GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
19.27°
Orta şiddetli Yağmur
DOLAR 12.67
EURO 14.31
ALTIN 730.67
BİST 1.78507

Hastanede çıldırtan anlar!

3 Eylül 2021 Cuma , 13:09

6 Eylül, kritik bir tarih olarak önümüzde duruyor.

1,5 yıldır daha çok kapalı olan okullar kapıları tam kapasiteyle açacak.

Milli Eğitim Bakanlığı, bu konuda bir aranın söz konusu olmayacağını ifade eden açıklamalarıyla gündemde.

Özel okulların birçoğu ise bu tarihi beklemeden kapılarını tam zamanlı ve tam kapasite ile açtı bile…



2019 yılının son ayında patlak veren 2020 yılını kâbusa çeviren Covid -19 nedeniyle okula gitmeden ekran başından eğitim alan birçok çocuk yarım yamalak okumayı öğrenmiş olarak pazartesi günü sınıfında olacak.

Okula yeni başlayacak çocuklardan farkları olmayacak.

Zorlu bir sürecin içinden geçmeye devam ederken, günlük vaka sayılarının 20 binin altına henüz kalıcı şekilde inmemesi haliyle tedirginlik yaratmaya da devam ediyor.

Covitten kaynaklı ölümler 200’lü rakamların üzerinde seyrediyor.

Bu kötü tablo içinde sevindirici olan ise aşı karşıtlığının pompalandığı bir süreçte aşı olanların sayısının giderek artıyor olması.

Bursa bu konuda ivmesini giderek yükseltiyor.

3 milyon 60 bin nüfuslu Bursa’da aşılanma oranının yüzde 78’e ulaşması kentimiz adına sevindirici ama bu her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmiyor.



Önceki gün bir arkadaşımız gribal enfeksiyon ile Covid-19 arasında yaşadığı şüpheyi gidermek için Mudanya Devlet Hastanesi’ne gidip test yaptırmak istiyor.

Yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Epeyce bir sıra vardı.

İçeriye girdiğimde bir teyze doktora ‘Bana bir katarin yaz da gideyim’ diyordu.

Doktor, ‘Teyze testini yapalım, filmini çekelim öyle yazarım’ dedi.

Teyze inat etti.

'Test de yaptırmam filmde çektirmem.

Sen bana ilacı yaz gideyim’ diye diretti.

En sonunda dayanamadım, teyze sen bizim zamanımızı neden boşa harcatıyorsun.

Testi yaptırmayacaksan buraya neden geldin diye çıkışmak zorunda kaldım.

Hapşırıyor, her tarafım ağrıyor diyor ama teste yanaşmıyor.

Doktor da söyledi.

Böyle insanlar var olduğu sürece biz bu hastalığı zor yeneriz.”

Eminim ki buna benzer çok daha fazla örnek söz konusudur.

İnsanlarımız şunu anlamalı.

Bu hastalık kendiniz kadar çevrenizi de düşünmenizi zorunlu kılıyor.

“Ben istemiyorum” diyerek, kendinizle ilgili verdiğiniz bu karar, aslından sizin kadar çevrenizdeki insanları da etkiliyor.

Buna hakkımız var mı diye düşünmeliyiz.

Aşı burada önem kazanıyor.

Salgını durdurma konusunda önemli bir silah…

Ama hedefi tam 12’den vurabilmesi için diğer tedbirlere uyulmasının büyük önemi var.

Bilim insanları da sürekli bu konuya dikkat çekiyor.

Aşıda yüzde yüz oranına ulaşmak için maske zorunluğuna benzer kısıtlamaların daha sert bir şekilde devreye sokulması gerekir.

Aşı olanlar da hastalığa yakalanıyor.

Ama ölüm riski…

Hastaneye yatma riski…

Yoğun bakım riski aşılı olanlara göre çok çok düşük seviyelerde.

Birkaç gün önce covit olan İYİ Parti Bursa İl Başkanı Selçuk Türkoğlu yaptığı açıklamada aşılı olduğu için hastalık sürecini çok rahat geçirdiğini belirtiyordu.

Covit-19’u tümüyle bitirebilmek için yayılmasını durdurmak gerekiyor.

Aşı tam da bu işe yarıyor.

Hala aşı olmamış olanlar varsa ölümün kapılarına dayanmasını beklemesinler.

Aşı olsunlar.



Bu aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk.

Bunu unutmasınlar.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Hoca soruyor: 'Neden altı hafta?'

Kimse güvenmediği evin kapısını çalmaz

Japon Yen’i ile döviz şokunu kılıflamak…

'Hocam, neler oluyor ülkemizde?'

Feride de isterdi!

Bu nasıl bir gariplik böyle…

Üniversitelerin ekonomi hocaları neden sessiz?

Çok güzel bir haber…

Aşırı motivasyon da tehlikelidir

Ah Mehmet Hocam ah!

Kimse annesiz kalmasın…

En masum kalanı okullar…

Kentin sesi onlara gelir…

Uludağ ölürse Bursa ölür…

Neden sahip çıkıyoruz?

Susurluk Çayı Gemlik’i tehdit ediyor

Eşik atlama maçı…

Orhangazi’de devir isyanı!

Necatibey’e son darbe!..

Bir sergiden çok daha fazlası…

Gazetecilikle ilgili iki not…

'…Zor olan inip onu yönetmektir'

98 yıl önceden bugüne…

Eski Tekel arazisi ne oldu?

'Çözün bu sorunu kardeşim'

Şehirlerarası yolculuk gibi…

'Bu kalp, bu yürek yoruldu'

Birileri hayatını kaybetmeden yapabilirler mi?

Üç okul aynı binadaysa “kabahatin büyüğü senin kardeşim”

Hangisi daha zor: İşlevsizlik mi sömürü mü?

Hayal etmeseydiler olur muydu?

Baraj bitmedi, okul nerede?

Bu bina nerede olabilir?

Yılkı atlarıyla ünlenen köyden yükselen feryat...

Tabiat’tan Kuntz’a spor…

O filmin müthiş bir sloganı vardı

Ege kendi rengine bürünmüş…

O kareler bizi şaşırtabilecek mi?

Bir iyi, bir kötü…

OSB’ler diken üstünde!..

İş insanından yazar olur mu?

Senin olanı senden alıyorlar…

'Zamlar' para etmiyor!

Fabrika sahipleri billboarda çıktı

Millet’ten Cumhur’a çalım…

Her eski nitelikli mi sayılmalı?

Bu suçun tek cezası hapis mi olmalı?

Daha mı iyi oldu daha mı kötü?

Bu öğrencilerin rektörleri nerede?

'O ceketleri asıp gideriz'

Hayvana çıkan başıboşluk meselesi!

Kendi başını da yakacak…

Kaybedilmiş bir maçtan sonra çağırılır mıydı?

Son dakika adayı mı?

Balat’ta nostaljik konser!

Zaman, sizinle doğar, sizinle yaşlanır

Adını şimdi herkes duyar…Spor sahasına baz!

Şener Şen gibi ortada kalmışlardı!

Para-siyaset= Milli ruhu bozar

Siyahın bedeli 50 Euro’dan başlıyor…

O tren düdüğünü çalabilecek mi?

Adını verdiği gölün kenarında heba edilişine tanıklık ediyor

Can alıcı bir söz…

Şafağın sökmesini bekleyen güneş gibi…

Yerlerini emojiler aldı

Şentürk’ün milli takıma taşıdığı çocuklar!

'Susuyorsun; iki çift laf et diyorlar'

Siz duymamış olabilirsiniz diyenlere bu kapı açık