DOLAR

18,8193$% 0.02

EURO

20,4419% -0.11

STERLİN

23,1986£% -0.08

GRAM ALTIN

1.165,99%0,01

ÇEYREK ALTIN

1.917,00%-0,05

BİTCOİN

434607฿%1.7224

İmsak Vakti a 06:43
Bursa HAFİF YAĞMUR
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Cennet Yüzer Cankılıç

Cennet Yüzer Cankılıç

21 Ocak 2023 Cumartesi

Ekonomik krize inat meydan yine doldu!..

Ekonomik krize inat meydan yine doldu!..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2002 tarihinden itibaren Bursa’daki tüm mitinglerine katıldım. 3 Kasım 2002 seçimleri öncesi Bursa’da yaptığı ilk miting muhteşemdi. Bursa o güne kadar Fomara Meydanı’nda böyle büyük ve coşkulu kalabalık görmemişti. 2007 seçimlerinde de Bursa halkı 367 garabetine inat meydanı tıka basa doldurmuştu.

Fomara Meydanı 2010 referandumu mitinginde de, 10 Ağustos 2014 öncesi Cumhurbaşkanı Adayı olarak geldiğinde de, bir öncekilerini aratmayan kalabalığa sahne olmuştu.

Haziran 2015 seçimleri bir kırılma noktası oluşturdu.

Açıkçası o tarihten sonraki 2018, Bursa mitingi  ile 16 Nisan 2017 Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi  referandumu Bursa buluşmaları bir öncekiler gibi  izdiham derecesinde kalabalıklara  uluşamadı. Kısmen zayıf kaldı.

Hatta, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en son Gökdere Meydanı’nda 15 Şubat 2019’da  yerel seçimler öncesi  yaptığı miting de öyle…

*****              *****

Bugün ise  aynı meydanda Cumhurbaşkanı Erdoğan tam 4 yıl sonra yine Bursalılarla buluştu.

Ama ne buluşma!

Hem müthiş bir kalabalık hem de müthiş bir coşku eşliğinde…

Aynen 2015 öncesi gibi meydan doldu, doldu taştı. Partilerin her mitinginde Bursa basını rakam  arayışına girer. Cumhurbaşkanı Erdoğan  o rakamı kürsüye çıktığında yaptığı ilk konuşmada söyledi:

“Bursa’ya geldiğimde emniyetteki arkadaşlardan istedim, kaç kişi var diye? Bana 120 bin dediler”.

Sonrasında bazı gazeteci arkadaşlar  ve tabii ki muhalefet partileri bu rakamı çok abartılı buldular.

Alan yukarıda sahnenin kurulduğu Kamberler Parkı önünden aşağıdaki dört yol ağzına kadar, çevresiyle tamamen dolu olduğu gibi, sahnenin arkası, Haşim İşcan Caddesi adeta insan seli halindeydi. Ve yine Osmangazi Yörük Türkmen Derneği Başkanı Dinçer Akyel’le beraber alandan çıkarken karşılaştığımız İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan’da rakamı doğrularken” Cumhurbaşkanımız Merinos’tan Altıparmak, Heykel güzergahından geldi. Yol boyunca büyük kalabalık vardı. Sadece Valilik ve Setbaşı’ndaki insan sayısı 30 bin civarında idi” dedi.

*****             *****

AK Parti İl Teşkilatı Davut Gürkan’ın başkanlığında hakikaten çok güzel bir düzenleme yapmış. Daha önceki miting alanlarında rastladığımız o kargaşadan, o keşmekeşten hemen hemen eser yoktu.  Ayrıca partinin  geçmiş dönem yönetimlerinde bulunan belediye başkanları, ilçe başkanları, il yöneticileri için B protokolü olarak  sahnenin tam  çapraz kenarında yer ayarlanması yerinde bir uygulama. Partinin kurumsal hafızasını taşıyan herkes o alanda hem hasret giderdi, hem de ilk defa  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı rahat rahat  izleme imkanı elde etti.

*****           *****

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhur İttifakı’nın paydaşı MHP’liler de yalnız bırakmadı.

Bizim de bulunduğumuz B protokolü alanında MHP’nin 17 ilçe başkanı ve il yönetimi   takım elbise ve yakalarında 3 hilal rozetiyle tam kadro yerlerini almıştı.

