GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
24.02°
Parçalı Bulutlu
DOLAR 16.88
EURO 17.82
ALTIN 991.00
BİST 2.554

Kadınlar kime güvenecekler?

22 Şubat 2022 Salı , 11:09

Aklın bittiği yerde şiddet başlar.

Vicdan kaybolur.

İnsanlık ölür.

Maalesef ülkemiz şiddet sarmalından bir türlü kurtulamıyor.

Artan kadın cinayetleri ülkemizin kanayan yaralarından birisi olarak önümüzde duruyor.

Gün geçmiyor ki bir kadın erkek şiddeti nedeniyle hayatını kaybetmesin.

Önceki akşam 23 Nisan Mahallesi’nde Nilüfer Kent Konseyi, 23 Nisan Kadın Derneği, 23 Nisan Mahalle Komitesi üyeleri geçtiğimiz günlerde Bursa’da eski eşi tarafından katledilen öğretmen Yasemin Ulutaş için bir araya geldiler.

CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Remzi Çınar da eski eşi tarafından katledilen Yasemin Ulutaş için bir araya gelen kadınlara destek verenler arasındaydı.

Yapılan basın açıklamasında dikkat çeken noktalardan birisi sosyal medyada yer alan yorumlarla ilgiliydi.

Bursa Emniyet Müdürlüğü’nde görevli eski eşin işlediği cinayete ilişkin sosyal medyada emniyet mensubu kişilerin geçmiş olsun mesajları yayınladığına vurgu yapılıyordu.

Kadınlar, bu duruma tepkiliydi.

Öldürülmüş bir anne, bir öğretmen söz konusuyken sosyal medyadan polis olan katil eski koca için meslektaşlarının geçmiş olsun mesajları yayınlanmasına anlam vermekte zorluk çekiyorlardı.

Hakikaten tuhaf bir durum.

Cinayetin hangisi makbul ki geçmiş olsun denilebiliyor.

Hele ki görevi kanunları uygulamak, toplumda huzuru sağlamak olanların böyle mesajlar atıyor olması akıl alır gibi değil.

Kadınlar kime güvenecekler?

Katledilen Yasemin Ulutaş’ın kız kardeşiyle babası da oradaydı.

Kardeşinin yaptığı konuşma geride kalan evladının, anne babasının, sevenlerinin yaşadığı dramı yansıtıyordu.

Kardeşi, “Bu son olsun” derken, tek isteklerinin adalet olduğunu, cezada indirim gibi faktörlerin devreye girmemesi için kadınların birlikteliğini istiyor, “Hep bizimle olun” çağrısında bulunuyordu.

Derler ya, “Ateş düştüğü yeri yakar.”

Kadın cinayetleri sadece düştüğü yeri değil, bütün bir ülkeyi yakar hale geldi.

İstanbul Sözleşmesi’nin altından Türkiye’nin imzasını çeken iktidarın vurguları ise ne yazık ki kadınları korumaya yetmedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kadınları korumak için İstanbul Sözleşmesi’ne gerek yok diyordu.

Kadınlar haklı olarak soruyor:

“İstanbul Sözleşmesi artık yok; kadınlar erkekler tarafından öldürülmeye devam ediliyor, neden durduramıyorsunuz?”

Her kadın cinayeti insanlığı biraz daha öldürüyor.

Kimse ölmesin!

Kimse öksüz kalmasın.

Kimse çocuğunu yitirmesin diye kadınlar seslerini yükseltmeye çalışıyor.

İnsan haklarına saygılı, eşini, kız çocuğunu kendisi gibi eşit, kendisi gibi hakları olan bireyler olarak gören babalar, erkeklerin işlediği bu cinayetler nedeniyle kahroluyor.

Utanıyor.

Katil erkekler, işledikleri cinayetlerde kadınlar kadar erkekleri de öldürüyorlar.
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bir kent ona emanet edilir

Eski Kaplıca’da şaşırtan duvar!

Çiftçi, başı dara düştüğünde kime gidecek?

Fabrika olsun, tarım olmasın mı?

Tokuş’taki hokus pokus!

Fotoğrafların arka yüzü!..

Öğrenci, öğretmen ne yapsın?

Pasta ile başladı pasta ile bıraktı!

'Ne yapalım kısmet değilmiş'

Göl için iki önerge…

En büyük yelpaze…

4-0’lık, 6-0’lık makyajlar bu gerçeği değiştiremez

Bu tabuta çivi çakmak değilde nedir?

Gül’e giden Bursalı!..

Tarihi mahallenin izlerini taşıyor

Kılıçdaroğlu adaylığı için ne dedi?

'Eğer esnaf konuşabilseydi…'

'Ben yaşadığımı söylerim'

Bizi bekleyen çer çöp ve talan…

Sanki Kemal Derviş!

Çamuru çıkar ada yap!

Kestaneye hamsi muamelesi yapmışız!

Veliler konuşuyordu kulak misafiri olduk

Gözler onun üstünde!

Çerkezlerin 158 yıllık acısı…

Hazine takasında Bursa da var

Velodrom da unutuldu gitti!

Büyük yolculuğun çıkış tarihi…

Bir devir bitti, bir devir başladı

'Ya değişim diyecekler ya da böyle iyi…'

Sarılmayla verilen mesaj…

Daha ne yapsın Frutti Extra…

Değişimin fitilini ateşleyebilecekler mi?

O beş adım merak uyandırıyor

Hangisini tercih edersiniz?

Müjdat Gezen’i neden beğenmediler?

Mucizeyi getiren o saliseler…

Bu şehirden bir Kemal geçti

An an tükeniyor ömür…

Yumurtayı marketten alıyorlar!

Gaziler de şehit yakınları da aynı şeyi söylüyor

Gemlik’ten yükselen sesler…

Salgın bitmedi, salgın dönemi bitti

Düşen uçak Yunuseli’ni yutmasın!

“Yaşamak güzel şey doğrusu”

'Zincirler erir, taç ve tahtlar batar yok olur'

İsteseler iktidar olurlar

Şehrin göbeğinde ormanı talan ettiler…

Mayısı bekleyen DAĞDER’de 5. aday

'O parayla üç hastane yapılırdı'

Hukuk öğrencisinin çığlığı

Zeytinden marketlere tarım

Unutulan bir gerçek!

Nilüfer’e çifte kıskaç!

Öğreniyoruz biraz eksik biraz iş işten geçtikten sonra

Mazotta büyük indirim(!)

'Bu kuşlar ne olacak diye soran hiç yok mu?'

Nilüfer: Denizlerin koronavirüsü…

Gölkuşu, Denizkuşu oluyor

''Nerede'' diye yürüdüler

'Mutlu bir dünya'

10 yıl iş garantili üniversite!

Nilüfer’de hokus pokus planı!

Ünlü tarihçinin şeftali sitemi!

25’inde veda etmek…

Kendi ayağıyla hayallerini yıktı!

Marullar belediye serasından…

Çevrenin yükü ağırdır!