DOLAR

32,8671$% 0.29

EURO

35,1889% 0.27

STERLİN

41,6332£% 0.08

GRAM ALTIN

2.450,09%-0,31

ÇEYREK ALTIN

3.928,00%1,94

BİTCOİN

2153268฿%-1.09033

İkindi Vakti a 17:09
Bursa AÇIK 28°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

التطور التكنولوجي في الكازينوهات العربية على الإنترنت

شهدت صناعة الكازينو على الإنترنت في العالم العربي تطوراً ملحوظاً في السنوات الأخيرة. مع التقدم التكنولوجي، أصبح الوصول إلى الألعاب أسهل وأكثر أمانًا. على سبيل المثال، موقع YYY Casino يقدم تجربة لعب استثنائية مع تأمين عالي المستوى لبيانات المستخدمين.

أنواع الألعاب الشعبية في الكازينوهات العربية

تنوعت الألعاب المتاحة في الكازينوهات العربية بشكل كبير. الألعاب الكلاسيكية مثل البوكر والبلاك جاك لا تزال تحظى بشعبية كبيرة، بالإضافة إلى ألعاب السلوتس والروليت التي تجذب عدداً كبيراً من اللاعبين.

أساليب الدفع في الكازينوهات الإلكترونية

توسعت خيارات الدفع في الكازينوهات العربية لتشمل طرقاً متنوعة مثل البطاقات الائتمانية، المحافظ الإلكترونية، وحتى العملات الرقمية. هذه التنوعات توفر راحة وأماناً أكبر للمستخدمين.

التراخيص والتنظيمات في الكازينوهات العربية

تعتبر التراخيص والتنظيمات القانونية للكازينوهات على الإنترنت عاملاً مهماً لضمان اللعب النزيه وحماية اللاعبين. الكازينوهات العربية تتبع معايير عالمية في هذا المجال.

مستقبل الكازينوهات العربية على الإنترنت

يتوقع أن يستمر نمو صناعة الكازينوهات العربية على الإنترنت بفضل التطور التكنولوجي وزيادة الوعي بأهمية اللعب المسؤول. هذا النمو يفتح آفاقاً جديدة للترفيه والأعمال.

Glory Casino'da Büyük Kazançların Sırrı: Kazanan Stratejiler

Kazanma Yolunda İlk Adım: Doğru Oyun Seçimi

Glory Casino'da kazanmanın ilk adımı, doğru oyunu seçmektir. Oyun çeşitliliği, her oyuncunun tarzına uygun seçenekler sunar. Slot oyunları, masa oyunları veya canlı casino seçenekleri arasından seçim yaparak Glory casino indir ve kazanma şansını artır. Oyunların kurallarını ve ödeme tablolarını incelemek, başarılı bir başlangıç için kritik öneme sahiptir.

Stratejik Planlama: Kazançlı Oyun Taktikleri

Başarılı bir Glory Casino oyuncusu olmak için stratejik planlama şarttır. Her oyunun kendine has stratejileri vardır. Örneğin, blackjack oynarken kart sayma veya rulette çeşitli bahis sistemlerini kullanmak kazanma şansını artırabilir. Her oyun için farklı stratejiler geliştirerek, kazanma olasılığınızı maksimize edin.

Bütçe Yönetimi: Akıllı Bahislerle Kazan

Kumar oyunlarında bütçe yönetimi, kazanç elde etmenin anahtarlarından biridir. Ne kadar bahis yapacağınıza karar verirken, toplam bütçenizin küçük bir yüzdesini kullanmayı düşünün. Bu, uzun vadede oyun keyfini sürdürmenize ve büyük kayıplardan kaçınmanıza yardımcı olur. Akıllı bahisler, uzun süreli kazanç için temel bir stratejidir.

Deneyim Kazanma: Ücretsiz Oyunlarla Pratik Yap

Glory Casino'da, gerçek para ile oynamadan önce ücretsiz oyunlarla pratik yapma şansınız var. Bu oyunlar, risk almadan farklı stratejileri test etmenize olanak tanır. Deneyim kazanmak, gerçek para oyunlarında daha bilinçli kararlar almanıza yardımcı olur. Pratik yaparak, kazanma şansınızı artırın.

