GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
19.27°
Orta şiddetli Yağmur
DOLAR 12.67
EURO 14.31
ALTIN 730.67
BİST 1.78507

Kaybedilmiş bir maçtan sonra çağırılır mıydı?

16 Eylül 2021 Perşembe , 11:55

Futbolculuğunda da dobra bir insandı, teknik adamlığında da bunu sürdürüyor Sergen Yalçın…

Kendi sahasında Borussia Dortmund’a yenildi.

Maç sonu yaptığı açıklamalar yine o dobralığın ürünüydü.

Oyuna yönelik değerlendirmelerinin en sonunda söyledikleri önemliydi.

“Ülkende oynanan futbola bak önce” diyordu.

“Kuralar çekildiğinde rakipler hep kolay ama öyle olmadığını sonradan görüyoruz.”

İkinci cümle bizim özetimiz zaten…

Her şey kolay…

Her şey basit…

Çin, 2000’li yıllara kadar dünya sporunda yok denecek bir seviyeydi.

2008 Pekin Olimpiyatları’na öyle bir hazırlandılar ki o hazırlık Çin’i bugün her branşta öne çıkardı.

Tenisten yüzmeye kadar her alanda Çin var artık.

Doğru bir altyapı oluşturmadığınız sürece elde edeceğiniz başarılar ya dönemsel oluyor ya da tesadüfi…

Sergen Yalçın’ın söylediklerinin özeti bu değil mi?

Aynı gece Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi’nde Borussia Dortmund’la oynarken Bursaspor da kendi evinde Samsunspor’la karşılaştı.

Şeytanın bacağını kırmak için sahaya çıkan Timsahlar, kendi kalesinde golü gördükten sonra ışıklar bir anda söndü gibi oldu.

Kente karamsarlık çöktü.

“Yine mi aynı son” duygusu gelip yüreklere oturdu.

Tribünde olanların duygularıyla maçı televizyondan izleyenlerin yaşadığı duygular elbette aynı olmuyor.

Hele her ikisinden uzak bir durumda maçla ilgili gelişmeleri takip ediyorsanız, skor sizi daha da endişelendirebiliyor.

Neyse ki korkulan olmadı.

Bursaspor, geriye düştüğü maçı on kişi kalmasına rağmen 4-1 gibi önemli bir skorla bitirdi.

Maç sonu Bursaspor’un kaptanı tribünlere çağrıldı.

Kaptan, bu kırılma maçında takımını on kişi bırakan isimdi.

Tribünler, Emirhan Aydoğan’ı tribünlere çağırarak, kırmızı kart sonrası moral veriyorlardı.

Maçın skorunu aklınızdan çıkarıp da tribünlerin Emirhan’ı bağrına basmasını değerlendirirseniz, harika, muhteşem yorumlarını pekâlâ yapabilirsiniz.

Seyirci ile taraftarı birbirinden ayıran ayrıntı da burada yatıyor zaten…

Seyirci, keyif almaya bakar.

Taraftar, sadece kazanmaya odaklıdır.

Üç puan alalım da nasıl olursa olsun diye düşünür.

Takımı galipse ne aklına kırmızı kart gelir, ne sahada görevini yapmayan oyuncu, ne de az önce aleyhinde olumsuz tezahürat yaptığı teknik adam, kulüp yönetimi…

Galibiyetle her şeyi toz pembe görür.

Kaybettiğinde ise ne sahadaki iyi oyun, ne transfer tahtasının açılması için gecesini gündüzüne katan yönetim, ne elini taşın altına koymaktan çekinmeyen oyuncular kalır.

Her şey kötü, her şey berbat görünür.

Kırmızı kart görüp takımını on kişi bırakan Emirhan Aydoğan kaybedilmiş bir maçtan sonra tribünlere çağırılır mıydı?

Keşke çağırılabilse…

O vakit ne Türk futbolu ne de Bursaspor buralarda olurdu.
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Hoca soruyor: 'Neden altı hafta?'

Kimse güvenmediği evin kapısını çalmaz

Japon Yen’i ile döviz şokunu kılıflamak…

'Hocam, neler oluyor ülkemizde?'

Feride de isterdi!

Bu nasıl bir gariplik böyle…

Üniversitelerin ekonomi hocaları neden sessiz?

Çok güzel bir haber…

Aşırı motivasyon da tehlikelidir

Ah Mehmet Hocam ah!

Kimse annesiz kalmasın…

En masum kalanı okullar…

Kentin sesi onlara gelir…

Uludağ ölürse Bursa ölür…

Neden sahip çıkıyoruz?

Susurluk Çayı Gemlik’i tehdit ediyor

Eşik atlama maçı…

Orhangazi’de devir isyanı!

Necatibey’e son darbe!..

Bir sergiden çok daha fazlası…

Gazetecilikle ilgili iki not…

'…Zor olan inip onu yönetmektir'

98 yıl önceden bugüne…

Eski Tekel arazisi ne oldu?

'Çözün bu sorunu kardeşim'

Şehirlerarası yolculuk gibi…

'Bu kalp, bu yürek yoruldu'

Birileri hayatını kaybetmeden yapabilirler mi?

Üç okul aynı binadaysa “kabahatin büyüğü senin kardeşim”

Hangisi daha zor: İşlevsizlik mi sömürü mü?

Hayal etmeseydiler olur muydu?

Baraj bitmedi, okul nerede?

Bu bina nerede olabilir?

Yılkı atlarıyla ünlenen köyden yükselen feryat...

Tabiat’tan Kuntz’a spor…

O filmin müthiş bir sloganı vardı

Ege kendi rengine bürünmüş…

O kareler bizi şaşırtabilecek mi?

Bir iyi, bir kötü…

OSB’ler diken üstünde!..

İş insanından yazar olur mu?

Senin olanı senden alıyorlar…

'Zamlar' para etmiyor!

Fabrika sahipleri billboarda çıktı

Millet’ten Cumhur’a çalım…

Her eski nitelikli mi sayılmalı?

Bu suçun tek cezası hapis mi olmalı?

Daha mı iyi oldu daha mı kötü?

Bu öğrencilerin rektörleri nerede?

'O ceketleri asıp gideriz'

Hayvana çıkan başıboşluk meselesi!

Kendi başını da yakacak…

Son dakika adayı mı?

Balat’ta nostaljik konser!

Zaman, sizinle doğar, sizinle yaşlanır

Adını şimdi herkes duyar…Spor sahasına baz!

Şener Şen gibi ortada kalmışlardı!

Para-siyaset= Milli ruhu bozar

Siyahın bedeli 50 Euro’dan başlıyor…

O tren düdüğünü çalabilecek mi?

Hastanede çıldırtan anlar!

Adını verdiği gölün kenarında heba edilişine tanıklık ediyor

Can alıcı bir söz…

Şafağın sökmesini bekleyen güneş gibi…

Yerlerini emojiler aldı

Şentürk’ün milli takıma taşıdığı çocuklar!

'Susuyorsun; iki çift laf et diyorlar'

Siz duymamış olabilirsiniz diyenlere bu kapı açık