GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ
Bursa
14°
Açık
DOLAR 7.96
EURO 9.44
ALTIN 487.75
BİST 1.191

Onursuz bir aşk hikayesi: CHP-HDP ittifakı

25 Şubat 2020 Salı, 23:54

Onların flörtü "beraber iyi salladık" sözleri ile başladı. Çok geçmedi, flört daha da yakın bir hale büründü. Kol kola girdiler aslında kapalı kapıların ardında. El ele diz dizeydiler, ama bir türlü kameraların karşısında itiraf edecek güçleri yoktu. Birlikte sözde gizli ittifaklar yaptılar, güçlerini birleştirip şehir şehir gezdiler. Ama aşıklardan biri artık bu gizli sevdadan usandı.

Tıpkı bir magazin aşkını anlatırmış gibi başladım enbursa.com'daki ilk yazıma. Birlikte dertlendiğimiz ne varsa sizlerin de görüşleri doğrultusunda artık ben de enbursa'da olacağım. Hiç şüphesiz yukarıdaki satırlarda bahsettiğim aşk CHP-HDP ittifakından başkası değil. Yerel seçimlerde Sezai Temelli'nin o sözleri hala aklımızda mıh gibi: "Ekrem İmamoğlu da Mansur Yavaş da seçilmişse bilecek ki HDP'nin oylarıyla seçilmiştir..." Daha ne diyecekti ki bu ittifakı anlatabilmek için. Televizyon ekranlarından da çok sorduk. Yahu arkadaş, CHP, HDP ile olan ittifakını açıklamaktan neden sakınıyor? Korkusu nedir? Cevap gelmedi bir türlü. Dediğim gibi fazla naz aşık usandırmaya başladı galiba. Pervin Buldan, sonunda dayanamadı ve "çekingenliği bırakın artık ittifakı açıklayalım" dedi. Öyle ya, HDP de Millet ittifakının bir parçasıydı aslında. Tabi ki CHP'den ses çıkmadı. Çıkmayacak da. Belki el altından belediyelerdeki diyetler ödenecek tek tek. Ama biz HDP ile iş birliği yapıyoruz cümlesi bir türlü gelmeyecek ana muhalefet partisinden. Eğer gelirse ne olur şöyle bir düşünelim.

1-) İttifakın ortaklarından İYİ Parti ve Saadet Partisi seçmeni kazan kaldırır,

2-) CHP'nin ulusalcı kanadı "yeter artık der" ve Kılıçdaroğlu'na baskı yapar.

Bakın bu iki seçeneği de yazdım ama ittifak açıklansa bile bu iki seçenek de gerçekleşmez. Çünkü muhalefette öyle bir algı var ki "Erdoğan seçilmesin de kiminle ittifak olursa olsun..."

Çünkü Milli Görüş'ün partisinin CHP ile olan ittifakı başka türlü açıklanamaz.

Çünkü ben Türk milliyetçisiyim diyen bir partinin bu yaşananlara kayıtsız kalması başka türlü açıklanamaz.

Aslında meselenin özü bu kadar basit. Muhalefet Cumhurbaşkanı Erdoğan seçilmesin de isterse ülke yansın noktasına geldi. Artık CHP'nin de gözümüzün içine baka baka bu mevzuda bizi kandırmasına tahammül de kalmadı. Çıkın ve aşkınızı itiraf edin. Nasıl olsa seçmeninizin gözünde hiçbir şey değişmeyecek. En azından onursuz bir aşk yaşamamış olursunuz.

PANİĞİ BİLE YETTİ!

Günlerdir Koronavirüs Türkiye'ye gelir mi sorusunun yanıtını arıyoruz. İran'dan gelen uçak hepimizi korkuttu hiç şüphesiz. Sonradan anladık ki aslında İran'daki vatandaşlarımızı tahliye operasyonuydu bu yaşananlar.

Ama iletişimin ne kadar önemli bir mesele olduğu bir kez daha ortaya çıktı.

Bu operasyon gerçekleşmeden önce eğer medyaya haber verilseydi belki de ne yalan haberler olacaktı ne de insanlar bu kadar paniğe kapılacaktı. Sağlık Bakanlığı müthiş bir titizlilikle yürütüyor süreci. Ama ortada olan bir gerçek var ki o da iletişim kanallarının her zaman açık tutulması gerekliliği. Paniği bile korku seviyesinin artmasına neden oldu. Nasıl artmasın?

Düşünsenize İstanbul gibi bir şehrin karantina altına alındığını. Bu aynı zamanda ekonominin de çökmesi anlamına gelir. Zaten virüsün Çin'de görülmeye başladığından beri her programımızda tekrarladığımız da o değil mi? Bu Çin'e yapılan bir ekonomik saldırı değil de nedir sizce?

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları