DOLAR

17,9329$% -0.16

EURO

18,2616% -0.06

STERLİN

21,6955£% 0.15

GRAM ALTIN

1.021,95%-0,55

ÇEYREK ALTIN

1.676,00%-0,41

BİTCOİN

428548฿%-1.49208

Akşam Vakti a 20:11
Bursa AÇIK 27°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a




Sedat Kızılcıklı: AK Parti kaybetmiyor, Türkiye kaybediyor!

Ekonomi yönetiminin politikalarına yönelik eleştirilerde bulunan DEVA Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Sedat Kızılcıklı, “Bu anlayış devam ederse, bunlar iyi günlerimiz. Bunları söylerken içim acıyor. Çünkü ben AK Parti’nin içerisinde 10 yıl boyunca bulunmuş bir insanım. Sonuç olarak AK Parti kaybetmiyor, Türkiye kaybediyor” açıklamasında bulundu.

Haber: Umut KUTLUCA
Kamera: Günay AKGÜL

Bir süre önce AK Parti’den istifa ederek DEVA Partisi’ne geçen Sedat Kızılcıklı, enbursa.com’u ziyaretinde hükümetin ekonomi politikalarına yönelik açıklamalarda bulundu.

DEVA Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Sedat Kızılcıklı, Türkiye’de yaşanan krizin bir sebebinin ithal olduğunu ancak, ülke içinde krizi büyüten bir durumun olduğunu ifade ederek, “2003 yılında Türkiye, Gayri Safi Yurt İçi Hasılası 315 milyar dolarla dünyada 21’inci sırada yer alıyordu. 2015’te 864 milyar dolar 16’ıncı, 2021’de ise 806 milyar dolar ile 21’inci sıraya düştü. Yani dünyada üretim alanında tekrar 2003 yılındaki seviyeye düştük. Ekonomi yönetimi böyle devam ederse 2023 tahmini ise Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası ile 23’üncü sıraya kadar düşecek” açıklamasında bulundu.

‘PATLAYAN DOLAR KURU VAR’

Sedat Kızılcıklı patlayan bir dolar kuru ile karşı karşıya olduklarını belirterek, “Enflasyon bütün ülkelerde var, deniliyor, doğru. ‘Türkiye’de enflasyonun sebebi, gıda krizi ve pandemi haricinde nedir?’ diye sorduğunuz zaman, patlayan dolar kurunu görüyoruz. 6 – 7 lira olması gereken kurun 16-17 lira olması, bunun sebebi de ekonomi yönetimin faiz indirme inadı. Ekonomi yönetimi evrensel kurallara göre politika üretselerdi ve ekonomi yönetimini de güvenilir insanlara bıraksalardı, kesinlikle enflasyonun buralara kadar yükselmesi mümkün değildi. Türkiye, enflasyon verilerinde dünyada 6’ıncı, Avrupa’da ise 1’inci sırada. Dünyada enflasyon verileri bakımında yüzde 7’ler konuşuluyorsa, bizde yüzde 80’leri, üreticide ise yüzde 180’leri konuşuyoruz. ‘Siz maaşınızı dolarla mi alıyorsunuz?’ söylemlerinin getirdi nokta bu. Yükselen doların hayata etkisi, makyajlanmış haliyle yüzde 80 enflasyon… Petrol’ün varil fiyatı 8 Haziran 2021’de 71 dolardı. Bir sene sonra ise yüzde 67’lik artışla 119 dolara çıktı. Türkiye’de ise aynı tarihleri baz aldığımızda 7,23 TL’den yüzde 287’lik artışla 28 TL’ye çıktı. Doları bu kadar patlatırsanız, normalde 12-13 lira olması gereken mazot, bugün TL bandında ise, bu ekonomi yönetiminin kötü politikaları yüzündendir. ‘Dış güçler doları yükseltiyor’ diyorlar. “

‘BORÇ VERİLİRKEN 3 KRİTERE BAKILIYOR’

Dünyada borçlanırken 3 tane kritere bakıldığını belirten Kızılcıklı şunları söyledi: “Bunlardan birisi, ülkenin Merkez Bankası brüt rezervi ile kısa vadeli borçlarını karşılaştırmaktır. Türkiye’nin brüt rezervi haziran ayının başlarında yaklaşık 103 milyar dolardı, kısa vadeli borçlar da 181 milyar dolardı. Türkiye’nin eksi 78 milyar dolarlık açığımız var. Borç verilirken bakılan bir diğer kriter ise kısa vadeli risk primidir. Bu risk priminin 300 baz puan üstü tehlikeli olarak görünürken, Türkiye’nin risk primi ise 800 baz puanı aştı.  Son olarak Maliye Bakanı Nureddin Nebati, İngiltere’den yüzde 8,5 ile borçlandı. Risk priminde dünyada Rusya, Arjantin ve Türkiye ilk üç sırada yer alıyor. 3’üncü kriter ise kredi derecelendirme notu… Türkiye’nin notu ise ‘B+’ olarak görünüyor. ‘B+’ bir ülkeye yatırım yapılabilir seviyenin 3 basamak altını tanımlıyor. Normal ekonomik kurallara göre Türkiye’de doların artmasında daha tabi olan bir durum olamaz. Merkez Bankası’nın SWAP hariç net rezervi eksi 60 milyar dolar. Son bir yılki cari açığımız ise 24 milyar dolar.”

‘BU ANLAYIŞ DEVAM EDERSE BUNLAR İYİ GÜNLERİMİZ’

Yüksek dolar, yüksek enflasyon, artan hayat pahalılığı ve fakirleşen bir Türkiye ile karşı karşıyayız. 2015’te dünya ticaretinden aldığımız pay yüzde 1,24’e kadar çıkmıştı ancak bu yıl yüzde 0,67’ye kadar indi. Bu anlayış devam ederse bunlar iyi günlerimiz. Bunları söylerken de içim acıyor. Çünkü ben AK Parti’nin içerisinde 10 yıl boyunca bulunmuş bir insanım. Sonuç olarak AK Parti kaybetmiyor, Türkiye kaybediyor.

Sedat Kızılcıklı açıklamalarına şöyle devam etti:

“Partimizin Genel Başkanının ismi çok itibarlı, çok güvenilir ve çok seviliyor. Ali Babacan, mevcut durumdaki muhalefet genel başkanlarından CV’si en iyi olan ve kendisini devlet yönetimiyle en yüksek oranda kanıtlamış bir isim. Sevilen yapısıyla kendisine ilgi çok yüksek. Gittiği yerlerde çok büyük bir teveccühle karşılanıyor. ‘Bu işi çözerse Ali Babacan’ çözer deniliyor. Sayın Babacan da 2001 ve 2008 krizlerini işaret ederek, ‘İki krizi ben yönettim, bu krizi de ben yönetirim’ diyor. Bunların sandığa nasıl yansıyacağını tahmin etmek zor.”

‘6’LI MASA’YA DEMOKRASİ MASASI’

“İnsanlar ankette kendilerini kararsız olarak tanımlıyor. Verilen cevaplardan AK Parti oylarında bir azalışın olduğunu ve kararsızların oylarında bir artış yaşandığı anlaşılıyor. Sahada kararsız oyların bize geleceğini ümit edere saha çalışmalarını ve eylem planlarını yürütüyoruz. Ben 6’lı Masa’ya demokrasi masası diyorum. Eskiden vatandaşlarımız ‘Neden bir araya gelmiyorsunuz?’ diyorlardı, geldik… Şimdi de ‘Neden bir araya geldiniz?’ diye eleştirenler var. 6 partinin bir araya gelmesi demokrasinin güzelliğidir. O masadan ortak bir aday çıkarılırsa, seçim zaferi kazanacağına inanıyorum. Seçime tek girdiğimizde kendimizi tartma imkanını bulacağız. Baraj problemi olacağını düşünmüyorum, ancak barajın ne kadar üstü olacağını tam olarak kestiremiyoruz.”

‘BÜYÜK BİR OY POTANSİYELİ VAR’

“Partinin Gebze mitingini takip eden bir gazeteci ‘DEVA Partisi’nin seçmeni, en sessiz seçmen ve hiç çığırtkanlık yapmıyor’ değerlendirmesinde bulundu. Sessiz çoğunluk sandıkta sesini çıkarırsa, DEVA Partisi’nin çok büyük bir oy potansiyeli var. İstanbul’da yapılan bir ankette ise DEVA Partisi’nin baraj problemi olmazsa oy vereceğim diyen yüzde 30’luk bir kitle var. Ben DEVA Partisi’nin yüzde 10 ila yüzde 30 arasında konumlandırıyorum.”

‘ERKEN SEÇİM BEKLENTİM VAR’

“Benim erken seçim beklentim var. Her geçen gün iktidar partisi sıkışıyor. Gün geçtikçe tablo kötüleşecek. Şu anda hükümet ek bütçeyle tutunuyor. Yaz ayları olmasına rağmen enflasyonu yüzde 5’lerde zor tuttular. Ancak kış aylarına doğru artan enerji fiyatlarıyla çok daha can yakıcı bir tablo ortaya çıkacaktır. Geçen süre muhalefet partilerini lehine, Cumhur İttifakı’nın partisinin aleyhinedir. Oylarda kan kaybının artmasını önlemek için bir erken seçim durumu olabilir. En kötü ihtimalle 10 ay sonra seçim var o da çok uzun bir süre değil. Kasım ayında yüzde 50’nin üstünde bir seçimin olacağını düşünüyorum.”

ad826x90
ad826x90

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Bursa’da restoran zincirine hırsız girdi!

HIZLI YORUM YAP