Enbursa.com yazarlarından Gazeteci arkadaşım Yüksel Baysal’la beraber bir ara MHP İl Başkan Yardımcısı Sertaç Yurdacan ve Yıldırım ilçe Başkanı Kadir Taşcı ile sohbet de ettik. “17 ilçe tam kadro buradayız. Kendi mitingimiz gibi tüm  milliyetçiler bugün burada” dediler.

******                    *****

Gazeteci arkadaşların dediği gibi katılımın yüksekliğine emniyet güçlerini de eklemekte fayda var. Her zamanki gibi, Erdoğan’ın konuşma yapacağı miting için günler öncesinden alarma geçen emniyet güçleri dün yoğun güvenlik önlemleri aldı. Zaman zaman ve yer yer sade halkı bunaltsa da,yolların kesilmesinden dolayı da trafik sıkışıklığı yaşansa da, ne miting alanında ne de  Erdoğan’ın konvoyunun geçeceği güzergahta en ufak tatsız olaylar yaşanmadı.

Bu arada, bir süre önce Ankara’da suikasta kurban giden eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş  için pankart açılacağı yönündeki  duyumlar ve ya girişimler de  alınan yoğun güvenlik önlemleri dolayısıyla sonuçsuz kaldı diyebiliriz. Sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan gelmeden çok kısa süre önce  sahneye yakın bir yerde üzerinde Sinan Ateş yazılı bir  boyun atkısı açıldı. Ama o da hemen  polis tarafından  alındı.

 Yine Hürriyet Köyü sakinlerinin “Çözerse Erdoğan çözer “  artık sağır sultanın bile duyduğu topraklarının Karacabey belediyesi tarafından başkalarına ticari olarak satıldığı yönündeki feryatlarını içeren yazılı  pankartlarına da el konularak  alana girmeleri engellendi. Aslında ellerindeki pankartta öyle rahatsız edici  bir mesaj yoktu, alana girmelerine izin verilmemesi çevredekilerin de tepkilerine yol açtı.

*****            *****

Neticede diyebilirim ki, seçim öncesi alanlar partiler için bir anlamda kıstastır.  Ülkeyi son bir yıldır adeta kasıp kavuran  ekonomik krize , Suriyeli sığınmacılara olan büyük tepkiye ve 6’lı masanın  topyekun muhalefetine  rağmen  Bursa halkı  21 Ocak Bursa Gökdere Meydanı’ndaki müthiş kalabalıkla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir kere daha sahip çıktı. Bunun başkaca açıklaması yok…

Devamını Oku

Geçmiş olsun Bursa…

Geçmiş olsun Bursa…
6

BEĞENDİM

ABONE OL

Eski adıyla Tabakhaneler Bölgesi, ya da daha bilindik adıyla Sıcaksu bölgesi. Çünkü o bölge yarım asır deri imalatçılarının iş yerleri idi.

Bu bölgeyi iyi bilirim. Geçmişini de…

Çünkü 1989’lu yıllardan itibaren taşınma haberlerinin çoğunun altında imzam vardır.  2007 yılında AK Parti Milletvekili Adayı olarak seçim sathı mahallinde dönemin Grup Başkanvekili Faruk Çelik’le beraber bu bölgede birkaç kez toplantılara da katılmıştım.

Hepsinin derdi aynı idi:

“Bir an evvel buradan taşınalım ve daha sağlıklı bölgede çalışalım”.

Nihayet o taşınma zor da olsa gerçekleşti. Deri imalatçıları 40 yılı aşkın çalıştıkları ve artık kentin tam merkezinde kaldığı için  çevreyi ve insan sağlığını tehdit eder boyuta ulaşan  iş yerlerinden 2010 yılında Badırga Organize Sanayi Bölgesi’ne taşındılar. Boşaltılan yer ise daha o tarihlerden itibaren yerel iktidar tarafından “Termal Turizm “alanı olarak ilan edildi.

Çünkü bu bölgenin altı sıcak su havzası idi ve kaplıcalarıyla, otelleriyle, butik evleriyle, alış-veriş merkeziyle proje tamamlandığında Türkiye’nin en büyük termal turizm merkezi haline gelecekti.

Hatta dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe görevden alınmadan önce 2017 tarihinde yaptığı açıklamada;

Malcılar ve Tolon fabrikalarının olduğu 22 dönümlük önemli bir alanı satışa çıkarıyoruz. İhalesi 20 Haziran’da gerçekleşecek. İhale herkese açık, tüm yatırımcıları bekliyoruz. Böylelikle dönüşümde ilk etap başlamış oluyor. Bursa’nın kalbinde bu döneme damgasını vuracak önemli bir proje olacak. Metro istasyonları, teleferik istasyonları ile Uludağ’a, tarihi bölgelere, kongre merkezine, metro ve teleferikle ulaşılabilecek. Burası Bursa’nın en değerli merkezi olacak” diyerek startını vermişti

De…

******                 ******

Ne o ihale yapılabildi ne Recep Altepe’nin belediye başkanlığındaki ömrü bu projenin startını vermeye yetti, ne de şimdiki Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın yoğun çabaları sonuç verdi.

Ne yazık ki, Bursa’nın kaplıca kenti olma özelliğini ortaya çıkaracak olan bu büyük Termal Turizm Alanı’na uygun yatırımcı bulunamadı. Ve Sıcak Su Dönüşüm Projesi adı altında döne döne öyle bir hal aldı ki, 18.3 hektarlık alan geçen yıl TOKİ’nin elinde kentin en büyük toplu konut projesi olarak yeniden planlandı.

Şimdi ise, o bölgede şantiye çalışmaları başladı.

Ben bu dönüşümde Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ı öyle tepki gösterenler kadar haksız bulmuyorum. O’nun da vicdanının “altında sıcak su gibi büyük bir kaynak bulunan toprağın” üzerine konut yapılmasına gönlünün razı olmadığı kanaatindeyim.

*****              *****

Plan değişikliğini iki ay önce TURSAB Bursa Şube Başkanı Hasan Eker enbursa.com’u ziyaretinde söylemiş ve “bu plan değişikliğinin aynen Doğanbey Toplu Konutları gibi kent için fecaat olacağını” belirterek “Hiçbir batı ülkesinde böylesine zengin sıcak su havzasının üstüne bırakın konutu, sanayi bölgesini yeşil alan bile yapmadıklarını “üstüne basa basa ifade etmişti.

 Hasan Eker aynı çekincelerini geçtiğimiz hafta Osmangazi Kent Konseyi’nde de dile getirdi.

 Benim de yönetiminde yer aldığım Rıdvan Güler başkanlığındaki Kent Konseyi Toplantısında;

Bakın burası çok değerli bir alan. Adı üstünde Sıcaksu bölgesi. 90 dereceye varan sıcak suyun üstüne biz kaplıca ve termal işletmeler yapmak yerine konut yapıyoruz.  690 konut ve 92 dükkân yapılması planlanıyor. Bunu durdurmamız lazım. Konutlara karşı değiliz ama yeri burası değil.” derken tehlikeye de dikkat çekmiş ti:

Burada sondaj yapılırken bile sıcak su fışkıracaktır. Aynen Çekirge Polis Evi sondajında yapıldığı gibi termal suyu kaçıracağız.”

 Ne diyeyim…

Burası göz göre göre gitti.

Geçmiş olsun Bursa…

Devamını Oku

Şule Perinçek, Adanur’u ziyaretinde neler söyledi?

Şule Perinçek, Adanur’u ziyaretinde neler söyledi?
3

BEĞENDİM

ABONE OL

Son dönemde Perinçek ailesi ile yollarımız çok sık kesişmeye başladı. İki iyi insan tanımanın dışında  siyaseten de “milli birlik ve beraberlik , vatanın bölünmez bütünlüğü, özgürlük, emperyalizme karşı, mücadele, üreterek büyüme ve demokratik gelişme ile PKK , HDP karşıtlığı” noktasında kıblemiz aynı olduğu için; iktidara da ittifak içinde olmasa da özellikle milli duruş desteğini  tam verdiğinden dolayı rahatsızlık duymadığımı belirtmeliyim.

Geçtiğimiz Cuma günü de EA Medya olarak Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in eşi Şule Perinçek’i Ergünkent İnşaat’da ağırladık. Emin Adanur’un ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarete yazarlarımız Yüksel Baysal, Mustafa Gültekin ve İsmail Taştan ve İnci Sözlük’ten Özge Tezcan’da katıldı.

Şule Perinçek Emin Adanur’u ziyarete yanında 27 yaşındaki Vatan Partisi’nin il Başkanı Dilek Çınar’la birlikte geldi. Dilek Çınar 27 yaşında öğrenci. Mardin doğumlu. Partisinin Gençlik Kolları Genel Başkanlığı’nı da yapmış.

Şule Hanım partisinin il başkanı ile geldi ama ziyareti siyasi bir ziyaret değildi.

Zira;

Şule Perinçek, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in eşi olmasının dışında aynı zamanda bir gazeteci.  Hem de mesleğinde başarılı bir kadın. Muhabirlikten genel yayın yönetmenliğine kadar tırmanan basın camiasında  48 yıldır gazeteci olarak çalışıyor.

Aydınlık Dergisi’nin yazarı. Ulusal kanalın program yapımcısı. Atatürk’ün 1903-1938 yılları arasındaki tüm yazı ve konuşmalarını derleyip, 30 cilt halinde kitaplaştırılan araştırma projesinin genel yayın yönetmeni.

*****                  *****

Şule Hanım’ın Google’dan hayat hikayesini araştırdım, çok fazla metin yok. Bir tane var o da Vatan Partisi milletvekili adayı iken hazırlanmış.

İstanbul doğumlu. Baba tarafı Kafkasya’dan göç edip Karadeniz’e yerleşirken, anne tarafı da Balkanlar’dan göç edip Afyon’a yerleşiyor.  Şule Hanım Avusturya Lisesi mezunu. Önce Ankara’da maliye ve iktisat okuyor ardından da Amerika’da eğitim görüyor.

İki yabancı dil bilen, entelektüel bir kadın. 68 hareketinde yer alıyor ve Doğu Perinçek’le yolları 1970’de kesişiyor.

Kendi anlatımıyla, “Bir gün baktım kantinde bir gruba saldırıyorlar, dövüyorlar. Ben hemen onların yanında yer aldım. Doğu Bey’le tanışmamız ben o dönem yurtta kalıyordum. Cam silerken, o aşağıdan geçiyordu bana bakarak kolay gelsin, yardıma ihtiyacınız var mı dedi?” Adını duyuyordum ama hiç karşılaşmamıştık, bana o zaman çok nazik biri olarak gelmişti” dedi.

Şule Perinçek, 12 Mart muhtırasında tutuklanarak cezaevine giriyor. Koğuş arkadaşları içinde Behice Boran, Sevimi Belli, Sevgi Soysal gibi  isimler bulunuyor.  O dönemde yan koğuşta da arkadaşlık yaptığı Doğu Perinçek kalıyor.

Yine kendi anlatımıyla ”Tabii aramızda  küçük kağıtlar yani mektuplar gidip geliyor. Bana  o zaman  “benimle evlenir misin?” diye mektup yazıyor. Ben de küçük kağıtlarla  “evet” diyorum. Hatta bunu arkadaşlarla kutlamak için ben koğuşta plastik kaplar vardı, bisküvi falan. Bisküviden pasta yapmıştım. Hep beraber keserek bu özel anımızı kutlamıştık” dedi.

Şule Hanım, 2.5 yıl tutuklu kaldığı cezaevinden afla çıktıktan sonra ailesine mektup yazarak” ben evleniyorum” demiş. O kadar! 1974’de Doğu Perinçek’le evlenmiş.

Emin Adanur ve yazar kadromuzla sohbet ederken anlattığı hayat hikayesinde dedi ki:

Arkadaşlarımız bizi hala ilk günkü gibi aşık olarak görürler. Doğru. Çünkü biz evliliğimizi Doğu Bey’in tutuklu dönemlerinin dışında yaşadık. Ben bu yüzden devlete teşekkür ediyorum(gülerek  söyledi). Sağolsun her 10 yılda bir Doğu cezaevine alındığı için bizim evliliğimiz , birlikte geçirdiğimiz süre 15 yıl “

*****               *****

Sebebi ziyaretlerine gelince;

Şule Hanım  il il dolaşarak, başarılı, üretken  girişimcileri Ulusal Kanal’da her hafta yayımlanan “Yeni Ufuklar” programına konuk alıyor. Geçtiğimiz Cuma günü Ergünkent İnşaat’ın ofisinde Emin Adanur’la program yapan Şule Hanım,  Adanur’un  ticaret, medya, sosyal medya, spor alanlarındaki  başarı hikayesini de  hayranlıkla dinledi.

