GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-5.98°
Açık
DOLAR 13.62
EURO 15.17
ALTIN 787.00
BİST 1.998

Susurluk Çayı Gemlik’i tehdit ediyor

6 Kasım 2021 Cumartesi , 18:06

Unutmayın!

Marmara Denizi’ni ahtapot gibi saran sümüksü beyazlığın adını bile hemen koyamadık.

Ne olduğunu anlamaya çalıştık.

Biz anlamaya çalışırken, ortalık daha da beter hale geldi.

Meselenin adı da bu esnada kondu.

Müsilaj.

Nedenini bulmak güç olmadı.

Yıllardır şehirlerin, sanayi bölgelerinin pisliğini, kirini, atığını derin deşarj yöntemiyle denizlerin içine gömüyoruz.

Deniz de bir yere kadar alabildi bu pislikleri.

Kustu.

Kusacak da…

Bugüne kadar alınan önlemler müsilajı gözümüzden uzak tuttu ama müsilaj sorunu bitmedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Müsilaj Komisyonu, aylardır neden-sonuç ilişkisi üzerine çalışmalar yürütüyor.

Birkaç gün önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Müsilaj Komisyonu’nda 32 sayfalık bir sunum gerçekleştirdi.

Aynı toplantıda 158 sayfalık bir de Marmara Denizi Bütünleşik Stratejik Plan açıklandı.

Bakan, sunumunun sonuç bölümünde covit sürecinin ardından küresel iklim krizini insanlığın yeni tehdidi olarak gördüğünü belirtiyor.

Yeni sınavı olduğunu vurguluyor.

Devamında şu notu düşüyor:

“Bizler bu imtihanı, hiçbir siyasi angajmana girmeden, meseleyi siyasetin üstünde görerek, vicdanlarımızla, insanımıza ve insanlığa duyduğumuz sevgiyle kazanabiliriz.”

Bakan, Marmara Denizi’ni günbegün öldüren kirliği de 2024’e kadar uygulamaya sokacakları tedbirlerle ortadan kaldıracaklarını söylüyor.

Çevre ve iklim konusunda siyaset üstü bir dil kullanan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un bu sözlerinin iktidarın Kanalİstanbul konusundaki tutumuyla çelişiyor olması…

Türkiye’de meselenin sorunun tespiti veya çözümünü bulma konusunda değil, uygulamada olduğunu gösteriyor.

Keşke…

Kurum’un vurguladığı gibi çevre, iklim gibi konularda en azından partiler üstü bir tutum izlendiğini görebilsek.

Neyse…

Düşünün ki…

Marmara Denizi Bütünleşik Stratejik Planı’nda atıklarla pis su taşıyıcısı konumuna gelen Susurluk Çayı’nın sadece denize döküldüğü yeri değil, fiziksel koşullara bağlı olarak Gemlik Körfezi’ne yönelip tehdit ettiği vurgulanıyor.



Marmara Denizi’nin alt havzası olarak görülen İznik Gölü’nde oluşan kirliliğin göllerin çıkış noktalarında derelere ve bu dereler yoluyla denizlere ulaştığına vurgu yapılıyor.

İznik Gölü ve Karsak Deresi, Gemlik Körfezi’ni tehdit eden unsurlar içinde gösteriliyor.

Yani, denizlerimizi sadece doğrudan içine yapılan deşarjlar, gemiler ve teknelerden boşaltılan atıklar değil, kirlenen göller ve nehirlerin de bu hale getirdiğinin altı çiziliyor.

Bu çalışmalar insanoğlunun korkunç yüzünü nazik bir şekilde ortaya koyuyor.

Ama daha da korkunç olanı bilinen ama bir türlü yaşama geçirilemeyen çözümleri, maalesef bu kararları almakta nazlananlardan bekliyoruz.

Bu da ayrı bir meseledir tabi ki…

Nilüfer Çayı’nın 105 kilometrelik kahır yolculuğunun geçtiği bölgeleri nasıl kokuya boğduğunu, çevresini nasıl kirlettiğini, Marmara Denizi’ne döküldüğü noktanın nasıl korkunç bir görünüme sahip olduğunu bilmeyen mi kaldı?



Peki, ne yapıldı?

Ne yapılıyor?

Sorunu bil…

Çözümü bil.

Ama gereğini yapma.

Ölüm kapıya dayanmadığı sürece nefes almakta zorlandığını fark etme.

İşte tipik Türkiye fotoğrafı.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Atatürk olmasaydı iki bakan ne yapacaktı?

Kar yağmazsa hayat durur

Kandilli de devletin…

Düşman karakterine ilgi azaldı

Yalçınbayır 'Bıyıklı gençleri' nasıl kaçırdı?

Bir avuç toprak içinde kendisine yer buluyor

Girit’te 100 yıllık Bursa toprağı bulundu

Çok mu zor bir video çekmek?

Bilim insanları yalan söyleyecek değil ya…

Yeni bir modelle döner mi?

Nilüfer de öyle olmasın!

Peki, kim yapacak bunu?

176 yılda ne kadar yol alabildik?

İkilik ruhumuza işlemiş…

'Gölbaşı da proje mağduru'

Bir kör dövüştür gidiyor!

Dudaklı çabuk unutuldu!

Bursa’nın uydu kentleri!..

Garibanın yeni imtihanı: 150 kWhe…

'Aldırma, yaz aylarını düşün'

2022 umalım ki 2021 gibi olmasın!..

Daha önce de yakmışlar!..

Bankalardan TL yönlendirmesi!..

'Tarih tekerrürden ibaret olmasın!'

'Kazın ayağı öyle değil'

Telefonun kayıtlı olacağını unutmuşlar!

Aradaki zamlar ne olacak?

Fırtınaya tutulmuş gibi…

Bu dizeler ülkemizin tarifi gibidir…

'25 TL farkla hekim olmak ister misiniz?'

İznik Gölü neden çölleşiyor?

'İçecek su bulamayabilirler'

Memleket yanıyor!

'İçine kar da yağar, fırtına da kopar.'

Konya Ovası gibi düzlük istiyorlar

Doğru ama bir adım daha gerekli!

Marmarabirlik bu çağrıya kulak verir mi?

Satın alma gücü olmayan ücret!

'Vicdanınızın yüzde kaçını kullandınız?'

Cephe sürekli genişliyor…

Uçurtma gibi çatılar uçuyor

Sınırdan nerelere gidilir…

Sebze meyve satar gibi…

Hoca soruyor: 'Neden altı hafta?'

Kimse güvenmediği evin kapısını çalmaz

Japon Yen’i ile döviz şokunu kılıflamak…

'Hocam, neler oluyor ülkemizde?'

Feride de isterdi!

Bu nasıl bir gariplik böyle…

Üniversitelerin ekonomi hocaları neden sessiz?

Çok güzel bir haber…

Aşırı motivasyon da tehlikelidir

Ah Mehmet Hocam ah!

Kimse annesiz kalmasın…

En masum kalanı okullar…

Kentin sesi onlara gelir…

Uludağ ölürse Bursa ölür…

Neden sahip çıkıyoruz?

Eşik atlama maçı…

Orhangazi’de devir isyanı!

Necatibey’e son darbe!..

Bir sergiden çok daha fazlası…

Gazetecilikle ilgili iki not…

'…Zor olan inip onu yönetmektir'

98 yıl önceden bugüne…

Eski Tekel arazisi ne oldu?

'Çözün bu sorunu kardeşim'

Şehirlerarası yolculuk gibi…