GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
7.02°
Açık
DOLAR 15.87
EURO 16.76
ALTIN 942.00
BİST 2.372

Bu ölüm erken ölüm değil, cinayet!

12 Ocak 2022 Çarşamba , 13:23

Ailesinin zorla cemaat yurdunda kalmasını istediği Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi, 19 yaşındaki Enes Kara, ardında bir video bırakarak yaşamına son verdi.

İşte videoda söylediklerinin bir kısmı:

"Burada vakit namazları zorunlu. Cemaat şeklinde kılıyoruz, namazdan sonra ders var, 30 dakika sürüyor yaklaşık. Günlük 1 saat burada olan kitaplardan okuman zorunlu. Haftanın 3 günü cemaat dersine katılman zorunlu. Yemekleri yine öğrenciler yapıyor, haftanın 1 günü temizliği yine biz yapıyoruz.

Sabah namazıyla uyanıyorum, okula gidiyorum geliyorum, akşam namazı, yemek, okuma, yatsı namazı, cemaat dersi, sonra gece 10. Ertesi gün 6.30 gibi tekrar namaza uyanıyorum. Kalan zamanda adam akıllı ders de çalışamıyorum çünkü psikolojik olarak yorgun oluyorum.

Bu iki sorunu ayrı ayrı düşününce aslında katlanılamayacak şeyler değil ama bunları birleştirince tüm yaşama sevincimi alıyor, özgür hissetmiyorum kendimi. 24 saatten kendime ayırabildiğim 3 saat falan.

Buna ek olarak dönem sonlarında okuma programı oluyor. Bir hafta boyunca sabahtan akşama kadar buradaki kitaplardan okuyorsun, telefonuna falan da el koyuyorlar. Düşünsene bir dönem buna katlanıyorsun sonra ara tatil diye seviniyorsun ama yok, zorla okuma programı var. Yazarken bile kötü oluyorum. Her günüm stresle geçiyor, saçım dökülüyor arada beyazlar var.

19 yaşımı asla böyle hayal etmemiştim.

Bu şekilde yaşamaya katlanamıyorum. Bu şekilde yaşamaya mezun olana kadar katlansam bile ne ailemin baskısı bitecek ne de yaşamaya değer bir hayatım olacak. Ha, belki iyi bir hayatım da olur, ilerde doktorlar daha insancıl şartlarda çalışır ve ailem bir şekilde anlayışla karşılar ya da ailemle bağımı keser ve başka bölüme geçerek içinde bulunduğum durumdan kurtulabilirim ama bunu yapmak için herhangi bir motivasyon ya da yaşama sevincim de kalmadı artık.

Son zamanlarda tek düşündüğüm iki kız kardeşim.

Onlar benden daha fazla baskıyla büyüyecekler en basitinden şu an biri lisede ve ortaokulu imam hatipte okudu ve liseyi imam hatipte okumak istemedi. Ama onun fikrinin ne önemi var ki, şu an ailemin zoruyla imam hatipte okuyor yine. Yarın öbür gün açılmak isterse? Ya da benim gibi dinden çıkarsa? Hayat onlara da zindan olacak benim gibi..."


 
****
 
İçimizi yakan bu genç insanın ölümü ilk değildi.

İktidar yargı eliyle yayın yasakları getirmiş olsa da kamuoyuna yansıyanlar bile bazı gençlerimizin karanlık bir odaya tıkıldığının fotoğrafını yansıtıyordu.

Geçen ay benzer bir olay olmadı mı?

Antalya-Kepez’de, İlim ve Kültür Derneği’ne ait kaçak öğrenci yurdunun aşçısı Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 1. sınıf öğrencisi Mehmet Sami Tuğrul’un başını satırla kesti.

Katil, Tuğrul’un başını göğsüne koyarak ‘Deccal’i vurdum’ diye bağırdı.

