tam bildirimlerini sağlamak gerekmektedir.

ASGARİ ÜCRET-İŞSİZLİK VE EMEKLİ MAAŞLARI BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİDİR

Asgari ücret maliyeti düşürülerek, aradaki fark işçinin cebine konularak işverene ek maliyet yaratmadan ve kayıt dışı çalışanların ve kayıt içinde olup da ücretlerin SGK'ya tam bildirimi sağlanırsa SGK açık vermez, işçi ve işveren daha rahat nefes alır. SGK'ya tam bildirimler emekli olunduğunda bağlanacak emekli maaşlarını arttırır, geçimini sağlayacak emekli maaşı alanlar, emekli olduktan sonra çalışmazlar, işsizlik azalır.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları