GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
22.02°
Az Bulutlu
DOLAR 15.58
EURO 16.24
ALTIN 902.00
BİST 2.422

Peki, kim yapacak bunu?

12 Ocak 2022 Çarşamba , 12:07

Ahmet Çalık…

Enes Kara…

Dilara Yıldız…

Raziye Oskay…

İsmail Kaya, Sinan Amil, Aydın Doğru, Yunus Akşit…

Artık yoklar.

Hepsinin ayrı bir hikâyesi var.

Ahmet Çalık, milli takımlar seviyesinde futbol oynayan bir isimdi.



Konya’dan Ankara’ya evlilik işlemleri için giderken kendi kullandığı araçla kaza geçirdi.

Hayatını kaybetti.

Futbol dünyası yasa boğuldu.

Kazanın nedeni henüz bilinmese de milli futbolcunun ölümüne aşırı hız, dikkatsizlik neden olmuş gözüküyor.

Enes Kara; Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. Sınıf öğrencisiydi.

Ailesinin baskısıyla kaldığı cemaat yurdunda yaşadıkları nedeniyle intiharı seçti.

Yayınladığı videoda yaşadığı stresi bütün boyutlarıyla anlatan Enes Kara, denetimsiz, imtiyazlı cemaat yurtlarının kurbanlarından birisi oldu.

Kendisini anlamayan, destek çıkmayan anne babanın yaşamdan kopardığı bir evlat olarak bu hayattan çekip gitmeyi tercih etti.

İnsanın içine işleyen bu acıları derinleştiren bir diğer üzücü olay da İstanbul’da yaşandı.

Avukat Dilara Yıldız, uzaklaştırma kararı aldırdığı eski nişanlısı tarafından katledildi.



Erkek şiddetine kurban giden kadınlar listesine adı yazıldı.

Raziye Oskay; o da Dilara Yıldız gibi eski nişanlısının kurbanı oldu.

Şiddetin dur durak bilmediği Türkiye’de kadınlar erkek egemen zihniyetin kurbanı olmaya devam ederken İstanbul Sözleşmesi’nden çekildik.

İçişleri Bakanı, İstanbul Sözleşmesi olmadan da kadınları korumak için her şeyin yapıldığını, yapılacağını söylüyordu.

Sözle şiddet önlenebiliyor olsaydı, Dilara Yıldız, Raziye Oskay bugün aramızda olurdu.

Şiddetin, tahammülsüzlüğün eksik olmadığı zamanlarda kadınlar erkek kurbanı, çocuklar kendilerini geleceğe taşıyamayan devletin ihmali, ailelerinin ayak diremeleriyle yaşamdan koparken, trafik kazaları da can almaya ne yazık ki devam ediyor.

Futbol dünyasını yasa boğan trafik kazasında Konyasporlu Ahmet çalık hayatını kaybederken aynı saatlerde Bursa da göreve giderken devrilen itfaiye aracında hayatlarını kaybeden İsmail Kaya, Sinan Amil, Aydın Doğru, Yunus Akşit’i toprağa veriyordu.


“Ateş düştüğü yeri yakar” derler.

Acılı ailelerin yaşadıklarını herkes anlayabilir ama acının kavurucu sıcaklığını herkes bilemez.

Trafik kazalarına her gün kurban veren bir ülke Türkiye.

Gün içinde o kadar çok kaza yaşanıyor ki…

Önlemler de yetmiyor.

Denetimler de…

Kendimizi tehlikeyle sınamaya devam edip gidiyoruz işte.

Tarikatlar, cemaatler, yurtlar…

Adını ne diye nitelendirirseniz nitelendirin, otoriteye dönüşen bütün yapılar gençler ve çocuklar için tehlike yaratıyor.

Üniversite öğrencilerinin yaşadıklarını o ortamlardan geçenler bilir.

Ailelerin imkânları birçok genci olmadık yollara iter.

