GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
23.02°
Kapalı
DOLAR 16.88
EURO 17.82
ALTIN 991.00
BİST 2.554

Çevrenin yükü ağırdır!

23 Mart 2022 Çarşamba , 15:50

Sanayicinin, esnafın, çiftçinin aslında herkesin çevreye karşı bir sorumluluğu var.

Eskiden sokaklar pırıl pırıldı.

Çünkü, herkes kapısının önünü süpürürdü.

Şehirler, ilçeler büyüdükçe sokaklar insan seliyle kaplandı.

Haliyle bu gelenekler de rafa kalktı.

Belediyeler temizliği üstlenip, şehirleri temiz tutmanın yollarını aramaya başladı.

Çok mu temiz şehirlerimiz?

Çok temiz olması için yükü sadece belediyelere bırakırsak, iş zor olur.

Herkes çöpünü sokağa, caddeye değil de belediyelerin yol kenarlarına iliştirdiği çöp kutulularına atarsa daha temiz şehirlerde yaşar hale geliriz.

Bu konuda belediyeler elinden geleni yapıyor.

Haklarını teslim edelim.

Kir pastan dertliysek biraz da çevremizde olup bitene bakacağız.

Belediye temizliyor diye çöpü yere atarsak, kilometrelerce uzayıp giden sokakları, caddeleri belediyeler yüz binlerce insan görevlendirse temizleyemez.

Çevrenin yükü ağırdır.

Bu nedenle çevreyi kirletmeden önce önlemini alabilirsek belediyelerin de, kurumların da işi daha kolay olur.

Bursa Esnaf ve Sanatkâr Odaları Birliği Başkanlığı’na aday olan Yenişehir Muhtelif Esnaf Odası Başkanı Fahrettin Bilgit’e basın toplantısında sanırım enbursa.com’un başyazarı Yüksel Baysal sordu.

“Çevre konusunda ne yapacaksınız” diye.

Elbette öncesinde konuyu gündeme getiren sohbet üzerinden şekillendi bu soru.

Bilgit, “Çevreyi korumanın maliyeti yüksek” dedi.

Öyle gerçekten de…

Bir ağacın gelişimi, sanayi atıklarıyla zehirlenmiş bir toprağın eski halini alabilmesi için yapılacak çalışmaların maliyeti “Nasıl olsa dikilir, temizlenir” mantığıyla hareket edenlerin tahmin edemeyeceği kadar yüksektir.

Bugün Bursa’nın verimli ovalarında gübresiz, ilaçsız ürün almanın çok zor olduğunu söylüyor çiftçiler.

Toprak öyle bağımlı bir hale gelmiş ki o gübreyi, ilacı atmadığınız zaman ürün alma şansınız da olmuyor.

Organik tarımın daha çok anlam bulduğu süreçlerde önümüzde duran en önemli sorunlardan birisi gübre ve ilaca doymuş, onlarsız işlevini yitirmiş toprağın eski yapısına döndürülüp döndürülemeyeceği konusudur.

Bilgit, haklı olarak çevreyi korumanın maliyetini dikkat çekiyor.

BESOB Başkanı seçilmesi halinde şehrin etrafına saçılmış üyelerinin çevreyle ilgili ilişkilerini de ele almak zorunda kalacak.

Sanayi sitelerinin çevresine verdiği zararın boyutları üzerinde çalışmak zorunda kalacak.

Ve bütün bunların ne kadar maliyetli olduğunu biliyor.

Cargill’in İznik Gölü’ne etkisini çevreciler yıllardır dile getiriyordu.

Bugün Yenişehir Ovası’nı sulaması için yapılan Boğazköy Barajı’ndan İznik’e su taşınması gündemde.

Böyle planlamalar var.

Gerçi, Boğazköy Barajı’nın sularının ne kadar temiz, toprağa ne kadar can verdiği de ayrı bir soru işareti.

İnegöl tarafından kirletilen kaynağı nedeniyle Boğazköy Barajı’nın rengi insanın uykularını kaçıracak nitelikte.

Fabrika bacalarından yükselen dumanların kentlerin üstüne ne serptiğini ne kadar biliyoruz?

Hava şimdilik bedava diye bu kadar kayıtsız kalmayalım.

Soluduğumuz hava bedava ama unutmayalım ki verdiği zararları onarmak için para ödüyoruz hastanelere…

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bir kent ona emanet edilir

Eski Kaplıca’da şaşırtan duvar!

Çiftçi, başı dara düştüğünde kime gidecek?

Fabrika olsun, tarım olmasın mı?

Tokuş’taki hokus pokus!

Fotoğrafların arka yüzü!..

Öğrenci, öğretmen ne yapsın?

Pasta ile başladı pasta ile bıraktı!

'Ne yapalım kısmet değilmiş'

Göl için iki önerge…

En büyük yelpaze…

4-0’lık, 6-0’lık makyajlar bu gerçeği değiştiremez

Bu tabuta çivi çakmak değilde nedir?

Gül’e giden Bursalı!..

Tarihi mahallenin izlerini taşıyor

Kılıçdaroğlu adaylığı için ne dedi?

'Eğer esnaf konuşabilseydi…'

'Ben yaşadığımı söylerim'

Bizi bekleyen çer çöp ve talan…

Sanki Kemal Derviş!

Çamuru çıkar ada yap!

Kestaneye hamsi muamelesi yapmışız!

Veliler konuşuyordu kulak misafiri olduk

Gözler onun üstünde!

Çerkezlerin 158 yıllık acısı…

Hazine takasında Bursa da var

Velodrom da unutuldu gitti!

Büyük yolculuğun çıkış tarihi…

Bir devir bitti, bir devir başladı

'Ya değişim diyecekler ya da böyle iyi…'

Sarılmayla verilen mesaj…

Daha ne yapsın Frutti Extra…

Değişimin fitilini ateşleyebilecekler mi?

O beş adım merak uyandırıyor

Hangisini tercih edersiniz?

Müjdat Gezen’i neden beğenmediler?

Mucizeyi getiren o saliseler…

Bu şehirden bir Kemal geçti

An an tükeniyor ömür…

Yumurtayı marketten alıyorlar!

Gaziler de şehit yakınları da aynı şeyi söylüyor

Gemlik’ten yükselen sesler…

Salgın bitmedi, salgın dönemi bitti

Düşen uçak Yunuseli’ni yutmasın!

“Yaşamak güzel şey doğrusu”

'Zincirler erir, taç ve tahtlar batar yok olur'

İsteseler iktidar olurlar

Şehrin göbeğinde ormanı talan ettiler…

Mayısı bekleyen DAĞDER’de 5. aday

'O parayla üç hastane yapılırdı'

Hukuk öğrencisinin çığlığı

Zeytinden marketlere tarım

Unutulan bir gerçek!

Nilüfer’e çifte kıskaç!

Öğreniyoruz biraz eksik biraz iş işten geçtikten sonra

Mazotta büyük indirim(!)

'Bu kuşlar ne olacak diye soran hiç yok mu?'

Nilüfer: Denizlerin koronavirüsü…

Gölkuşu, Denizkuşu oluyor

''Nerede'' diye yürüdüler

'Mutlu bir dünya'

10 yıl iş garantili üniversite!

Nilüfer’de hokus pokus planı!

Ünlü tarihçinin şeftali sitemi!

25’inde veda etmek…

Kendi ayağıyla hayallerini yıktı!

Marullar belediye serasından…

'Bakkalın yerini getir aldı'