Kazanma Psikolojisi: Sakin ve Kontrollü Oyna

Kumar oyunlarında başarılı olmanın psikolojik yönü de önemlidir. Sakin ve kontrollü bir şekilde oynamak, karar verme yeteneğinizi korumanıza yardımcı olur. Heyecana kapılmamak ve her oyunu ayrı bir fırsat olarak değerlendirmek, kazanma şansınızı artıran önemli faktörlerdendir. Glory Casino'da sakin kalarak ve her hamlenizi düşünerek oynayın.

a

O zalim Kapıkule işte böyle açıldı…

Yayın: 20.11.2023 17:57 - Güncelleme: 21.11.2023 21:25

O;

1967 yılının ocak ayında hayata gözlerini açtığında, dünya bu kadar kirlenmemişti.

O yıllarda;

Ecdat yadigarı Bulgaristan topraklarında yaşayan müslüman Türkler, gündelik yaşamlarını huzur içinde sürdürüyorlar, kendi dillerini konuşuyorlar, kendi isimlerini kullanıyorlar ve dini ibadetlerini rahatlıkla yerine getirebiliyorlardı.

Adı;
Dedesi tarafından dualarla kulağına üflenen minik Naim (Süleymanoğlu) dünyaya geldiği Kırcaali’nin Ahatlı köyünün de maskotuydu çocukluğunda.

Yaşıtlarına göre kısa boyluydu ama çok güçlüydü.

264317

Kendi yaşıtı arkadaşlarını bile iki eliyle havaya kaldırabiliyordu rahatlıkla.

Bir gün;

Akraba ziyaretine Naim’in köyüne gelen halter antrenörü Hilmi Pekünlü, uzaktan gördüğü 9 yaşındaki Naim’in, hayli ağır olan bir oturma bankını rahatlıkla çektiğini gördü.

O yaştaki çocukta böylesine bir güç sıra dışıydı.

Hemen yanına gitti, adını sorduğu Naim’den, anne ve babasının yaşadığı evi öğrendi.

Bir ışık görmüştü Hilmi Hoca, Naim’de.

Çok zor ikna etti Naim’in anne ve babasını, yatılı Spor Okulu’na kayıt ettirmek için.

Naim artık köyünden çıkmış ve Bulgarlar’ın milli sporcularının yetiştiği şehirdeki Spor Okulu’na girmişti.

Çok çalışıyordu.

Halter, onun için giderek vazgeçemeyeceği bir spor dalı haline gelmişti.

Henüz 15 yaşındaydı ki;

Sırtındaki Bulgaristan formasıyla 1982 yılında Brezilya’da katıldığı Dünya Gençler Şampiyonası’nda ilk dünya şampiyonluğunu elde etti.

Çok mutluydu hayatından.

Yavaş yavaş tanınmaya da başlamıştı artık.

O, halterdeki başarılarını artırırken yıllar geçtikçe Bulgaristan’ın idari ve siyasi yönetiminde bir şeyler değişiyordu.

Naim bir şeyler seziyordu ama önceliği halterdeydi ve düzenlenecek yarışmalara odaklıydı.

Henüz, sırtındaki Bulgar milli forması onu rahatsız etmiyordu.

1980’lerin ortalarına gelindiğinde Bulgaristan’da bir şeyler ters gitmeye başladı Türk nüfus için.

Dönemin;

Bulgar Devlet Başkanı Todor Jivkov ve ülkedeki tek söz sahibi olan Komünist Parti yönetimi, ülkedeki müslüman Türk azınlığa karşı ağır yaptırım kararları aldı.

Bulgaristan’da artık Türk kökenlilere yönelik ağır bir asimilasyon politikası başlamıştı devlet eliyle.

Türkler’in isimleri değiştiriliyor, Türkçe konuşmak yasaklanıyor, camiye gitmek engelleniyordu.

Karşı çıkanlar ise evlerinden zorla alınarak Nazi Almanya’sındaki gibi toplama kamplarına alınıyor, işkencelerden geçiriliyordu.

Haberleşme ise hiç yoktu.

Binlerce Türk, zorla alıp götürülen yakınlarından haber alamıyordu.

Kaldı ki;
Kapalı bir rejimde olan Bulgaristan’daki bu insanlık dışı olaylardan Dünya’nın da haberi olmuyordu.

Tarihler;

1986 yılını gösterdiğinde Bulgaristan’daki Türkler’in tamamının ismi silah zoruyla değiştirilmişti.

Bulgar yönetimi öyle zulüm ediyordu ki Türkler’e, bazı yerleşim yerlerinde din değiştirmeyeni köy meydanında öldürüyorlardı.

