GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
20.58°
Hafif Yağmur
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST 0

Hayal etmeseydiler olur muydu?

16 Ekim 2021 Cumartesi , 18:20

Her buluş bir diğerinin altyapısı…

Biri, diğerini hayal ettiriyor.

Hayal ise yeni dünyaların kapısını aralıyor.

Ateşten tekerleğe, telefondan televizyona, bilgisayardan internete kadar uzanan zaman süzgecinde buraya yazamadığımız ama insanlık tarihini değiştiren nice buluşlar söz konusu…

Günümüzde ise öne çıkan internet.

Her şeyi kolaylaştıran bir sürecin adresi oldu.

Cep telefonları da önemli.

İnternetle bütünleşince mekân kavramı ortadan kalktı.

Sadece mekân mı?

Zaman kavramı da şekil değiştirdi.

Artık 24 saat bankacılık işlemi yapılıyor.

Gece gündüz fark etmeden bilgi transferi devam ediyor.

Görüntülü görüşme, anında canlı yayın yapma gibi imkânları da cep telefonu internet işbirliğiyle gerçekleştirebiliyoruz bugün.

İnterneti bu kadar güncel kılan ve herkesin kullanımına açan gelişmelerden biri de arama motorları.

Daha doğrusu Google…

Bilgiyi saklama şansı kalmadı.

Eskiden insanlar kafasına göre bir şeyler anlatıyorlardı.

Okullarda…

İşte…

Evde…

Sokakta, caddede konuşulanlar, söylenenlerin doğruluğunu test edebilmek için kütüphanelerin yolunu tutup, sayfalar arasında sörf yapmanız gerekiyordu.

Bu…

Bizim gibi kitapla, okumayla mesafeli toplumlarda zor olan bir şeydi.

İnternetin olmadığı dönemlerde günlük gazeteler kendi aralarında sınıflandırılırdı.

Ciddi gazeteler vardı.

Bir de bulvar gazetesi adını alanlar.

Sonradan spor gazeteleri de eklendi buna.

Günlük siyasi konuları daha öncelikli işleyen gazetelerin satışı ile bulvar gazetelerinin satışları arasında muazzam farklar olurdu.

Bulvar gazeteleri çok daha fazla satardı.

Nedeni basitti?

Koca puntolu haberler, boy boy fotoğraflar, kim ne dedi, şu sanatçı kiminle birlikte türü haberleri öne çıkarırlar, iç sayfalarında da cinayet, kapkaç haberleriyle satışlarını patlatırlardı.

Ha bir de arka sayfa güzelleri vardı.

Bulvar gazetelerinin bu uygulamasını daha sonraki yıllarda ciddi gazetelerin bazıları da arka sayfalarında uygulamaya soktu.

Önce televizyonlarla sonra internetle mücadele sürecine giren yazılı basın artık son demlerinde.

Tirajlar eskiden de iyi değildi ama artık çok çok gerilere düştü.

Gazeteler de doğal olarak dijital mecrada kendilerini güçlendirmek için çaba gösteriyorlar.

İnternetin hayatımıza dahil edeceği şeyleri hayal etmekten vazgeçmediğimiz sürece önümüze çıkacak yenilikler de bizi şaşırtmayacaktır.

Google benzeri yapılar doğru kullanıldığı sürece doğruların karanlık köşelere mahkum edilmesi eskisine göre daha zor olacaktır.

Bugünün gençlerinin büyüklerin tahmin edemediği kadar bilgiye sahip oldukları karşısında şaşıranlara Z kuşağı temsilcileri şu tepkiyi veriyordu:

“Büyükler niye şaşırıyor ki biz her bilgiye zaten ulaşıyoruz.

Bizi şaşırtan onların bu bilgilere sahip olmamıza şaşırmaları” diyorlardı.

Cep telefonu ve internetle büyüyen bir neslin bilginden uzak kalması mümkün olabilir mi?

Google gibi yapılar bilgiyi tek bir kelime ve tek bir tuşa kadar indirdi.

Kullanması size kalmış.

Hayatımızı kökünden değiştiren bütün bu buluşların temelinde yatan gerçeği ise asla unutmadan ama…

Hayal edin…

Güzel günler yakında…

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Hoca soruyor: 'Neden altı hafta?'

Kimse güvenmediği evin kapısını çalmaz

Japon Yen’i ile döviz şokunu kılıflamak…

'Hocam, neler oluyor ülkemizde?'

Feride de isterdi!

Bu nasıl bir gariplik böyle…

Üniversitelerin ekonomi hocaları neden sessiz?

Çok güzel bir haber…

Aşırı motivasyon da tehlikelidir

Ah Mehmet Hocam ah!

Kimse annesiz kalmasın…

En masum kalanı okullar…

Kentin sesi onlara gelir…

Uludağ ölürse Bursa ölür…

Neden sahip çıkıyoruz?

Susurluk Çayı Gemlik’i tehdit ediyor

Eşik atlama maçı…

Orhangazi’de devir isyanı!

Necatibey’e son darbe!..

Bir sergiden çok daha fazlası…

Gazetecilikle ilgili iki not…

'…Zor olan inip onu yönetmektir'

98 yıl önceden bugüne…

Eski Tekel arazisi ne oldu?

'Çözün bu sorunu kardeşim'

Şehirlerarası yolculuk gibi…

'Bu kalp, bu yürek yoruldu'

Birileri hayatını kaybetmeden yapabilirler mi?

Üç okul aynı binadaysa “kabahatin büyüğü senin kardeşim”

Hangisi daha zor: İşlevsizlik mi sömürü mü?

Baraj bitmedi, okul nerede?

Bu bina nerede olabilir?

Yılkı atlarıyla ünlenen köyden yükselen feryat...

Tabiat’tan Kuntz’a spor…

O filmin müthiş bir sloganı vardı

Ege kendi rengine bürünmüş…

O kareler bizi şaşırtabilecek mi?

Bir iyi, bir kötü…

OSB’ler diken üstünde!..

İş insanından yazar olur mu?

Senin olanı senden alıyorlar…

'Zamlar' para etmiyor!

Fabrika sahipleri billboarda çıktı

Millet’ten Cumhur’a çalım…

Her eski nitelikli mi sayılmalı?

Bu suçun tek cezası hapis mi olmalı?

Daha mı iyi oldu daha mı kötü?

Bu öğrencilerin rektörleri nerede?

'O ceketleri asıp gideriz'

Hayvana çıkan başıboşluk meselesi!

Kendi başını da yakacak…

Kaybedilmiş bir maçtan sonra çağırılır mıydı?

Son dakika adayı mı?

Balat’ta nostaljik konser!

Zaman, sizinle doğar, sizinle yaşlanır

Adını şimdi herkes duyar…Spor sahasına baz!

Şener Şen gibi ortada kalmışlardı!

Para-siyaset= Milli ruhu bozar

Siyahın bedeli 50 Euro’dan başlıyor…

O tren düdüğünü çalabilecek mi?

Hastanede çıldırtan anlar!

Adını verdiği gölün kenarında heba edilişine tanıklık ediyor

Can alıcı bir söz…

Şafağın sökmesini bekleyen güneş gibi…

Yerlerini emojiler aldı

Şentürk’ün milli takıma taşıdığı çocuklar!

'Susuyorsun; iki çift laf et diyorlar'

Siz duymamış olabilirsiniz diyenlere bu kapı açık