GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-5.98°
Açık
DOLAR 13.60
EURO 15.15
ALTIN 779.00
BİST 1.998

Gazetecilikle ilgili iki not…

30 Ekim 2021 Cumartesi , 18:10

Artık herkesin bir medyası var.

Aynı haber her medyaya göre başka tarafından çekiştiriliyor.

Hatta…

Tahrif ediliyor.

Yok sayılıyor.

Eskiden de kabahatleri vardı medyanın ama bugünkü gibi değildi.

Bugünkü gibi değildi, çünkü medyanın kamplara bölünme nedeni patronaj bakış açısından kaynaklı değil bugün.

Uzun süreli iktidarlar kendilerine dönük eleştirileri kesmenin yolunu kendi medyasını yaratmakta bulur.

Zaman içinde bu durum öyle bir hale gelir ki eleştiriler eleştiri olmaktan çıkar, iktidarı destekleyen gazeteler, televizyonlar sorunun çözümüne odaklanmak yerine muhalefeti iktidarmış gibi halkın gözünde düşmanlaştırmaya çalışır.

Hata yapan, hatasının yüzüne vurulmasından hoşlanmaz.

Hele ki…

Hatalar zinciri içindeyse durum çok daha vahim bir noktadadır.

Kendi medyasıyla muhalefeti kötülemenin yanında haber odaklı gazete ve televizyonlar da ötekileştirilir.

Kısıtlamalar başlar.

Türkiye bu tabloyla sık sık karşıya geliyor.

Cumhuriyetimizin 98. kuruluş yılı törenlerinde iktidar, kendisine muhalif gazetelerin, televizyonların, haber ajanslarının muhabirlerini Anıtkabir’deki törenlere almadı.

Anlaşılır bir nedeni yok.

Tahmin edilen nedenleri ise çok.

Garip olan şu ki…

Eskiden her şeye rağmen böyle durumlar söz konusu olmazdı.

Zaten her gazetenin, her televizyonun misal Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, siyasi partiler, TBMM muhabiri olurdu.

Yerelde belediye, siyasi partiler, vilayet, sendika muhabirliği vardı.

Herkes herkesi tanırdı.

Herhangi bir kısıtlama söz konusu olduğunda birbiriyle rekabet halinde de olsa gazeteler, televizyonlar ortak tepki verirdi.

Hukuk gibi habercilik de kişilere göre asla şekillenmemeli.

Anıtkabir’deki törenlere Cumhuriyet, FOX TV ile Anka Haber Ajansı muhabirlerinin alınmaması, oradan haber ve görüntü geçmelerinin engellenmesi…

Anlaşılır gibi değil.

Kaldı ki…

Cep telefonlarının fotoğraf makinesi, kamera gibi kullanıldığı bir dönemde yapılanın ne anlamı var ne de mantığı…

Doğru olmadı.

20 yıldır Türkiye’yi yöneten Ak Parti’nin MHP ile birlikte Cumhur İttifakı olarak Cumhuriyetin temel değerleriyle ilgili kararlarda sergiledikleri tutum ve davranışlar, muhalefetin çoğu kez
yinelediği eleştirilerin doğruluğunu oraya koymaktan başka bir işe yaramaz.

Gazetecilikle ilgili iki not:
1- Gazeteci, haber ve bilgi kaynağına çabuk ulaşmak ve bu kaynaklardan edindiği bilgi ve haberleri okurlara sunma işini üstlenmiştir.
Gazetecinin bu görevini yapabilmesi için habere, olaya, olguya, belgeye ve bilgiye dayalı yazılar yazması gerekir. Bunun için de gazetecinin güvenilir kişi olması zorunludur. Gerektiğinde hükûmetlere ve güç odaklarına karşı savaşmayı "Gazetecilik etik kuralları" içerisinde göze alan insan, gazetecidir.

2- Gazeteci herhangi bir menfaat grubuna bağlanmadan, açık fikirli, dürüst, ön yargılardan uzak ve kişilik haklarına saygılı olmak, gazeteciliğin olmazsa olmaz koşullarındandır.
Gazetecilik mesleği ve gazetecilik sektörü (gazete, radyo, televizyon, İnternet gibi kitlesel yayın organları) demokratik toplumlarda anayasanın öngördüğü üç devlet gücü yanında (yasayıcı-meclis, yürütücü-hükûmet, yargılayıcı-mahkemeler) dördüncü denetleyici devlet gücü olarak anılır.
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Atatürk olmasaydı iki bakan ne yapacaktı?

Kar yağmazsa hayat durur

Kandilli de devletin…

Düşman karakterine ilgi azaldı

Yalçınbayır 'Bıyıklı gençleri' nasıl kaçırdı?

Bir avuç toprak içinde kendisine yer buluyor

Girit’te 100 yıllık Bursa toprağı bulundu

Çok mu zor bir video çekmek?

Bilim insanları yalan söyleyecek değil ya…

Yeni bir modelle döner mi?

Nilüfer de öyle olmasın!

Peki, kim yapacak bunu?

176 yılda ne kadar yol alabildik?

İkilik ruhumuza işlemiş…

'Gölbaşı da proje mağduru'

Bir kör dövüştür gidiyor!

Dudaklı çabuk unutuldu!

Bursa’nın uydu kentleri!..

Garibanın yeni imtihanı: 150 kWhe…

'Aldırma, yaz aylarını düşün'

2022 umalım ki 2021 gibi olmasın!..

Daha önce de yakmışlar!..

Bankalardan TL yönlendirmesi!..

'Tarih tekerrürden ibaret olmasın!'

'Kazın ayağı öyle değil'

Telefonun kayıtlı olacağını unutmuşlar!

Aradaki zamlar ne olacak?

Fırtınaya tutulmuş gibi…

Bu dizeler ülkemizin tarifi gibidir…

'25 TL farkla hekim olmak ister misiniz?'

İznik Gölü neden çölleşiyor?

'İçecek su bulamayabilirler'

Memleket yanıyor!

'İçine kar da yağar, fırtına da kopar.'

Konya Ovası gibi düzlük istiyorlar

Doğru ama bir adım daha gerekli!

Marmarabirlik bu çağrıya kulak verir mi?

Satın alma gücü olmayan ücret!

'Vicdanınızın yüzde kaçını kullandınız?'

Cephe sürekli genişliyor…

Uçurtma gibi çatılar uçuyor

Sınırdan nerelere gidilir…

Sebze meyve satar gibi…

Hoca soruyor: 'Neden altı hafta?'

Kimse güvenmediği evin kapısını çalmaz

Japon Yen’i ile döviz şokunu kılıflamak…

'Hocam, neler oluyor ülkemizde?'

Feride de isterdi!

Bu nasıl bir gariplik böyle…

Üniversitelerin ekonomi hocaları neden sessiz?

Çok güzel bir haber…

Aşırı motivasyon da tehlikelidir

Ah Mehmet Hocam ah!

Kimse annesiz kalmasın…

En masum kalanı okullar…

Kentin sesi onlara gelir…

Uludağ ölürse Bursa ölür…

Neden sahip çıkıyoruz?

Susurluk Çayı Gemlik’i tehdit ediyor

Eşik atlama maçı…

Orhangazi’de devir isyanı!

Necatibey’e son darbe!..

Bir sergiden çok daha fazlası…

'…Zor olan inip onu yönetmektir'

98 yıl önceden bugüne…

Eski Tekel arazisi ne oldu?

'Çözün bu sorunu kardeşim'

Şehirlerarası yolculuk gibi…