GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
19.27°
Orta şiddetli Yağmur
DOLAR 12.67
EURO 14.31
ALTIN 730.67
BİST 1.78507

Savaşlar, ölümler, göçler…

12 Ağustos 2021 Perşembe , 18:16

Gorbaçov'un iki kelimesi vardı.

Biri Perestroika’ydı.

Diğeri…

Glasnost.

Yeniden yapılanma ve açıklık ilkeleriyle Sovyetler Birliği'nde reform hareketlerini başlatmıştı.

Ama işler umduğu gitmemişti.

Gorboçov’un bu hamleleri sonrası Sovyetler Birliği çökmüştü.

Elbette böyle bir son beklenmiyordu ama gelişen olaylar böyle bir sonu ortaya çıkarmıştı.

Yani, “Evdeki hesap bir kez daha çarşıya uymamıştı.”

Bu gelişme üzerine kapitalist dünyanın önde gelenleri iki kutuplu dünyadan tek kutuplu bir dünyaya geçişin savaşları sona erdireceğini öne sürmüşlerdi.

Sovyetler tarihe karıştı ama kapitalistlerin buyurduğu gibi savaşsız dünya tezi tutmadı.

Tam tersine Balkanlar karıştı.

Ortadoğu kan gölüne döndü.

Ve o yangın hala devam ediyor.

Afrika’dan Asya’ya uzanan bir çizgide savaşlar, ölümler, göçler sürüyor.

Tek kutuplu dünya barıştan çok savaşı körüklemekten öteye geçmedi.

Arap Baharı, çok ilginçtir bir tek Filistin’de etkisini göstermedi.

Akdeniz’e kıyısı olan bütün ülkeler Arap Baharı’ndan etkilendi.

İnsanlar evsiz, barksız, yurtsuz kaldı.

Çocuklar annesiz babasız kaldı.

Göç yollarında insanlar yaşamlarını yitirdi.

Türkiye gibi birçok ülke mülteciler sorunuyla karşı karşıya kaldı.

Hani, Hasan Hüseyin, bir şiirinde diyor ya…

“Bir yanımız yaprak döker

Bir yanımız bahar bahçe…”

Mülteci meselesi tam da böyle bir konu…

Kendimize yetmediğimiz bir gerçekken, kaldıramayacağımız kadar mülteciye kapıları açmak ciddi anlamda huzursuzluk yarattı.

Amerika'nın Afganistan’dan çekilmesiyle birlikte Türkiye'yi adres gösterir yaklaşımının yarattığı yeni mülteci dalgası ise bu öfkeyi Ankara’da Altındağ’da patlattı.

Suriyeli, Iraklı, Afganistanlı mültecilerin Avrupa’da olduğu gibi kamplarda tutulmak yerine serbest dolaşmalarına izin verilmesi işsizliği artırdığı gibi aynı zamanda güvenlik sorunun doğmasına neden oldu.

İran’ı ellerini kollarını sallaya sallaya geçen Afganistanlıların Türkiye fotoğrafı öylesine dehşet verici ki…

İktidara oy verenler bile “Artık yeter, Türkiye kimsenin çöplüğü değil” demeye başladılar.

Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlamak için Türkiye neden bu kadar ısrar eder?

Masraflar karşılanırsa böyle bir şeyi kabul ederiz yaklaşımının Türkiye’ye bir faydası var mı?

Amerika ile birlikte hareket eden Afganlıların Türkiye'ye sürüklenmelerinde Kabil Havaalanı’nın güvenliğine ısrarla talip olmamızın rolü var mıdır?

Her ne kadar iktidar sandıktan çıkmış olsa da mülteci ve yabancılar konusunda halka danışmasında fayda var.

Zira Afganistan’dan girişler böyle devam ederse toplumdaki huzursuzluk Altındağ’daki gibi üzücü gelişmelere yol açabilir.

Türkiye'nin sınırları artık daha fazla delinmemeli.

Sınırlar geçilemez hale getirilmeli.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Hoca soruyor: 'Neden altı hafta?'

Kimse güvenmediği evin kapısını çalmaz

Japon Yen’i ile döviz şokunu kılıflamak…

'Hocam, neler oluyor ülkemizde?'

Feride de isterdi!

Bu nasıl bir gariplik böyle…

Üniversitelerin ekonomi hocaları neden sessiz?

Çok güzel bir haber…

Aşırı motivasyon da tehlikelidir

Ah Mehmet Hocam ah!

Kimse annesiz kalmasın…

En masum kalanı okullar…

Kentin sesi onlara gelir…

Uludağ ölürse Bursa ölür…

Neden sahip çıkıyoruz?

Susurluk Çayı Gemlik’i tehdit ediyor

Eşik atlama maçı…

Orhangazi’de devir isyanı!

Necatibey’e son darbe!..

Bir sergiden çok daha fazlası…

Gazetecilikle ilgili iki not…

'…Zor olan inip onu yönetmektir'

98 yıl önceden bugüne…

Eski Tekel arazisi ne oldu?

'Çözün bu sorunu kardeşim'

Şehirlerarası yolculuk gibi…

'Bu kalp, bu yürek yoruldu'

Birileri hayatını kaybetmeden yapabilirler mi?

Üç okul aynı binadaysa “kabahatin büyüğü senin kardeşim”

Hangisi daha zor: İşlevsizlik mi sömürü mü?

Hayal etmeseydiler olur muydu?

Baraj bitmedi, okul nerede?

Bu bina nerede olabilir?

Yılkı atlarıyla ünlenen köyden yükselen feryat...

Tabiat’tan Kuntz’a spor…

O filmin müthiş bir sloganı vardı

Ege kendi rengine bürünmüş…

O kareler bizi şaşırtabilecek mi?

Bir iyi, bir kötü…

OSB’ler diken üstünde!..

İş insanından yazar olur mu?

Senin olanı senden alıyorlar…

'Zamlar' para etmiyor!

Fabrika sahipleri billboarda çıktı

Millet’ten Cumhur’a çalım…

Her eski nitelikli mi sayılmalı?

Bu suçun tek cezası hapis mi olmalı?

Daha mı iyi oldu daha mı kötü?

Bu öğrencilerin rektörleri nerede?

'O ceketleri asıp gideriz'

Hayvana çıkan başıboşluk meselesi!

Kendi başını da yakacak…

Kaybedilmiş bir maçtan sonra çağırılır mıydı?

Son dakika adayı mı?

Balat’ta nostaljik konser!

Zaman, sizinle doğar, sizinle yaşlanır

Adını şimdi herkes duyar…Spor sahasına baz!

Şener Şen gibi ortada kalmışlardı!

Para-siyaset= Milli ruhu bozar

Siyahın bedeli 50 Euro’dan başlıyor…

O tren düdüğünü çalabilecek mi?

Hastanede çıldırtan anlar!

Adını verdiği gölün kenarında heba edilişine tanıklık ediyor

Can alıcı bir söz…

Şafağın sökmesini bekleyen güneş gibi…

Yerlerini emojiler aldı

Şentürk’ün milli takıma taşıdığı çocuklar!

'Susuyorsun; iki çift laf et diyorlar'