GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
24.02°
Parçalı Bulutlu
DOLAR 16.88
EURO 17.82
ALTIN 991.00
BİST 2.554

Unutulan bir gerçek!

13 Nisan 2022 Çarşamba , 15:05

Beklediğimiz haber bu değil ama dikkat çekici olması nedeniyle cezbedici bir yanı var.

Haber emek dünyasından…

Çalışan kesim, hele hele işçiler genel de haberlere ya hayatlarını kaybettikleri için ya da işlerinden oldukları için konu olurlar.

Bu yıl mesela kaç işçi hayatını kaybetti?

Bir yıl öncesine göre kıyaslandığında iş güvenliği konusunda neredeyiz?

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin 2022 yılı Ocak ayı raporuna göre 111 işçi hayatını kaybetmiş.

İSİG, bu durumu iş cinayeti olarak yorumluyor.

Şubat, Mart ve Nisan verileri daha ortada yok.

İş cinayetlerinin önemli bir bölümünün İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara ve İzmir ekseninde gerçekleştiğinin altını çizmek gerekiyor.

Türkiye’nin önemli sanayi şehirleri olan bu kentlerde iş güvenliği konusundaki yetersiz önlemler 2022 yılının ilk ayında 111 işçinin yaşamını yitirmesine yol açmış durumda.

Ölümler dışında işçilerin haberlere konu olduğu bir başka durum da işten çıkarılmalar oluyor.

Haklarını alamayışları…

Sendikal hak talep etmeleri gibi konular nedeniyle işlerinden olan emekçi kesiminin mücadelesinde sendikal örgütlenme konusu önemli rol üstleniyor olsa da…

Bazen, sendikalı olmak da işçi kesimini örgütlü toplum olma konusunda birleştirici olmayabiliyor.

Girişte söz ettiğimiz haberin çekiciliği de bu yüzden…

Gemlik Serbest Bölge’de çalışan 150 işçi, iki arkadaşlarının işten çıkarılmasını üyesi oldukları sendikaya bağlıyorlar.

Sendikal örgütlenmenin ruhunu oluşturan örgütlülük kavramını tam da bu noktada devreye sokuyorlar.

İki arkadaşlarının işlerinden olmasına neden olarak gördükleri Liman İş Sendikası’ndan istifa ediyorlar.

Bir değil, iki değil, üç değil…

150 işçi birden istifa ediyor sendikadan…

İtalyan yazar, siyasetçi Ignazio Silone’nin bir sözü var.

“Kendi kafasıyla düşünen insan özgürdür; doğru olduğuna inandığı şeyler için mücadele eden insan, özgürdür” diyor.

Hangi koşulda olursa olsun insan kendi aklıyla öne çıkmalı.

Kararlarını aklıyla bilginin buluştuğu noktaya odaklanarak vermeli.

Sendikal örgütlenmedeki temel amaç ücret üzerinden değil, sınıf temelli bir mücadelenin örgüsünü kurmak ve bu çatı altında yolculuğu sürdürmek diye tanımlanır.

Ancak, Türkiye’de sendikal örgütlenme bu noktanın çok uzağında.

Hatta bu durum sarı sendika kavramının yerleşmesine neden oldu.

Toplu sözleşme görüşmelerine daha çok ücret odaklı bakılması sendikal örgütlenmenin gerekçesi haline geldi.

Para, yani aylığa denk gelen ücretin yüksekliği işçi sınıfını da kendi içinde ötekileştirip dayanışma ruhundan uzaklaştırmaya başladı.

Türkiye’deki sendikal örgütlemenin dünü ile bugünü arasındaki temel sorunlardan birisini gündem haline getirip, yeniden düşünme gerekliliğini ortaya koyduğu için bağlı oldukları sendikadan toplu istifa eden 150 işçi haberi dikkat çekici ve bir o kadar cezbediciydi.

İşçilerin, emeğiyle çalışanların unuttuğu bir duyguyu ortaya koymaları belki yeni bir sendikal ruhun önünü açar.

Kim bilir?

Bin 700’lerde İngiltere’de yardım sandıkları kurarak işe koyulan işçilerin yarattığı oluşum bin 800’lü yıllarda sendikal örgütlenmeye dönüşmüştü.

Bugün dünyanın her yerinde sendikalar var.

Gemlik’te yanan ateş belki sendikal ruhu yeniden alevlendirir.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bir kent ona emanet edilir

Eski Kaplıca’da şaşırtan duvar!

Çiftçi, başı dara düştüğünde kime gidecek?

Fabrika olsun, tarım olmasın mı?

Tokuş’taki hokus pokus!

Fotoğrafların arka yüzü!..

Öğrenci, öğretmen ne yapsın?

Pasta ile başladı pasta ile bıraktı!

'Ne yapalım kısmet değilmiş'

Göl için iki önerge…

En büyük yelpaze…

4-0’lık, 6-0’lık makyajlar bu gerçeği değiştiremez

Bu tabuta çivi çakmak değilde nedir?

Gül’e giden Bursalı!..

Tarihi mahallenin izlerini taşıyor

Kılıçdaroğlu adaylığı için ne dedi?

'Eğer esnaf konuşabilseydi…'

'Ben yaşadığımı söylerim'

Bizi bekleyen çer çöp ve talan…

Sanki Kemal Derviş!

Çamuru çıkar ada yap!

Kestaneye hamsi muamelesi yapmışız!

Veliler konuşuyordu kulak misafiri olduk

Gözler onun üstünde!

Çerkezlerin 158 yıllık acısı…

Hazine takasında Bursa da var

Velodrom da unutuldu gitti!

Büyük yolculuğun çıkış tarihi…

Bir devir bitti, bir devir başladı

'Ya değişim diyecekler ya da böyle iyi…'

Sarılmayla verilen mesaj…

Daha ne yapsın Frutti Extra…

Değişimin fitilini ateşleyebilecekler mi?

O beş adım merak uyandırıyor

Hangisini tercih edersiniz?

Müjdat Gezen’i neden beğenmediler?

Mucizeyi getiren o saliseler…

Bu şehirden bir Kemal geçti

An an tükeniyor ömür…

Yumurtayı marketten alıyorlar!

Gaziler de şehit yakınları da aynı şeyi söylüyor

Gemlik’ten yükselen sesler…

Salgın bitmedi, salgın dönemi bitti

Düşen uçak Yunuseli’ni yutmasın!

“Yaşamak güzel şey doğrusu”

'Zincirler erir, taç ve tahtlar batar yok olur'

İsteseler iktidar olurlar

Şehrin göbeğinde ormanı talan ettiler…

Mayısı bekleyen DAĞDER’de 5. aday

'O parayla üç hastane yapılırdı'

Hukuk öğrencisinin çığlığı

Zeytinden marketlere tarım

Nilüfer’e çifte kıskaç!

Öğreniyoruz biraz eksik biraz iş işten geçtikten sonra

Mazotta büyük indirim(!)

'Bu kuşlar ne olacak diye soran hiç yok mu?'

Nilüfer: Denizlerin koronavirüsü…

Gölkuşu, Denizkuşu oluyor

''Nerede'' diye yürüdüler

'Mutlu bir dünya'

10 yıl iş garantili üniversite!

Nilüfer’de hokus pokus planı!

Ünlü tarihçinin şeftali sitemi!

25’inde veda etmek…

Kendi ayağıyla hayallerini yıktı!

Marullar belediye serasından…

Çevrenin yükü ağırdır!

'Bakkalın yerini getir aldı'