Tuğrul’un afyonlanmış gibi konuşan babası cenaze sırasında ‘Bugün bizim Şeb-i Aruz’umuz, biz bunu düğün gecesi olarak düşünüyoruz’ dedi.
 
****
 
Medyaya yansıyan tecavüzleri saymaya kalksak, sicili kabarık büyük suç dosyaları ortaya çıkar.

Dün FETÖ’de olduğu gibi tarikat ve cemaatlerin önüne siper olan iktidar partisi ve yandaşları Enes Kara’nın intiharının tartışmaya açılmasını bile istemediler.

Kişisel özgürlüğüne düşkün olduğu bilinen Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik ise eleştirileri ideolojik bulduğunu açıkladı.

Ne yani, genç bir insanın kurban gitmesinin ardından bu konuyu konuşmayacak mıyız?

Esas ideolojik tutum tek tip insanın yetiştirildiği, bireyin kul haline getirilmek için robot gibi yönlendirildiği tarikat ve cemaatleri savunmak değil midir?

CHP’nin eski il başkanlarından Ertuğrul Akagündüz sosyal medyadaki paylaşımında önemli saptamalar yaptı:

Tarikat ve cemaat yurtlarının amacı gençlere barınma ve eğitim hizmeti sunmak değil, kendilerine biat etmiş müritler ve köleler yetiştirmektir. Hayatlarının baharında dallarından koparılan gencecik fidanların, beyinleri yıkanan, hayatları söndürülen evlatların katilleri bu sisteme prim veren ve yeterli düzeyde yurt yapmayan, bu gençleri tarikatların kollarına iten devlet yöneticileridir. Gençlerimiz özgür düşünceli bireyler olmak yerine aklını, ruhunu ve bedenini bu tarikat kıskacında hapis edilerek hayalleri ve gelecekleri karartılmaktadır. FETÖ zihniyetli yurtlara gençlerimiz emanet edilmemelidir. Devletin temel görevlerinden biri de eğitim gören gençlerin barınma ihtiyacını karşılayacak düzeyde yurt yapmaktır. Devlet görevini yapmazsa boşluğu kendi çıkarları için kullanacak bu gibi yapılanmalar doldurur. Bu gencimizin bunalarak canına kıymasının günahı ve vebali devleti yönetenlerindir.”
 
****
 
Bir aklı başında kişi çıkıp söyleyebilir mi, Menzil’in, Nur cemaatinin, Süleymancıların, İsmail Ağa’nın FETÖ’den amaç ve yöntem bakımından farkı var mı?

Neden bunlara bu kadar hoşgörü gösteriliyor, dahası ne isteniyorsa veriliyor?
 
****
 
Bir sözüm de iktidar destekçisi MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye…

Bu tarikat ve cemaatler yerli ve milli mi? Türkçü ve milliyetçi mi?

Bahçeli’nin 101 bin üyenin oy kullanıp yönetimini seçtiği, devletin her türlü denetimine açık, maddi kaynakları saydam Türk Tabipler Birliği’nin kapatılmasını istemek yerine tarikat ve cemaat yurtlarının kapatılmasını istemesi daha doğru olmaz mı?
 
****
 
Bu yazının dipnotu: Sadece tarikat ve cemaatlerin değil, her türlü numaranın döndüğü özel yurtların da kamulaştırılması şarttır.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bal-Göç’ün Bursa’daki krizi Bulgaristan’a taşındı!

850 yıl sonra Anadolu’yu vatan yapan adam!

DEVA Partisi Bursa’da ne iyi yapıyor, neyi yapamadı?

CHP’de dipten gelen dalga!

Esnaf ağası Arif Tak’ın devri sona erdi, Fahrettin Bilgit devrimi!

CHP Nilüfer'de başkaldırı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan güzel işlere imza atıyor!

‘Bursa anayasasını 248 kez deldiler!’

Bursa’da 15 bin kayıt dışı esnaf var; önemli bir kısmı mülteci!

