GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
6.02°
Açık
DOLAR 9.22
EURO 10.74
ALTIN 528.74
BİST 1.433

'Susuyorsun; iki çift laf et diyorlar'

26 Ağustos 2021 Perşembe , 12:01

Bursaspor-Uşakspor maçı için yollara düştüğümüz bir zamandı.

Evet…

O dönemde Süper Lig’e veda etmiş bir Bursaspor vardı.

Kütahya üzerinden gidiyorduk Uşak’a…

Tam da “Çılgın Türkler” kitabının ülkeyi kasıp kavurduğu dönemdi.

Büyük Taarruz’un geçtiği toprakları araçla kat ederken, Turgut Özakman’ın Çılgın Türkler’de anlattıkları gözümün önüne geliyordu.

Bizim arabayla geçtiğimiz yolları Mehmetçik yalın ayakla yürümüş, Yunan işgaline son veren o şanlı sıçrayışı bu topraklarda vermişti.

Ülkemizi yeniden var eden 30 Ağustos Zaferi’nin 99. yıl dönümündeyiz.

Yunan ordusunu Ege’ye döken Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kanlarıyla, canlarıyla bize yeniden yurt ettikleri Anadolu, verimli toprakları, nehirleri, dağları, ormanlarıyla bugüne kadar sadece bize değil, ülkemizde yaşamayı seçen herkese cömert oldu.

Ama hep tehdit altında!

Soğuk Savaş döneminin SSCB’nin çökmesiyle bitmesinden sonra yaşananlar ülkelerin işgalinin artık silahla, topla tüfekle askerle olmayacağını…

Daha farklı yöntemlerle gerçekleşebileceğini gösterdi.

Küresel şirketlerin para ve gıdaya dönük hamlelerinin insanlığı nerelere götürdüğünü bilmeyen kalmış mıdır?

Askeri, topu tüfeği sınırlarınızdan içeri sokmadan paranın akışıyla istedikleri ülkeyi derinden vurabiliyorlar.

Gıda sektöründeki varlıklarıyla besinlerin genetik yapısına müdahaleleri dünyayı farklı bir noktaya götürmeye de devam ediyor.

Küresel bu saldırılara ancak içte birlik, paranın doğru kullanımı ve beyin göçünün önlenmesiyle karşı koyabilirsiniz.

Bunun için de üzerinde uzlaşma sağlanmış bir eğitim ve dış politika anlayışı gerekiyor.

Bunun için de iktidarın muhalefeti ötekileştirip düşmanlaştırmadığı bir anlayışın devrede olması gerekiyor.

Bunlar var mı Türkiye’de?

Artık aramızda olmayan Türk tiyatrosunun usta isimlerinden Müşfik Kenter’den bir alıntıyla noktalayalım yazıyı.

Kıssadan hisse gibi…

Müşfik Kenter, kendi elleriyle kurduğu Kenter Tiyatrosu’nda biletli altı seyirciye oynadığı oyunun sonunda hüngür hüngür ağlamış ve söyle demiş:

“Üzülüyorsun, takma diyorlar.

Kızıyorsun, değmez diyorlar.

Boş veriyorsun; gamsız diyorlar.

Susuyorsun; iki çift laf et diyorlar.

Konuşuyorsun; muhatap olma diyorlar.

Çekip gidiyorsun; mücadele et diyorlar.

Alttan alıyorsun, tepene çıkardın diyorlar.

Bağırıyorsun, sakin ol diyorlar.

Aklı başında davranıyorsun, bu kadar uslu olunmaz diyorlar.

Dikine gidiyorsun, yaşına başına yakışmaz diyorlar.

Ölünce ne diyecekler?

Muhtemelen; 'Ölüm sana yakışmadı.'

Normal tabii, dirimizi beğenmediler ki ölümüzü beğensinler!”