Bu asimilasyon politikası çerçevesinde Naim’in adı da artık Naum Shalamanov olmuştu.

Öz be öz Türk olan Naim, artık yaşananları çok daha iyi görüyordu.

İnsanlık tarihinde nefretle anılan Bulgaristan Devlet Başkanı Todor Jivkov’un bu zulmünden rahatsızlık duyuyordu.

Ama sırtında da Bulgar forması taşıyordu.

1986 yılında bir mucize yaşandı.

O sene;

Avustralya’nın Melbourne şehrinde düzenlenen Dünya Halter Şampiyonası vardı.

Naim’in de aralarında bulunduğu Bulgaristan’ın Halter Milli Takımı Melbourne’ydi.

Turnuva, Bulgar Milli takımı için çok başarılı geçiyordu.

Nitekim;

Kaldırdığı ağırlığı artıran Naim de, şampiyonanın birincisi olmuştu.

Turnuvanın bittiği günün gecesinde bir eğlence düzenlendi.

O gece, her şeyin başlangıcı oldu Naim için ve de Bulgaristan’da zulüm gören Türkler için.

Aralarında sivillerin de olduğu küçük bir Türk grubu, oteldeki eğlence sırasında Naim’le iletişim kurdu.

Kendisini Türkiye’ye kaçırabileceklerini söylediler.

Çok heyecanlandı Naim.

Aklında başka şeyler vardı, ailesi vardı, akrabaları vardı. Ama en önemlisi de Bulgaristan’da zulüm gören on binlerce Türk vardı.

Hemen karar vermesi gerekiyordu.

Kendisine bu teklifi yapanlara “Tamam ağabey, kaçırın beni” dedi.

O gece;
Bulgar Milli Takımı’nın konakladığı otelde filmleri aratmayacak bir kaçırma operasyonu gerçekleştirildi.

Bulgar gizli servisi tarafından korunan Bulgar Milli Takımı’nın kampından pek çok tehlike atlatarak, kendisini kaçırmaya gelen Türk grubun aracına otelin arka kapısından binerek Melbourne’deki Türk Konsolosluğu’na getirildi Naim.

İltica etmişti Naum Shalamanov artık.

Bu yaşananlar;
Konsolosluk görevlilerince anında Ankara’ya bildirildi.

Naim Türkiye’ye getirilecekti ama bir sorun vardı.

Naim’in Avustralya’dan Türkiye’ye direkt geçişi diplomatik olarak mümkün görünmediğinden Naim’in başka bir ülkeye geçirilmesi gerekiyordu.

Devreye artık dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Turgut Özal girmişti.

thumbs b2 701a5005d70c8724ccdbb6be3ab4304d

Gelişmeleri an be an yakından takip ediyordu.

Ayarlanan özel bir uçakla Naim, İngiltere’ye Londra’ya Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyükelçiliği’ne götürüldü.

Tüm dünyanın gözü Londra’da atıyordu artık.

Dünya basını ve Bulgar Gizli Servisi her anı takip ediyordu.

Türk Dışişleri ve MİT de alarmdaydı.

Başbakan Özal da kararlıydı.

Londra’ya, Başbakanlık uçağı Ata’yı gönderdi Özal.

Yapılan çok gizli bir operasyonla Naim, özel bir ekiple Ankara’ya getirildi.

Bu durum Bulgar komünist yönetimini çok öfkelendirdi.

Ankara’da yapılan coşkulu karşılama ve basın toplantısıyla ilk kez Türk halkının karşısına çıktı Naim.

İlk sözleri;

“Türkler’e karşı yapılan zulümleri kabullenmem mümkün değildi. Türkleri yok sayanlar için Bulgar formasıyla ter dökmek istemiyordum” oldu.

Aradan zaman geçti.

Takvim yaprağı 1988 senesini gösterir oldu.

Güney Kore’nin başkenti Seul’de olimpiyatlar vardı.

Naim bunu bekliyordu.

Ama beklenmedik bir şey oldu.

Dünya Halter Federasyonu’na başvuran Bulgar Halter Federasyonu, Naim’in lisansının kendilerinde olduğunu ve yetiştirme hakları bulunduğunu belirterek, Naim’in bu olimpiyatlara Türk formasıyla katılmasına itiraz etti.

Karar, Bulgaristan lehine çıktı.

Naim çok üzgündü, Ankara’da kafalar karışmıştı.

O esnada Başbakan Turgut Özal’ın formülü girdi devreye.

