GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
10.02°
Kapalı
DOLAR 9.62
EURO 11.24
ALTIN 554.27
BİST 1.48

Futbolda öne koyacak şapka kalmadı!

12 Ekim 2021 Salı , 12:49

Bursaspor camiası ilginç gerçekten…

Tribünde olan, halı sahada futbol oynayan, ODTÜ mezunu Özcan Bizati’ye sistem atıyor, ‘böyle oynat’ diyor…

En son böyle bir olayı daha kısa zaman önce Fatih Tekke görevden ayrılırken yaşadık…

Neymiş Bursaspor kaos futbolu oynamalıymış!

Tekke, ‘kaos futbolu sevmiyorum’ dedi ya!

İşin garip tarafı Tekke’nin de Bursaspor’a gönül verenlerin de kaos futbolunu tam olarak anlayamaması ve bilmemesi…

Kaos futbolunun, deyimi yerindeyse ‘forvet hattındaki oyuncuya topu şişirmek’ olarak algılanması…

Kaos futbolunun sistematiği üzerine çok yazdık, ilerleyen yazılar da tekrar üzerinden geçeriz. Şimdi asıl konumuza dönelim…
 
Son olarak Fatih Karagümrük ile yapılan hazırlık karşılaşmasında yine bazı oyuncular göğe çıkarıldı, bazıları da yerin dibine sokuldu…

Mesela Zalazar ilk karşılaşmasına çıktı ve ‘neden bu zamana kadar oynatılmadı’, ‘11’de kesin olmalı’, ‘kardeşim bu adam niye bu zamana kadar oynatılmaz’ gibi cümleler havada uçuştu…

Hazır değildir mesela olamaz mı?

Hazır gelmemiştir oyuncu ve kampta takımla kaynaşıp o gücü yakalamıştır…

Maç kondisyonu yoktur, teknik adamlar riske girmek istememiştir…

Emirhan’dan olmayacağına emin olanlar var mesela…

Oyuncu, ‘Bursaspor’u Süper Lig’e çıkarmadan gitmek istemiyorum’ dese de; ‘kafası karışık, gitmek için oynamıyor’ diyenler var!

Bunu diyenlerin çoğunluğu da geçen sezon da Emirhan’dan güzellemelerle sosyal medyayı çiçek bahçesine döndürmüştü!

İşin en acı yanı ise Zalazar’ın oynaması gerektiğini söylerken, altyapının yıldızı Taha’nın es geçilmesi…

Görüntüde altyapı oyuncularının, gerçekte ise bol transferin hayranı olan bir camia ile karşı karşıyayız!

O formanın hakkı, geçen sezon mükemmel oynayan, sezona da iyi başlayan ve her oyuna girdiğinde fark yaratan, ayağını raket gibi kullanan öz evlat denilen Taha’nın hakkı mıdır, yoksa bir hazırlık karşılaşmasında sadece 90 dakika izlediğin ve beğendiğin Zalazar’ın mı?

Açıkçası kafalar çok karışık…

Teknik direktör yerine diziliş yapıyoruz, yetkililer yerine transfer yapıyoruz, altyapıdan yetişen oyuncuları çok kolay harcıyoruz, kaptana küfür ediyoruz!

Hatta hızımızı alamayıp işini düzgün yapan gazetecilere bile sırf sevmiyoruz diye sallıyoruz!

Son örnek Tarık Çapçı!

Adam Milli Takım arasında Emin Adanur ile röportaj yapmış, bir gazeteci olarak da herkesin merak ettiği soruları sorup, cevaplarını da objektif bir şekilde yazmış!

Birileri çıkmış, Tarık Çapçı’yı camiayı karıştırmakla suçluyor!

İlk önce geçmişte neler yaptığını önüne koyacaksın, iç sorgulamanı bitirip sonra çevreyi sorgulayacaksın!

Gazetecilik refleksiyle Milli Takım arasında yaptığı röportaj sebebiyle Çapçı’yı kutluyorum…

Bir röportajla karışmaya müsait olan camiayı da uzun uzun düşünmeye davet ediyorum!
 
***
 
Üstte bahsettiğim durum aslında Bursaspor camiasının değil ülke futbolunun sorunu…

Türkiye’nin son andaki penaltı golüyle Letonya’yı deplasmanda 2-1 mağlup ettiği karşılaşmanın ardından futbol adamı, eski milli futbolcu ve teknik adam Ümit Özat; “Dünyada 900. sıradaki takımı 90 artıda yenmişiz Kuntz efendi sevinçten ağlıyor” paylaşımını yapabiliyor.

Meslektaşına saygısızlık mı dersiniz, tarihteki maçları bilmemek mi dersiniz, rakibi küçümsemek mi dersiniz, futbolun doğrularından uzak olmak mı dersiniz yoksa kendini bilememek mi?

1-Ümit Özat da 2019’da Adana Demirspor’un başındayken Gençlerbirliği’ni son maçta yenip takımı play-off’a kalınca ağlamıştı.

2-Rakip ile 7. defa karşılaşmışız ve 2. kez galip gelebilmişiz. İlk galibiyet 97 yıl önce alınmış!

3-Kazanmak için her şeyi yapan ve tüm kozlarını oynayan bir teknik adam, yenik durumdayken iyi oynayan forveti çıkarıp forvet oyuna sokan ülkemizin 4-3-2-1 sistemi hastası teknik adamlarına ders vermiştir!

4-İyidir kötüdür tartışılır ancak kenarda rakibi son dakikada yendiği için ağlayan bir teknik adam, futbolcu için motivasyondur, kazanmayı hatırlatan, hırsı anlatan bir unsurdur.

Ümit Özat’ın bunların hepsini unutup ya da bilmeyip klavye başından adeta ahkam kesmesi de Türk futbolunun aslında özetidir!

Menajer ilişkilerinin sıradanlaştığı,

İş insanlarının ülke futbolunu yönettiği,

Siyasetin özerk(!) olan futbol üzerinde büyük bir baskı oluşturduğu,

Altyapının ‘a’sının konuşulmadığı,

Futbolu bırakan kişilerin donanımını sağlamadan teknik adamlığa soyunduğu,

Futbolseverlerin aslında nefretten beslendiği bir ortamda en son eleştirilecek kişiler de önce eleştirilir…

Düzen o kadar yamuk ki; maalesef düz durmaya çalışan işte böyle yamuk gözükür!

Ve öyle bir durumdayız ki; önümüze koyacak şapka da kalmadı!
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları