GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
10.02°
Kapalı
DOLAR 13.69
EURO 15.48
ALTIN 784.78
BİST 1.927

Üç okul aynı binadaysa “kabahatin büyüğü senin kardeşim”

20 Ekim 2021 Çarşamba , 12:57

Bahadır Aydın…

Hüma Hatun…

Pilot Sanayi…

Bu üç okul, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün aldığı kararla Covit-19 vakalarının Bursa’da günlük 2 binli rakamları geçtiği bir dönemde aynı binada eğitim alacak.

Bina Bahadır Aydın Ortaokulu’nun.



İki yıl öncesine kadar tekli eğitim veriyormuş.

Hemen yakınındaki Hüma Hatun Meslek Lisesi’nin yıkım kararıyla birlikte adres Bahadır Aydın Ortaokulu olmuş.



25 Ekim’den sonra da Pilot Sanayi İlkokulu aynı binada diğer iki okulla birlikte eğitimini sürdürecek.



Sınıf mevcutları…

Çocukların okula geliş gidiş saatleri…

Hepsi önemli elbette ama Türkiye’de günlük vakaların 30 bini geçtiği, Bursa’da da 2 binin altına pek düşmediği gerçeğinden yola çıkıldığında Covit-19 salgınına karşı Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın gençlere yönelik “Dikkatli olun” çağrısının bir önemi kalır mı?

Bu koşullar altında gençler ne yapsın?

Bir okul, üç okula hizmet veriyor.

Bir okulun öğrencisi gittikten sonra hangi görevliyle sınıflar, tuvaletler dezenfekte edilip de öğlenden sonra gelecek çocuklar için hazır edilecek?



1,5 yıl okullar kapalıyken bu okullar neden yapılmadı?

Neden öncelikler listesine alınmadı?

Hani, yönetilememek diye bir şey var ya…

İşte buna en güzel örnek bu…

Milli Eğitim, olmadık konularda tarikat dernekleriyle onca öğretmeni, binlerce atama bekleyen öğretmen adayı varken hem de para vererek işbirliğine gideceğine o paraları bu okulların yapımına harcasaydı olmaz mıydı?

Saygı Öztürk’ün Sözcü’deki dünkü yazısı bu konuda ibretlikti.

Küçük bir bölümü şöyle:

“Milli Eğitim Müdürlüğü Din Öğrenimi Genel Müdürlüğü ile TÜGVA arasında imzalanan protokol doğrultusunda ortaokul ve liselerde Medeniyet ve Düşünce Kulübü’nün kurulması, danışman hoca atanması öngörülmüş.

Bu kadar öğretmenimiz var, siz bu hizmeti vakıftan alıyorsunuz, ona bunun için para ödüyorsunuz.

Bazı illerde devlet okulunda Ensar Vakfı’nın anaokulları var.

Her türlü masraf devletten ama geliri Ensar Vakfı’na…”

21. Yüzyıl’da eğitimden geri bırakılan bu çocukların geleceğini bizzat o çocukları eğitmekle yükümlü bir bakanlığın heba ediyor olması ne hazin bir şey.

2002’den bu yana iktidar olan Ak Parti’nin en başarısız olduğu alan hep Milli Eğitim oldu.

Dönem dönem yakalanan başarıların arasına Milli Eğitim hiç giremedi.

Her gelen bakana göre değişen bir sistemin kurbanı olup gitti Milli Eğitim.

Belki de bu isteniyordu.

Tarikatlar cirit atsın, eğitim; dünyanın gittiği yörüngenin dışına çıksın, araştıran, sorgulayan, cevap üreten bir nesil yerine; susan, kader deyip karşısına çıkarılan her şeye boyun eğen bir kuşak oluşsun istendi demek ki…

Nazım Hikmet, “Dünyanın en tuhaf mahlûku” şiirini şu dizelerle bitiriyor.

“…
Kabahat senin-

demeğe de dilim varmıyor ama -

kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!”


Bu okullar bu haldeyse elbette kabahat daha çok yönetenlerde ama bunca zaman sesini çıkarmadan öylece bekleyenlerde de bir parça yok mu?

Neden yapılmıyor bu okullar?

Sormak…

Peşinden gitmek…

“Yapın” demek…

Ses vermek, bu kadar mı zor?

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Satın alma gücü olmayan ücret!

'Vicdanınızın yüzde kaçını kullandınız?'

Cephe sürekli genişliyor…

Uçurtma gibi çatılar uçuyor

Sınırdan nerelere gidilir…

Sebze meyve satar gibi…

Hoca soruyor: 'Neden altı hafta?'

Kimse güvenmediği evin kapısını çalmaz

Japon Yen’i ile döviz şokunu kılıflamak…

'Hocam, neler oluyor ülkemizde?'

Feride de isterdi!

Bu nasıl bir gariplik böyle…

Üniversitelerin ekonomi hocaları neden sessiz?

Çok güzel bir haber…

Aşırı motivasyon da tehlikelidir

Ah Mehmet Hocam ah!

Kimse annesiz kalmasın…

En masum kalanı okullar…

Kentin sesi onlara gelir…

Uludağ ölürse Bursa ölür…

Neden sahip çıkıyoruz?

Susurluk Çayı Gemlik’i tehdit ediyor

Eşik atlama maçı…

Orhangazi’de devir isyanı!

Necatibey’e son darbe!..

Bir sergiden çok daha fazlası…

Gazetecilikle ilgili iki not…

'…Zor olan inip onu yönetmektir'

98 yıl önceden bugüne…

Eski Tekel arazisi ne oldu?

'Çözün bu sorunu kardeşim'

Şehirlerarası yolculuk gibi…

'Bu kalp, bu yürek yoruldu'

Birileri hayatını kaybetmeden yapabilirler mi?

Hangisi daha zor: İşlevsizlik mi sömürü mü?

Hayal etmeseydiler olur muydu?

Baraj bitmedi, okul nerede?

Bu bina nerede olabilir?

Yılkı atlarıyla ünlenen köyden yükselen feryat...

Tabiat’tan Kuntz’a spor…

O filmin müthiş bir sloganı vardı

Ege kendi rengine bürünmüş…

O kareler bizi şaşırtabilecek mi?

Bir iyi, bir kötü…

OSB’ler diken üstünde!..

İş insanından yazar olur mu?

Senin olanı senden alıyorlar…

'Zamlar' para etmiyor!

Fabrika sahipleri billboarda çıktı

Millet’ten Cumhur’a çalım…

Her eski nitelikli mi sayılmalı?

Bu suçun tek cezası hapis mi olmalı?

Daha mı iyi oldu daha mı kötü?

Bu öğrencilerin rektörleri nerede?

'O ceketleri asıp gideriz'

Hayvana çıkan başıboşluk meselesi!

Kendi başını da yakacak…

Kaybedilmiş bir maçtan sonra çağırılır mıydı?

Son dakika adayı mı?

Balat’ta nostaljik konser!

Zaman, sizinle doğar, sizinle yaşlanır

Adını şimdi herkes duyar…Spor sahasına baz!

Şener Şen gibi ortada kalmışlardı!

Para-siyaset= Milli ruhu bozar

Siyahın bedeli 50 Euro’dan başlıyor…

O tren düdüğünü çalabilecek mi?

Hastanede çıldırtan anlar!

Adını verdiği gölün kenarında heba edilişine tanıklık ediyor