Ve;

Naim Süleymanoğlu’nun Seul’deki olimpiyatlara katılabilmesi için Başbakanlık örtülü ödeneğinden Bulgaristan’a tam 1 milyon dolar para ödendi.

Naim artık serbestti.

Türk formasıyla yarışabilecekti.

Başbakan Özal;
Bu ödemeyle ilgili olarak çok sonra “Naim kazandığı madalyalar ve Türk bayrağını dalgalandırarak bunu bize kat kat ödedi” açıklaması yapacaktı.

Türkiye;

Naim’le birlikte güreş branşı dışında ilk kez başka bir spor dalında, halter ile altın madalyalarla tanışmaya başladı.

Türkiye onunla gurur duyuyordu.

Halteri her kaldırdığında Türkiye de ayağa kalkıyordu.

Dünya Naim’i artık çok daha iyi tanıyordu.

“Türk altını” diyorlardı Naim için.

Vücut ağırlığının 3 katını birden kaldıran halterci olarak adını tarihe yazdırıyordu artık.

Olimpiyat ve Dünya Şampiyonlukları da art arda geliyor, halter denilince Naim Süleymanoğlu’nun adı konuşuluyordu dünya spor kamuoyunda.

Ne var ki;

Böylesine büyük başarılar, yabancıların hiç hoşuna gitmiyordu.

Altın madalyalar artık Naim’in hegemonyası altına girmişti çünkü.

Hele hele;

Uluslararası Halter Federasyonu (IWF) bu gidişattan hiç memnun değildi.

Şampiyon, neden hep bir Türk oluyordu?

Bu kez dert buydu.

Hemen bir sebep bulundu ve…

IWF yönetimi, yönetmeliği değiştirdi.

Buna göre;

Süleymanoğlu’nun altın madalyaları adeta bloke ettiği 60 kilogram kategorisi kaldırılıp, yeni sıkletler belirlendi.

Bu karar bile;

Naim’in dünya çapında ne denli büyük bir sporcu olduğunun göstergesiydi.

Bugüne değin hiçbir sporcu için Uluslararası Halter Federasyonu böyle bir değişiklik yapmamıştı.

Sadece Naim için alınmış çok özel bir karardı bu.

Ankara yine şaşkına dönmüştü.

‘Dünya’nın efendileri’ oturmuşlar, Naim’i durdurabilmek için bugüne değin görülmemiş bir yönetmelik değişikliğine gitmişlerdi.

Ne var ki;
Bu karar, küçük dev adam Naim’i çok daha hırslandırdı.

Günde 5 saat uyuyor, kalan zamanında ağırlık kaldırıyordu.

Vücudunu çok zorluyordu.

Sonrasında;

Büyük hırslarla girdiği müsabakalarda 3 olimpiyat madalyası, 7 dünya şampiyonluğu kazandı ve tam 46 kez de dünya rekoru kırdı.

1992 yılında da;

“Dünya’nın en iyi sporcusu” unvanına layık görüldü.

O artık “cep herkülü”ydü.

Artık;
Verdiği demeçlerinde Bulgaristan’da zulüm gören Türkler’den de bahsediyor, yaşananların dünya kamuoyunca bilinmesini istiyordu.

Başarılı da oldu, yaptığı açıklamalarda.

Tüm gözlerin Bulgaristan’ın içine çevrilmesine sebep oldu.

Naim;

Öyle işler başarmıştı ki, “devrilemez” denilen Bulgaristan’daki Todor Jivkov döneminin sona ermesine, komünist rejimin çökmesine ve zulüm gören on binlerce müslüman Türk’ün özgürlüklerine kavuşmasını sağlamıştı.

Dahası, isteyen artık anavatanı’na Türkiye’ye gelebiliyordu.

Böylesine büyük bir değişimin tek mimarıydı Naim Süleymanoğlu.

O bir Türk kahramanıydı artık.

Tarihler;

2000’li yılların başını gösteriyordu.

Çocukluğundan beri yaşadığı travmalar, günlük yaşamını da etkiliyordu “cep herkülü”nün.

Ne yazık ki;

Genç yaşında karaciğer yetmezliği baş gösterdi vücudunda.

Bulgaristan’daki Türk arkadaşlarından biri, hiç düşünmeden organ bağışında bulundu Naim için.

Ameliyat çok başarılı geçmişti.

Sağlığı giderek düzeliyordu.

Ne var ki bir süre sonra beklenmedik bir şey oldu.

Beyin damarlarındaki genişlemeye bağlı olarak Naim ani bir beyin kanaması geçirdi.

Bunu da atlatıyordu.

Ama vücudu çok yorgun düşmüştü.

Hastanede;

Son zamanlarında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da yanında bulunup, sık sık moral desteği veriyordu dünya düzenini değiştiren bu Türk kahramanına.

naim cb2 779221

Tarihler;

18 Kasım 2017’yi gösterdiğinde, vücudu ve beyni iyice yorulan ve iflas eden Naim Süleymanoğlu, tedavi gördüğü hastanede 50 yaşında yaşamını yitirdi.

Bu büyük Türk kahramanını, dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Turgut Özal karşılamıştı çiçekler içinde.

Son yolculuğuna da;

Yine çiçekler içinde son Başbakan Binali Yıldırım uğurladı sevenleriyle birlikte.

Türk ulusu büyük bir değerini kaybetmişti.

Kalbi büyük, vücudu küçük o kahraman, bilerek çok şeyler yaptı yaşamında.

Yıllarca;
Zulüm içinde yaşayan Bulgaristan’daki Türkler’i kurtarmakla kalmayıp, o çok sevdiği ay yıldızlı bayrağı defalarca göndere çektirip, Dünya’ya İstiklal Marşı’mızı ezberletti.

En başarılı olduğu dönemde;

ABD hükümetinin önüne serdiği milyon dolarları ve vatandaşlık hakkını hiç düşünmeden elinin tersiyle itti.

“Ben Türküm, Türk öleceğim. Sırtımdaki ay yıldız satılık değil” dedi ABD’li yöneticilere.

Kısa yaşamında, spor dışında hiçbir şeyle ilgilenmedi.

Gelen siyasi teklifleri reddetti.

Hiçbir yere, hiçbir kişiye angaje olmadı.

Kazandıklarını da paylaşan bir kişiydi.

Vazgeçemediği iki şey vardı.

Biri halter sporu, diğeri ay yıldızlı bayrağı.

1992 yılında;

“Dünya’nın en iyi sporcusu” unvanına layık görüldüğünde yabancı basına röportaj verirken, Balkan coğrafyasında da büyük yankı bulan şu sözleri söylemişti “cep herkülü”

“Hayatta” demişti “Sahip olduğunuz her şeyi kaybedebilirsiniz, evinizi, işinizi hatta sevdiklerinizi. Ama bir insanın hayatta kaybedebileceği en son şey kimliğidir…”

Şüphesiz ki;
Kısa yaşamı boyunca Naim’le en çok ailesi gurur duydu.

Babası Süleyman Bey’in, televizyon karşısında izlediği oğlunun madalya törenlerinde hıçkırıklarla ağladığı bilinir hep.

Annesi Hatice Hanım’ın da her anne gibi sadece tek bir isteği vardı oğlu Naim’den.

Mutlu bir yuva kurması, torunlarını kucağına alması.

Ama;

Naim’in travmalı, çalkantılı yaşamı, canından çok sevdiği anneciğinin bu isteğine hep engel oldu.

50 yıllık kısa yaşamına dünyaları sığdırdı ama kendi mutluluğuna yer bulamadı.

Naim Süleymanoğlu;

Halter sporunda bir ilk oldu.

Ondan önce olmadığı gibi ölümünden sonra da Naim gibi bir halter sporcusu gelmedi.

Dünya halter sporuna, yeri doldurulamaz bir damga vurdu.

Elde ettiği başarılarla siyasi bir dönemin değişmesine de sebep olan Naim Süleymanoğlu’nun adı, Türk tarihine de altın harflerle yazıldı.

Süleymanoğlu;

Vefatının 6. yıldönümünde Bursa’da da törenlerle anıldı.

Kestel Belediyesi ve göçmen derneklerinin organizasyonuyla, büyük şampiyonun adına yaraşır etkinlikler yapıldı.

401848882 10160784936023536 3943131086769475497 n

Halter Federasyonu yönetimi de geldi anmaya, Bursa Milletvekilleri de, ailesi de.

Camilerde mevlitler okutuldu, adına lokmalar döküldü, sergiler açıldı, belgeseller gösterildi.

Sadece sporcu kişiliği değil, mezalime uğrayan Bulgaristan Türkleri’nin sesi olmasıyla da önemli bir kişiydi Süleymanoğlu.

Ruhu şad olsun.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Türk solunun geleceği ne olacak?

HIZLI YORUM YAP