Yeni yılın ilk gününde pazar gece saat 21.00’da yayınlanan programda;

Adanur, Bursa ve Türkiye’ye yönelik siyaset, medya ve sanayi alanlarında değerlendirmelerde bulunurken üreticilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi.

 “ Bu ülkede binlerce Elon Musk, binlerce Selçuk Bayraktar  var, bunların ellerinden tutulup desteklenmesi gerekir. Hatta Girişimcilik Bakanlığı kurulmalı” dedi. Şule Hanım da bu öneriyi  destekledi.

Devamını Oku

Muhteşem bir gece idi…

Muhteşem bir gece idi…
3

BEĞENDİM

ABONE OL

Bursa’nın genç iş adamlarından Emin Adanur yönetimindeki EA Medya olarak hafta sonu Bursa’dan İstanbul’a çıkarma yaptık. 25 milyon takipçisiyle Türkiye’nin en büyük sosyal medya platformu İnci Sözlük’ün kuruluşunun 15.yılını İstanbul’da The Ritz-Carlton Otel’de görkemli bir gece ile kutladık.

İş, sanat, cemiyet, siyaset dünyasından tanınmış pek çok ismin katıldığı geceyi anlatmadan önce, kısa bir bilgi vereyim.

Konvansiyonel medya olarak tabir ettiğimiz benim de içinden geldiğim medya, buna dijital haber sitelerini de katmak gerekir, artık günümüzde yerini sosyal medyaya bırakıyor. Size söyleyeyim, çok uzun değil 3 yıl, bilemedin 5 yıl…

Bu dönüşüm kaçınılmaz bir gerçek…

Örneğin;

TV’lerin yerini youtube alırken, siyasi haber gazetelerin yerini tweettir, magazin ve cemiyet hayatı mecmualarının yerini instagram, sosyal içerikli gazetelerin yerini facebook, mizah dergilerinin yerini dijital caps, bilgi arşivlerinin yerini sözlükler vs. alıyor.

Bu ağlarda bilgi, doğru ya da yanlış o kadar hızlı akıyor ki ne gazeteler, ne TV kanalları hiç biri yetişemiyor. Üstelik yerel, genel ve dünya hiç fark etmiyor. Bizim yaşıtlarımıza göre çok yabancı olsa da özellikle gençlerin haberleşme ağı olmasının yanı sıra tüm aktiviteleri, özel hayatları, ticari ilişkileri hepsi bu ağlarda yaşanıyor.

*****                          *****

İşte o ağların en önde gelenlerinden biri de İnci Sözlük ile Uludağ Sözlük. Aslında ikisi de kardeş.

Çıkış yerleri bizim Bursa, Uludağ Üniversitesi. Bugün yazılım alanında en başarılı isimlerden olan Üniversite öğrencisi İsmail Alpen ‘in 2005 yılında kurduğu Uludağ Sözlük ile başlayan yolculuk 2007’de yine aynı üniversitenin öğrencisi Serkan İnci’nin kurduğu İnci Sözlük ile çok farklı boyuta taşınır. 2005’li yıllarda daha tweettir, youtube, instagram gibi global ağların hiç birinin olmadığını düşünürsek, gençlerdeki vizyonerliği daha iyi anlarız.

Her ikisinin buluşma noktasını ise Bursalı genç iş insanı Emin Adanur oluşturur.

2019 yılında başlayan güç birliği kısa süre sonra yönetimin Emin Adanur’a geçmesiyle beraber Uludağ Sözlük, İnci Caps, Haberself, Sosyo Trend, Sözlük Global, İnci Token hesapları ve bunların alt hesaplarından oluşan İnci Sözlük gurubu bugün 25 milyona yakın takipçi sayısıyla Türkiye’nin siyaset, ekonomi, spor ve sosyal alanlarında nabzının attığı mecra durumunda.