Müşfik Kenter’i rahmetle anarken, Orhan Veli’nin “İstanbul’u dinliyorum gözlerimim kapalı” şiiri ve daha nicesini seslendirişi geldi aklıma…
 
Ortaokulda Türkçe öğretmenimiz okula teyp getirip dinletmişti Müşfik Kenter’i…
 
Öyle tanımıştık.
 
Fırsatınız olursa internetten bir bakın…
 
Keyif alacaksınız o doyumsuz sesin dillendirdiği Orhan Veli şiirlerinden.
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Üç okul aynı binadaysa “kabahatin büyüğü senin kardeşim”

Hangisi daha zor: İşlevsizlik mi sömürü mü?

Hayal etmeseydiler olur muydu?

Baraj bitmedi, okul nerede?

Bu bina nerede olabilir?

Yılkı atlarıyla ünlenen köyden yükselen feryat...

Tabiat’tan Kuntz’a spor…

O filmin müthiş bir sloganı vardı

Ege kendi rengine bürünmüş…

O kareler bizi şaşırtabilecek mi?

Bir iyi, bir kötü…

OSB’ler diken üstünde!..

İş insanından yazar olur mu?

Senin olanı senden alıyorlar…

'Zamlar' para etmiyor!

Fabrika sahipleri billboarda çıktı

Millet’ten Cumhur’a çalım…

Her eski nitelikli mi sayılmalı?

Bu suçun tek cezası hapis mi olmalı?

Daha mı iyi oldu daha mı kötü?

Bu öğrencilerin rektörleri nerede?

'O ceketleri asıp gideriz'

Hayvana çıkan başıboşluk meselesi!

Kendi başını da yakacak…

Kaybedilmiş bir maçtan sonra çağırılır mıydı?

Son dakika adayı mı?

Balat’ta nostaljik konser!

Zaman, sizinle doğar, sizinle yaşlanır

Adını şimdi herkes duyar…Spor sahasına baz!

Şener Şen gibi ortada kalmışlardı!

Para-siyaset= Milli ruhu bozar

Siyahın bedeli 50 Euro’dan başlıyor…

O tren düdüğünü çalabilecek mi?

Hastanede çıldırtan anlar!

Adını verdiği gölün kenarında heba edilişine tanıklık ediyor

Can alıcı bir söz…

Şafağın sökmesini bekleyen güneş gibi…

Yerlerini emojiler aldı

Şentürk’ün milli takıma taşıdığı çocuklar!

Siz duymamış olabilirsiniz diyenlere bu kapı açık

Bedeninize dokunuyor…

En uzun pazardan yükselen sesler…

'Mezbelelik bir yer…'

O acı unutulur mu?

Başkan Nuh diyor peygamber demiyor

Kendi sözünü unutan, kendi projesini yıkan başkanlar

Hasretle göçüp gidiyor!

Bozkurt’ta 600’e yakın kayıp iddiası!..

Savaşlar, ölümler, göçler…

Hallerdeki laboratuvarlar ne iş yapar?

Kurtlu elmanın sırrı!

Bir Bakan uyardı, bir Bakan gitti…

'Zabıtalar hırsız kovalar gibi çiftçi kovalıyor'

Sinek dahi geçmemeli…

Orman sadece gözümüzün güzelliği mi?

Çaresizliğin ortasında kavruluyoruz!

Bursaspor nefes aldı ya Türkiye…

Aynı gemideler; biri antika diyor, diğeri uçar...

Yoksulluk ve işsizlikten de beter!

Hoca’yı fena kızdırmışlar!

Aşı mı, Covit mi kısırlık yapıyor?

Selçuk’un 6 Eylül hedefi için teşvik şart!

Seçim kaybettiren ilçede 108 yeni üye…

Günahkârlar, gözden uzak olunca görünmez mi sanıyorsunuz?

'Yeşil Vatan' iyi de mesaj olmamış

'Sen ‘gel’ yeter ki yola yük olmam…'

Burak Kapacak'la yollarımız nasıl kesişti?

Böyle kışkırtıcı mesaj mı olur?