CHP’de parti içi demokrasi çağrısı!

Yıldırım’da hastane alanı lojistik merkeze dönüştürüldü!

Sessiz istilaya karşı sessiz çığlık!

Deniz Gezmiş ve arkadaşları hangi düşünceleri savunuyorlardı?

Kemal Demirel’in bıraktığı miras!

Bursa Batı Trakya dernek yönetimine el çektirildi!

Hizb-ut Tahrir yüzünü gösterdi!

Marmara denizi foseptik çukuru olacak!

İbrahim Burkay Bursa’ya ne öneriyor?

Bursa’dan Harvard’a, oradan DEVA Partisi’ne…

Yunuseli Havaalanı’nı şimdilik kurtardık!

Millet İttifakı için Macaristan ve Malezya dersleri!

Ankara’da veteriner hekimler zirvesi!

Turgay Erdem’in üç yılını nasıl değerlendirdim?

Arif Tak’ın saltanatı sarsılıyor!

Bozkırın çocukları Anadolu’nun çorak toprağına can verdiler!

Bursa Tabip Odası’nda Çağdaş Hekim grubu açık farkla kazandı!

BUPAR’ın araştırmasına göre Bursa’da milletvekili dağılımı!

Merkez Sağ İYİ Parti çatısına koştu!

Ali Babacan Bursa’dan Türkiye’ye mesaj verdi!

Emekliler de sahaya iniyor!

Bursa Teknik Üniversitesi’nde iş cinayeti!

Tabip Odası seçimlerinde Cumhur İttifakı gölgesi listeyi dağıttı!

Altılı masaya öneriler ve eleştiriler!

Alinur Aktaş’ın gözlerinin ışıltısı!

Ali Babacan Bursa’da ne açıklayacak?

Melih Gökçek’in hedef aldığı Bursalı bürokrat ve şeker!

Meral Akşener’in kararı doğru mu?

Bir itirafçının gözünden Süleymancılık!

Bursa Tabip Odası’nda iki listenin çarpışacağı seçim!

BESOB’a üçüncü aday Özkan İlhan!

Hayri Türkyılmaz: ‘20 yılı tamamlayacağım!’

İznik’in tepesine siper kazan kahraman!

Batı Trakya Türkleri Hakan Çavuşoğlu’na geçit vermedi!

Artvin Vakfı’nda gerilimli seçimin galibi Dr. Adnan Demirci oldu

HDP kapatılacak, küçük partiler barajda boğulacak!

‘DAĞ-DER’i siyasetin oyuncağı olmaktan çıkaracağız!’

Bugün seçim olsa sonuç ne olur?

Meclis'te 'Hıyarağası' tartışması!

Tek adam rejimi yıkılacak mı?

Karamsarlığın panzehiri, iyileştirici, birleştirici güç tiyatro!

Çiller, Doğru Yol Partisi ile geliyor!

Uludağ’a kıymayın efendiler!

Ben her yerde sizin fotoğrafınızı görmek zorunda mıyım?

Küçük partiler barajda boğulmak isteniyor!

Bal-Göç kongre yapamadı, ilk adımı kim atmalı?

Mudanya Üniversitesi hakkında gerçekler!

Köpeğe ilaç yazmayan doktora soruşturma açıldı!

Zeytine şapka çıkartmak lazım!

Skandal inşaat tıraşlanacak!

Bursa’nın büyük ayıbı, kadının adı yok!

'Vesayetin her türüne karşıyız!'

GESİAD'ın anlamlı gecesi

Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin anlamlı gecesi!

Bursa’nın siyasal öyküsü duvarlara kazındı!

Ali Babacan, Demokrasi ve Uzlaşma Grubu’nun konuğu oldu!

Mustafakemalpaşa’da merayı devletten koruma mücadelesi!

Bilim olmadan asla!

Buna skandal denmez de ne denir Allah aşkına?