Oysa devlet, yurt ve burs konusunda gereken kolaylıkları sağlamış olsa gençler yan yollara saptırılmadan, ölümün kucağına düşmeden okullarından mezun olup, hayatın içinde kendilerine düşen rolün gereğini yapar hale gelecekler.

Aynı durum kadın şiddeti için de geçerli.

Her yıl artarak devam eden kadın cinayetleriyle ilgili ortaya bir çözüm konulmuş olsaydı, cinayetler artmaz, hiçbir kadın bir zamanlar sevdiği erkek tarafından katledilmezdi.

Söylenecek çok söz var, lakin sözlerin değil, önlemlerin devrede olması gerekiyor.

Peki, kim yapacak bunu?

Asıl meselemiz de bu…
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

'Ya değişim diyecekler ya da böyle iyi…'

Sarılmayla verilen mesaj…

Daha ne yapsın Frutti Extra…

Değişimin fitilini ateşleyebilecekler mi?

O beş adım merak uyandırıyor

Hangisini tercih edersiniz?

Müjdat Gezen’i neden beğenmediler?

Mucizeyi getiren o saliseler…

Bu şehirden bir Kemal geçti

An an tükeniyor ömür…

Yumurtayı marketten alıyorlar!

Gaziler de şehit yakınları da aynı şeyi söylüyor

Gemlik’ten yükselen sesler…

Salgın bitmedi, salgın dönemi bitti

Düşen uçak Yunuseli’ni yutmasın!

“Yaşamak güzel şey doğrusu”

'Zincirler erir, taç ve tahtlar batar yok olur'

İsteseler iktidar olurlar

Şehrin göbeğinde ormanı talan ettiler…

Mayısı bekleyen DAĞDER’de 5. aday

'O parayla üç hastane yapılırdı'

Hukuk öğrencisinin çığlığı

Zeytinden marketlere tarım

Unutulan bir gerçek!

Nilüfer’e çifte kıskaç!

Öğreniyoruz biraz eksik biraz iş işten geçtikten sonra

Mazotta büyük indirim(!)

'Bu kuşlar ne olacak diye soran hiç yok mu?'

Nilüfer: Denizlerin koronavirüsü…

Gölkuşu, Denizkuşu oluyor

''Nerede'' diye yürüdüler

'Mutlu bir dünya'

10 yıl iş garantili üniversite!

Nilüfer’de hokus pokus planı!

Ünlü tarihçinin şeftali sitemi!

25’inde veda etmek…

Kendi ayağıyla hayallerini yıktı!

Marullar belediye serasından…

Çevrenin yükü ağırdır!

'Bakkalın yerini getir aldı'

Uzay filmlerinde gibi!..

Nereye kaçarsan kaç…

Soydaş yaralandı!

Neye “Dokunma” dediler…

Hayat, bir kez yaşanıyor!

İki başkanın buluşması…

Şampiyon babasının son dersi…

İlk akla gelen okulları kapatmak

Sebzede de kriz kapıda!

Kazık gibi çakılmış binalar görüyoruz  

Gerçek bunu söylüyor

Zamlar bel bükmeyi de geride bıraktı

Bu kararda Millet yok

Bozbey’e her hafta davet var!

Bundan sonrası sizde…

Herkesin bir gün öleceği unutuluyor!

Herkes gibi izliyorlar…

Savunma bütçeniz kadar sözünüz var

Geçit’te hem esnafa hem alış veriş yapana ceza…

Kadınlar kime güvenecekler?

İnsan saç baş yolacak hale geliyor

Tel tel dökülüyor o boyalar

Ertelenecekse neden alınıyor bu kararlar?

Başkan, denizin çığlığı oldu

BESOB’a da aday olur mu?

Anket şirketleri fena yanılabilir!

Kaçamadık ama nezleden bile rahat atlatıyoruz

Ronaldo Kızılay’a kan bağışı yapabilir mi?