GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
19.27°
Orta şiddetli Yağmur
DOLAR 12.67
EURO 14.31
ALTIN 730.67
BİST 1.78507

Teknik adamın değil, sistemin futbolcuları olmalı!

1 Eylül 2021 Çarşamba , 09:53

 Zannediyorum futbol tarihinde bir ilktir…
Ufuk Burak 90 dakika o da kendi mevkisinde değil, Ozan Sol 57 dakika, Hasan Ayaroğlu 21 dakika oynadı, Jorquera ise daha sakatlıktan çıkamadan kadro dışı kaldı…
Gelen duyumlar, Fatih Tekke’nin oyuncuları istemediği yönünde…
Neden istemedi, nasıl gelişti, işin içinde sisteme uymama mı var yoksa başka bir şey mi, yok Mustafa Er’in transferleriymiş filan falan…
Hepsi işin detayları!
Her şeyi konuşabiliriz ancak konuya çok dışarıdan bakmanın faydası olduğunu düşünüyorum…
İçeriden baktığın sürece işin içine duygular girer ve bu da sağlıklı karar vermeyi etkileyen unsurların başında gelir…
Şimdi sezon başında Emin Adanur’un sosyal medyada yazdıklarıyla başlayalım…
Şöyle demişti Adanur: “Transfer yapmak için transfer yapmayacağımı daha önce de söylemiştim. Camiamız sabırsız olabilir, bana kızabilir anlayışla karşılıyorum ama bizim yanlış yapma lüksümüz yok, lütfen bizi de anlayışla karşılayın. Baskıya dayanamayıp yanlış transfer yapmak, bizlik değil. Yanlış transferlerin kulübü ne hale getirdiğini en yakın gören biri olarak, yanlış transfer yapmamak için korkudan titriyorum. Lütfen beni de anlayın, sırf insanlar tatmin olsun, bana laf söylemesin diye futbolcu alamayız.”
Aynı Emin Adanur tahtayı açtı, sahaya gelene kadar da birlik ve beraberlik vardı…
Peki ne oldu da 3 haftada değişti ve ne eksikti, ne fazlaydı…
Açıkçası yıllardır aynı şeyleri yazıp söylüyorum ve insanlar bu anlamda benden belki de bıkmış durumda: Sistem!
Peki nedir bu sistem ve nasıl olmalı?
Adına ister sportif direktör de ister danışman, istersen de menajer…
Kulübün sportif alanı ile yönetim alanının birbirine kaynaşımı çok önemli…
Buna matematik dersindeki kümelerden örnek verirsek; Sportif alan A, Yönetim alanı B ise A∪B olmadığı sürece sıkıntı her zaman oluyor…
Bu sadece Bursaspor’un değil, Türk futbolunun büyük sorunu…
O birleşimi yapacak da bir kişi ya da ekip gerekiyor…
Yönetim sportif alanın ya da sportif alan yönetimin alt kümesi olduğu sürece sıkıntı her zaman olacaktır…
Kulübün bütçesi nasıl teknik adama emanet edilemeyecekse, sportif alan da sadece yönetime emanet edilemez…
Yönetim bütçesi doğrultusunda son karar mercii olmalı, teknik kadro da bilgisi doğrultusunda transfere fikir veren kişi olmalı…
Sözü fazla uzatmaya gerek yok, Emin Adanur sezon başında söylediği sözleri tek tek yaşıyor…
Tahtayı açıp, cebinden para veren ve ‘Bursaspor Süper Lig'e çıkamazsa 40 milyon TL'yi bağışlarım!’ diyen bir kişinin niyeti sorgulanmaz…
Hele ki; geçmişteki yönetimler göz önüne alındığında bu hiç yapılmaz…
Fakat, iyi niyetin yanına yönetim tecrübesi de katmak gerekiyor…
Transfer teknik adama ya da yönetime emanet edilemez.
Bir kulübün futbol aklının olması şart...
O akıl hem camiaya uygun teknik adamları hem oyuncuları yönetime sunar, son kararı da yönetim verir...
Hesap da futbol aklına sorulur...
O transfer teknik adamın, bu transfer yönetimin denmez, bir sistem işler...
Avrupa'da istikrarı koruyan her kulüp bunu yapıyor...
Bursaspor’un da kalıcı çıkışı transferden değil, sistemi oturtmaktan geçiyor.
İşte bu yüzden de iki alanı birleştirecek, iki dişlinin verimli çalışmasını sağlayacak bir aracı olmalı…
Bu kişiyi ister Bursa’dan seçersiniz, ister yurt dışından…
O kişi gelir, ‘Bursaspor ezilmeden baskılı oynayacak, golü düşünecek, taraftarın istediği bu’ dersiniz, ona uygun teknik adam seçeneklerini karşınıza getirir…
Ortak karar ile transfer politikası, hedefler belirlenir, kadro mühendisliği yapılır ve görev ismi her neyse o futbol aklına bırakılır!
Bunu yaparken de yönetim ile teknik adam, yönetim ile futbolcu, futbolcu ile teknik adam arasında doğabilecek krizleri çözecek kişi olur…
Peki bu olsaydı ne mi olurdu?
Emin Adanur şu açıklamayı yapmazdı mesela: Benim önüme hiçbir zaman aylarca hazırlanmış ve üzerinde dikkatle çalışılmış bir transfer listesi gelmedi. Hatta defalarca bu konudaki yetkili arkadaşlarımızı arayarak ya da toplantı yaparak ‘Bakın ben bütün enerjimi tahtaya veriyorum, siz de doğru transferlerle ilgilenin, şu tarihte tahta açılacak, orda buluşalım, tahtayı açıyoruz saçma sapan iş yapmayalım.”
Emin Adanur, işin ticari ve halkla ilişkiler kısmını çok iyi götürüyor ancak sportif anlamda Adanur’a destek olacak, kulüpte Adanur’un adeta sağ kolu olabilecek, transferde-sahada denetleyici bir isme ihtiyaç var…
Ve tabii ki futbol piyasası deyimi yerindeyse atmaca kaynıyor. Bursaspor’u, kulübün kasasını bu atmacalardan da koruyacak bir isim gerekli…
Bursaspor’un bir kuruşunun boşa harcanmamasını isteyen Adanur’un ‘zararın neresinden dönsek kardır’ diyerek bir profesyonel yapıyı hayata geçirmesi gerekli…
Mustafa gitti Fatih geldi, bunlar Mustafa’nın oyuncusu ona uygun, bunlar da Fatih için alınacaklar, Fatih gitti Ahmet geldi, Fatih’in oyuncuları Ahmet’e uymadı vs.
Teknik adamın değil, Bursaspor’un sisteminin bir parçası olan oyuncular forma giymeli!
Bu tarz konuları artık yaşamamak için kulüpte futbol aklının olması şart!
Futbol ile ilgili herkes konuşur ancak iş icraata geldiğinde bilen ile bilmeyen arasındaki fark açıkça ortaya çıkar…
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları