DOLAR

18,6329$% -0.02

EURO

19,4941% 0.43

STERLİN

22,5245£% -0.17

GRAM ALTIN

1.053,67%0,19

ÇEYREK ALTIN

1.703,00%-0,06

BİTCOİN

302361฿%-1.71973

İkindi Vakti a 15:24
Bursa KAPALI 10°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Bakan Nebati: ‘Enflasyon düşecek!’

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, CNN Türk'te Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat'ın moderatörlüğünde Gece Görüşü programında, gazeteciler Zafer Şahin ve Melik Yiğitel'in sorularını yanıtlıyor.

Yayın: 07.10.2022 22:00 - Güncelleme: 07.10.2022 23:48

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati CNN Türk’te, Türkiye’nin ekonomideki yol haritası, enflasyon, asgari ücret ve memur maaşlarındaki artışla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

İşte Bakan Nebati’nin açıklamalarından öne çıkanlar:

Enflasyon Türkiye’nin tek başına problemi değil, dünyanın problemi. Avrupa resesyona doğru gidiyor. ABD’de enflasyon sürekli tartışılıyor. Enflasyon sebebi ise küresel emtia fiyatlarındaki yükseliş. Bunu somutlaştıracak şeyin en iyi örneği Vuhan’daki virüstür. Vuhan’da bir kişi hapşurdu, dünya mahvoldu. İnsanların ertesi gün öngörüleri kayboldu. Bu ağır bir belaydı. 21. yüzyıl iyi başlamadı. Büyük krizlerin etkileri uzun yıllar sürüyor. Salgın, emtia fiyatlarının çökmesine neden oldu. Bununla birlikte dünyaya baskı oldu. Yazın mayıs itibariyle normalleşmeye dair öngörülerimiz vardı. Dünyadaki herkesin öngörüsünü bozuldu. Savaş başladı. 3 gün süreceği öngörülen savaş, dünyayı kuşatmış durumda. Son 70 yılın en büyük enflasyonun yaşandığı süreç yaşandı.

“Enflasyon düşecek”

Onlarda çift hane yeni gelirken, Türkiye’de yüzde 80’e neden gelindi. Petrol ve gaz ithalatımız var. Bunların getirdiği baskı ve makro ekonomik göstergesinin desteklemediği kurlardaki ani yükselişler. Bunu fırsat bilenler döviz kurlarının yükselmesine neden oldu. Fiyatlamada davranışlar bozuldu. 20 aralık gününü hatırlayın. Dolar 22 lira olacak sahte belgeler dolaşıyor. Spekülasyonu aşmıştı. Bunların yanında Türkiye’deki enflasyonun 3.sebebi beklentilerdir. Beklentiler bozuldu. Bir tarafta salgın sonra savaş, işletmeler stoklara girdi. Fiyatlar yükselecek diye fiyatlar öne çekildi. Ucuz kredi ile talep enflasyonu oluştur. Bunlar yüzde 83’e gelmesine neden oldu. Bizim bakış açımız var. Mart ayında Washington’daki toplantılarda, ‘İkilemle karşı karşıyasınız’ demiştim. Enflasyon mu, büyüme mi? Bizim politikalarımızı onlar da sorguladılar. G20 toplantılarında bu tepkinin azaldığını gördüm. Emtia fiyatlarındaki sakinleşme petrol fiyatlarında sakinleşme gıda fiyatlarında sakinleşme sonrası enflasyon üzerindeki baskıyı azaltıyor. Sert frene basmıyoruz, artış hızının azalması lazım. Beklentilerin kırılmasını gerçekleştirecek şey aralık ayında enflasyonun baz etkisiyle azalmasını göreceğiz. 

Enflasyonla ilgili tedbirler var mı?

Elbette. Gıda enflasyonu en büyük ağırlığa sahip parça. Hayat pahalılığının en büyük hissettirildiği grup. Bu dünya ülkelerinde de öyle. Gıda ile ilgili oran enflasyonun üzerinde. Bu alanı bizim daha fazla müdahil olmamız gerekir. Enflasyonun daha çok etkilediği grup dar gelirliler. KDV indirimlerine gittik, hanelerdeki elektriği 8’e düşürdük. TMO üzerinden depolama faaliyetlerini yürüttük. Tarım Kredi Kooperatifleri sayıları artıyor. Binlerle ifade edilecek büyüklüğe ulaşmış durumda. Yazın domates, salatalık, biber tarlada. Kışa gelince alan daralıyor, serada yetişiyor. Maliyetler fiyattaki ürüne yansır. ‘Domatesi niye yiyorsun?’ deme lüksümüz yok. Seracılıkla ilgili finans paketi açıkladık, devam ediyoruz.

Desteklemelerde bunu hissettirirsiniz. Zaman ve yatırım bedeli var. Bu politikanın aktif hale getirilmesiyle gıdadaki sorun zaman içinde çözülecektir. Bizim yılın başında ‘Hazine Maliye Bakanlığını sahaya indirmeyin’ diye ifadede bulunmuştum. Geçen yıl yapılan denetim sayısı 120 bin. Bu yıl 550 bin. Yıl sonuna kadar 1 milyon hedef koymuşuz. Fahiş fiyatın üzerine gidiyoruz. Risk analiz genel müdürlüğümüz pasifti, iyi bir arkadaşımızı atadık buraya. İnternet üzerinden satışta radara yakalandılar, 100 binin üzerinde. 106 bin riskli mükellef görüldü, çalışma yapılıyor. Vergi Denetim Kurulu ile yapıyı birleştirip, kontrol mekanizmasını üst seviyeye çıkarıyoruz. Bu denetimlerin sıkılaşması fiyat davranışlarındaki bozukluklarda teşhis edilmesi ve cezalandırılması için adım atmış bulunuyoruz. Kötü bir dönem geçirdik ama şimdi toplum daha hassas. Cumhurbaşkanımızın iradesini uygular hale getiriyoruz. Daha iyi bir kış olacak. Bu kış geçen kış gibi olmayacak.

Faiz indirimi devam edecek mi?

Faiz enstrümanını kullanan ülke sayısı 165. Enflasyon altında faiz kullanan ülke sayısı 132. Bize bir şey öğretildi. Faiz, enflasyon üzerinde olması lazım. Bu öğretiyi reddediyoruz. Dünya ‘Siz uygulayın’ diyor. ABD’deki faiz 9-10 civarında. Avrupa’da 10’lar civarında faiz oranı 10 kat fark var. ‘Bize yatırım yapmaya gelin’ diyorlar. ‘Faizlerle geri dönmeyin’ diyorlar. Bize ‘Faizi artır, fonlarım gelsin paraları alsınlar, ülkeme kar getirsinler’ diyor. Almanya’da para yatırırsanız, üzerine para ödersiniz. Biz onların yaptığını yapmaya başladık. Makas neden geniş? Model değişikliği sizin karşı karşıya kalacağını süreç ya azalır ya yükselir. Savaş baskısıyla şiddetli hissettik. Türkiye 90’lı yılları kaybetti. Denge arayışıydı. 2002’de AK Parti yeni bir denge oluşturdu.

Orta gelir tuzağından çıkma arayışıydı. 2013’ten itibaren operasyon darbe kavga deyin salgın, savaş bunlar Türkiye’de yeni dengenin gelmesinin süresini uzattı. Cumhurbaşkanımız, 10 yıldır ‘Yeni bir dengeye gelmeye çalışıyorum’ diyor. Şimdi cumhurbaşkanıyla aynı düşünen birisiyim ben. Buraya gelirken makas açıldı. Temel problem budur. Adım atıyorsunuz, hızlı şekilde geri çekiyorsunuz. Biz çöküntüye izin vermedik. Cumhurbaşkanımız ifade etti. Tek haneye gidecek adımlar atılacak. Kredinin ucuzlaması ve enerji fiyatlarının düşmesiyle Türkiye bu dengeye gelecektir.

Enflasyon hepimizi ilgilendiriyor. Otomobil hepimiz kullanıyoruz. Direksiyonu çevirince otomobil döner. Teknede çevirince dönmezsiniz. Sancak iskele. Hangi yöne çevireceğinize karar vereceksiniz. Rüzgarın yönüne göre de dümeni ayarlamanız lazım. Ekonomi böyle bir şey. ‘Enflasyonu düşüreceğiz’ diyorlar. Kapalı ortamda söylüyorlar, faiz artıracağız diyorlar. Böyle bir dünya olamayacak. Bu ülke buna izin vermeyecek.

Asgari ücrette artış enflasyonun üzerinde olacak.

2002’den bu yana asgari ücretli enflasyona ezdirilmedi. Bu yıla girerken enflasyon hedefimiz bu kadar yüksek değildi. Bu yıl sapma olduğu içim memur ve emekli maaşı artırılınca, talep gelince gelenek bozuldu asgari ücrette iyileştirme yapıldı. Önümüzdeki yıl ve yıllarda Cumhurbaşkanımızın duruşu net. Dar gelirli, sabit gelirli enflasyon altında kalmadı. Önümüzdeki süreçte de enflasyon oranının altında kalmayacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız iktidarı döneminde net cevap verdi. Enflasyon altında artış olmayacak. Çalışma yapılmadığı için henüz bunlarla ilişkin çalışmalar yapılacak. Enflasyon altında olmayan çalışmalar yapılacak.

Esnaf paketi

Halk Bankası ile her türlü çalışmayı yapıyoruz. 350 bin liraya kadar kredi veriyoruz. Esnafla ilgili limitlerin artırılması ve indirimlerin yapılacağı bir paket üzerinde çalıştığımızı söyleyeyim. Çalışmalarımızı yapıyoruz. Kabinede konuşulduktan sonra bitirmiş oluruz. Sicil affının getirilmesi yeterli değil. Bankacılık sektörünün kanuna koyulmasına rağmen kayıtlarından çıkarmayıp, gayrı resmi affı görmemesi gerekirken görüyor. Sicil affıyla birlikte sektörün kamu otoritesinin kararını uygulama sorumluluğu olacak.

2 bin liraya kadar icraya düşmüş, 9 milyon dosyanın temizlenmesini içeriyor. Kolaylık veriyoruz, vazgeçtiği kısmı değersiz alacak kategorisine alıyor, mükellef faydalanıyor, vatandaşımız temizlenmiş oluyor. Varlık yönetim şirketlerindeki, 2 bin 500 liraya kadarki borçlar için görüşüyoruz. Borçlar silinmesi kaydıyla yarısını ödeyip sıfırlıyoruz. 6 milyon insan durumdan kurtulmuş olacak.

‘Heterdoks yaklaşım’ tartışması

O günden bu güne sürekli benimle uğraşıldı. ‘Benimle uğraşmayın’ demiştim. Benimle uğraşırsanız, handikapınız var. Alaylı ve mektepliyim. 3 yıl bakan yardımcılığı, hayatı piyasada reel sektörle toplumla geçen, Urfa’da doğmuş, çiftçiyi, tarlayı, gübreyi bilir aynı zamanda ticareti var. Böylesine durumda benimle uğraşırsanız, tescilli hiperaktif birisiyim. Empatik duruşum da var. Ondan dolayı birçok şeyi aynı anda yaşayan birisi olarak ‘Uğraşmayın’ demiştim. Bu konuşmada üzerime geldiler. Rahatsız olmam. Ama ben çiftçiye gittiğimde saatlerce konuşabilirim. Patronla da işçiyle de konuşurum. Burada kalkıp az önce kullandığınız cümleyi söylemeye kalksam anlamsız olur. Hocalarla konuşmuyorum. Promptırdan okuyoruz zaten.

Bulunduğum ortam, dünyadan davet ettiğimiz 21 tane hoca var. Dinleyicilerin tamamına yakını dekan. Bilimsel bir toplantı. Doktor unvanı için çok uğraş verdim. Aynı zamanda akademisyenim. Aynı zamanda doçentim. Yadsıyamazsınız. Doç Dr Nureddin Nebati’yim. Anneye, anneciğim deriz. Her duruşun bir karşılığı var. Beni üzen akademisyenlerin sözleri. Ben burada niye yokum diye sorgulamaları lazım. ‘Anlayan varsa anlamayanlara anlatsın’ diyor. Ekonomi doktoru. Neoklasikten anlamıyor. Akşam yabancı hocalarla dalga geçmişler deyince anlam vermediler.

“Bu tavrı bilim adamına yakıştıramıyorum”

Üniversite hocaları ders verirken kağıt almadan ders veriyorsa, problem var. Hazırlığınızı yaparsınız. Türkiye ekonomi modelini dünyaya sunuyorsunuz. Dünyadan hocalar destek vermeye geliyor. Ne yapacaktım? Bunları söyleyen hocaların 5 milyon takipçisi var. Bu hoca Türkiye’nin en önemli vakıf üniversitesi hocası, bankanın yönetim kurulu üyesi. 1990’lı yıllarda da aynı şeyi yaptılar. 21 hoca beni eleştiren hocanın alıntılanma sayısı 38 bin. Makale sayısı 865. Takipçi sayısı 9 milyon. Davet ettiğimiz hocaların alıntılanma sayısı 390 bin. Makale sayısı 7 bin 805. Takipçi sayısı ise 50 bin. Hiç mi rahatsız olmadın böyle bir toplantıya katılmamış olmaktan. Aykırı makale yazmak aklına gelmedi mi? Bu tavrı bilim adamına yakıştıramıyorum. Türk bilim dünyasının düştüğü sefil durumu gösteriyor. Binlerce insan beni eleştiriyor. Rahatsız olmam. Ama bilim adamı, bilim adamı gibi davranacak.

“Karamsar değilim”

Yatırım, üretim, ihracat, istihdam üzerine oturmuş bir program. Türkiye finansal açıdan en iyi ülkelerden. Reel sektörün hane halkında en iyi ülke. Altyapı yatırımlarını tamamlamış, geleceğe umutla bakabilen bir ülke. 3. bulunduğu coğrafi ortam. Temkinli iyimserim, karamsar değilim. Salgın başladığında ‘Türkiye kar ederek çıkacak ‘demiştim. Savaştan da öyle çıkacak. Afrika’yla, Ortadoğu’yla, Türk Cumhuriyetleriyle, İran ve Rusya ile ilişkilerimiz çok iyi. 20 yıllık tecrübeli liderlik var. Avrupa’da lider yok. Yönünü batıya dönen Türkiye var. Talepleri karşılayacak ülke Türkiye. Niye cari açık veriyoruz. 1 numaralı sebebi enerji. Geçen yılki enerji fiyatlarıyla cari fazlaya giden bir ülkeyiz. Bizi asıl yoran doğalgaz ücretleri. Bu şekilde gitmesi mümkün değil. Avrupa’nın resesyona giriyor olması baskılamayı artıracaktır. Bundan sonraki süreçte de sıkıntımız yok. Yatırımlara önem veriyoruz. Üretim alanlarımızı geliştirirken, dünyanın normalleşmesiyle üstesinden geleceğimizi düşünüyoruz.

İhracatımızın yüzde 40’ı Avrupa’ya yapılıyor. Resesyonun hissedilir olmasıyla önlemler almamız gerekiyor. Türk üreticisine güveniyoruz. Siyasi ilişkilerimiz artıyor. Avrupa’nın salgından dolayı başlayan değişimi var. Çin’den mal getireceğine, Türkiye’den kısa sürede stok maliyetini düşürebiliyor. Doğalgazı bulduk biz. Öbür tarafta elektrikli araçlarımızı üretiyoruz. Savunma sanayiinde çok çok iyiyiz. Bu katkıları da yadsımayalım.

Kur korumalı mevduatı uzatıyoruz

KKM son dönemlerin en önemli enstrümanlarından bir tanesiydi. Açıklandığından itibaren etkilerini gördük hala hissediyoruz. Türkiye’deki mevduatın üçte biri kur korumalıya geçti. Kur korumalıda hacim 1.4 trilyon TL. Türkiye çift paralı bir ülke. Dövizi olan yatırıyor. Buradan geçen süre içinde fark varsa para kazanıyor. Vatandaşın piyasadan döviz almasını engelledik. Bunun aynı şekilde ‘Bana döneceğini biliyorum’ dedi. Dövize olan bağımlılığı kırıyoruz. 2. talebi kısmış durumdayız. 3. öngörülebilir kur seviyesi. O günkü kur, gerçek kuru yansıtmıyordu. Bugünkü kur öngörülebilir hale gelmiş durumda. Oynaklık bitti. Basınç birikti. 2013’te TL değeri yüzde 110’adaydı. Şu an da yüzde 54’e çıkmış durumda. TL’yi güçlendiriyoruz. KKM’den vazgeçer miyiz? 1 yıl uzatıyoruz. Kur korumalı mevduata 31 aralık 2023’e kadar devam ediyoruz. Kurun geldiği seviyeyi makul karşılıyorum. Reel değer olarak enflasyonun altında gidiyor. Önümüzdeki süreçte esnafla ilgili önemli çalışma yapıyoruz. Herkesin rahatlayacağı döneme gidiyoruz. Limit artırılması faiz oranı düşürülmesi, belki faizsiz sürenin verilmesi.

“EYT’nin bütçeye maliyetini görüştük”

Hazine ve Maliye Bakanı’nın görevi kararın altını doldurmak. Vedat Hocam görevi ve şahsi duruşundan dolayı taleplerin karşılanması noktasında bize baskı yapıp çözülmesi noktasında adım atmamızı bekliyor. Bütçeye maliyetini konuştuk. EYT ile ilgili alınan kararın altını doldururuz. Bütçe disiplininden taviz vermeden adımlar atıyoruz. Gelirlerin artırılması üzerine çalışmalarımız devam ediyoruz.

“Borsa İstanbul’un zarar görmemesi için adımlar atıldı.”

İyi olan şeyi destekler şekilde yapmaya çalışacağım. Geçen ay yaşadığımız durum sıkıntıların ortaya çıkması. Tedbir alırsınız, tedbirlerin sınırdan sonra kamuoyuyla paylaşılması gerekir. Borsa İstanbul’a zarar vermek değil derinleşmesini sağlamak olması lazım. Yatırımcıların anormal zararla karşılaşılmaması için önlemler alırız. 30 Eylül’den sonra resmileşti. Borsa İstanbul’un zarar görmemesi için adımlar atıldı. Bundan sonrası SPK başvurusu ile gözaltı. Bu burada kalmaz. İlgili kurumlarımız çalışmalarını yapıyorlar. Her türlü yanlışı yapan kimse bedelini ödeyecek. Bu işin üzerine gitmeye devam edeceğiz. Kim olursa olsun bedelini ödeyecek.

Kredi Garanti Fonu

KGF’yi salgın başladığında yoğun şekilde kullandık. Kaynağın büyük bir kısmı ihtiyacı olmayana gitti. Bankacılık sistemi risk almak istemiyor. Parasını geri alacak sistem kuruldu. Sonraki KGF’da faturasız yapılmayacak dendi. Yatırım yapıyoruz. Gelecek olan paket ihtiyacı olmayanlara değil, gerçekten ihtiyacı olup üretimi artıracak kesime gidecek. Bankacılık sektörünün sevmediği c kesimi. 2 B’lere vereceğiz, ihtiyacını karşılarsanız iyi olacak. A’ların ihtiyacı yok. C’lere vereceğiz. Gerekirse yüzde 7’lik riskimizi artırarak ihtiyacı olanlara vereceğiz. Miktar belki artabilir.

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sıradaki haber:

Bakan Kirişçi’den gıda ve tarım mesajı!

HIZLI YORUM YAP