GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
24.02°
Parçalı Bulutlu
DOLAR 16.88
EURO 17.82
ALTIN 991.00
BİST 2.554

Hangisini tercih edersiniz?

7 Mayıs 2022 Cumartesi , 12:37

Bir ülkede yaşamayı tercih etmenin de koşulları var.

Diyelim ki…

Size bir değil, iki ülkeden iş teklifi var.

Her ikisi de aynı pozisyonu sunuyor.

Aynı ücreti öneriyor.

Bu ülkelerden birisi Almanya olsun.

Diğeri de Katar.

Hangisini tercih ederseniz?

Tercihinizi ne belirler?

Dünya genelinde düzensiz göç dalgasına baktığınızda kimsenin Katar’ı veya benzer ülkeleri tercih etmediği görülüyor.

Aynı dili konuşan ülkeler bile Arap yarımadasını değil, Akdeniz’i geçip Avrupa’ya yönelmeye çalışıyor.

Haliyle…

Bu iki ülkeden birisini tercih etmede Almanya yüzde yüze yakın bir tercih olur.

Peki neden?

Çünkü, Almanya veya AB ülkelerinde insanlar hak mahrumiyeti daha az yaşarlar.

Hak aramada AB ülkelerinin mahkemeleri daha güven verir.

Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının tutumu kişilere göre değişmez.

İlkeler çerçevesinde olaylara bakar.

Şimdi, aynı soruyu Türkiye üzerinden kurgulayın.

İnsanların güvenliğinden sorumlu bir bakanlığın koltuğunda oturan biri, bir siyasi partinin genel başkanını bırakın, herhangi bir vatandaşına “Operasyon çocuğu, Soros çocuğu” gibi ifadeler kullanıyorsa…

Kaldı ki…

Bu ilk de değil, Anamuhalefet Partisi Genel Başkanı’na benzer sözleri neredeyse sarf ediyorsa, o ülke başkaları için güvenli olabilir mi?

Türkiye’ye yatırım yapmayı düşünen insanlar, İçişleri Bakanı’nın kullandığı bu dil ve “Biz yaparız, hukuk arkadan gelir” mantığı karşısında kendisini güvende hissedebilir mi?

Bir bakanın, hem de iç güvenliği sağlamakla sorumlu bir bakanın böyle konuşması sokakları tahrik etmez mi?

Ülkede asayişi düzene sokacak Bakanı’nın genel güvenliği tehlikeye atacak davranışlarının sorgulanmasından daha tabi ne olabilir?

Her ne kadar AK Partili bakanlar, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın İçişleri Bakanlığı’nın önüne gidip meydan okumasının ardından İçişleri Başkanı Süleyman Soylu’yu ziyaret edip durdular ama bunun parti tabanını rahatlatmadığını biliyor olmalılar.

AK Partililerin önemli bir bölümü Soylu’nun bu çıkışları ve Bahçeli’nin verdiği desteği sorguluyorlar.

Endişeliler.

Rahatsızlar.

Üstelik, Soylu’nun bu çıkışının düzensiz göçmen konusunda ülke genelinde yaygınlaşan itirazları daha da körüklediği söylenebilir.

Özdağ’ın “Sessiz istila” filmiyle başlattığı Suriyeli ve diğer kaçak göçmenlerin ülkelerine iade meselesi toplumun her kesiminden ciddi destek buluyor.

Kuru laflarla bu durumu idare etmeye çalışmak meselenin daha da büyümesine neden oluyor.

Kaldı ki…

Bu konuda daha önce yaptığı açıklamalara rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan bile Suriyelilerin dönüşünü hiç olmadığı kadar dile getirir oldu.

Ramazan bayramında Suriye’ye gidenlerin geri dönemeyeceği yönünde alınan karar ve kapıların kapatılmış olması da sorunun ne kadar büyüdüğünün bir işareti değil miydi?

Enflasyonun resmi rakamlara göre yüzde 70 olarak açıklandığı ama gerçeğinin çok daha fazla olduğu bir ülkede esnaf da, işçi de, memur da, emekli de, çiftçi de vergi vermeden, devletin üstünden geçinenlerin yükünü artık taşımak istemiyor.

İktidar bunu görmeli, bakanlarının dili vakur olmalı, Türkiye, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vurguladığı gibi “Yurtta barış dünyada barış” anlayışına geri dönmeli. 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bir kent ona emanet edilir

Eski Kaplıca’da şaşırtan duvar!

Çiftçi, başı dara düştüğünde kime gidecek?

Fabrika olsun, tarım olmasın mı?

Tokuş’taki hokus pokus!

Fotoğrafların arka yüzü!..

Öğrenci, öğretmen ne yapsın?

Pasta ile başladı pasta ile bıraktı!

'Ne yapalım kısmet değilmiş'

Göl için iki önerge…

En büyük yelpaze…

4-0’lık, 6-0’lık makyajlar bu gerçeği değiştiremez

Bu tabuta çivi çakmak değilde nedir?

Gül’e giden Bursalı!..

Tarihi mahallenin izlerini taşıyor

Kılıçdaroğlu adaylığı için ne dedi?

'Eğer esnaf konuşabilseydi…'

'Ben yaşadığımı söylerim'

Bizi bekleyen çer çöp ve talan…

Sanki Kemal Derviş!

Çamuru çıkar ada yap!

Kestaneye hamsi muamelesi yapmışız!

Veliler konuşuyordu kulak misafiri olduk

Gözler onun üstünde!

Çerkezlerin 158 yıllık acısı…

Hazine takasında Bursa da var

Velodrom da unutuldu gitti!

Büyük yolculuğun çıkış tarihi…

Bir devir bitti, bir devir başladı

'Ya değişim diyecekler ya da böyle iyi…'

Sarılmayla verilen mesaj…

Daha ne yapsın Frutti Extra…

Değişimin fitilini ateşleyebilecekler mi?

O beş adım merak uyandırıyor

Müjdat Gezen’i neden beğenmediler?

Mucizeyi getiren o saliseler…

Bu şehirden bir Kemal geçti

An an tükeniyor ömür…

Yumurtayı marketten alıyorlar!

Gaziler de şehit yakınları da aynı şeyi söylüyor

Gemlik’ten yükselen sesler…

Salgın bitmedi, salgın dönemi bitti

Düşen uçak Yunuseli’ni yutmasın!

“Yaşamak güzel şey doğrusu”

'Zincirler erir, taç ve tahtlar batar yok olur'

İsteseler iktidar olurlar

Şehrin göbeğinde ormanı talan ettiler…

Mayısı bekleyen DAĞDER’de 5. aday

'O parayla üç hastane yapılırdı'

Hukuk öğrencisinin çığlığı

Zeytinden marketlere tarım

Unutulan bir gerçek!

Nilüfer’e çifte kıskaç!

Öğreniyoruz biraz eksik biraz iş işten geçtikten sonra

Mazotta büyük indirim(!)

'Bu kuşlar ne olacak diye soran hiç yok mu?'

Nilüfer: Denizlerin koronavirüsü…

Gölkuşu, Denizkuşu oluyor

''Nerede'' diye yürüdüler

'Mutlu bir dünya'

10 yıl iş garantili üniversite!

Nilüfer’de hokus pokus planı!

Ünlü tarihçinin şeftali sitemi!

25’inde veda etmek…

Kendi ayağıyla hayallerini yıktı!

Marullar belediye serasından…

Çevrenin yükü ağırdır!

'Bakkalın yerini getir aldı'