******                *****

Gelelim o muhteşem, görkemli geceye…

İnci Sözlük’ün kuruluş yıl dönümü gecesinin organizatörlüğünü bu alanda İstanbul’un tanınmış isimlerinden Banu Noyan üstlendi. Tam anlamıyla işinin ehli. Haftalar öncesinden davetlilerden, ikram edilecek menüye kadar titizlikle, en ince detaya kadar gece gündüz çalıştı. Bazen bizi bunaltsa da o gecenin başarıyla sonuçlanmasını sağladığı için açıkçası tebrikleri fazlasıyla hak ediyor.

Dedim ya geceye iş, sanat, siyaset ve cemiyet alanından pek çok ünlü katıldı. Gonca Vuslateri’nin sunuculuğunda gerçekleşen programda çeşitli dans gösterileri ve şovlarla beraber ENBE Orkestrası adeta davetlileri büyüledi, coşturdu. Bir ara baktım yanımda oturan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile eşi Şule Perinçek de orkestranın ritmine kendilerini kaptırmışlar.

Burada parantez açayım, her ikisini İstanbul’da İnci Sözlük’ün İnci Şer programına konuk aldığımızda tanımıştım. Sonra Ankara’da büyük kurultaylarına Emin Adanur’u özel konuk olarak davet ettiklerinde görüşmüştüm. Öyle dışarıdan sert lider görüntüsünden çok uzak, gayet samimi, mütevazi kişiliğe sahipler. Ayrıca Cumhur İttifakı’nın içinde yer almamalarına rağmen milli konularda sağlam destek çıktıkları için doğrusu benim de bu dönemde ilgi alanımdalar.

Emin Bey’in ricasını kıramayarak geldikleri gibi, programı başından sonuna kadar pür dikkat izlemeleri konukların da ilgisini çekerken, birlikte fotoğraf çektirme kuyruğunun da oluştuğunu söylemeliyim. Cemiyet ve sanat camiasından da bayağı hayranları var mış!..

*****                  *****

Türkiye Değişim Partisi Genel Başkanı Mustafa Sarıgül de Emin Adanur’la olan tanışıklığından dolayı davete katılan isimlerdendi. Kendisini protokol için ayrılan bölümde ağırlarken bana “Cennetcim beni bırak, ben halkımın arasında olmalıyım. Masaları gezeceğim izin verirsen” dedi.

Ve hiç üşenmeden salonda bistro masalarda eğlenen misafirlerin yanlarına gitti, sonradan arkadaşlardan öğrendim; tüm masaları dolaşmış, davetlilerin ellerini tek tek sıkarak, her zamanki gibi masaya sertçe vurarak “Emin Adanur’la iyi görüşürüz, kendisini severim, genç iş adamı, vizyoner, bu yaşta bu cesaret, bu bakış açısı” gibi sözlerle bulunmaz bir piar yapmış!

Ev sahibi olarak Emin Adanur misafirleriyle gece boyunca tek tek ilgilendi, tüm konuklarla da fotoğraf çektirdi. İnci Sözlük’ün pastası kesilirken “Gelecek burada. Bu platform diğerlerinden farklıdır. İçerikleri özgün ve özgürdür.25 milyon takipçilerimizle biz büyük bir aileyiz. Bu gece ailemize sizler de katıldınız, bizi yalnız bırakmadınız” dediğinde büyük alkış aldı.

Neticede sosyal medyanın en güçlü platformu İnci Sözlük bu geceyle marka değerini daha da arttırdı. Konukların geceye dair o sırada ve sonrasında yaptığı paylaşımlarda bunu görmek mümkün. Geceye katılan konukların isimlerini, değerlendirmelerini ve fotoğrafları, görüntüleri enbursa.com haber, İnci Sözlük ve youtube kanallarımızdan ayrıntısıyla bulabilirsiniz.

Devamını Oku

Doğu ve Güneydoğu’ya hiç bu açıdan bakmamıştım…

Doğu ve Güneydoğu’ya hiç bu açıdan bakmamıştım…
1

BEĞENDİM

ABONE OL

AK Parti’nin Bursa siyasetinde etkili olup, gerek genel merkezde gerekse de bakanlıklarda ve kurumlarda görev yapan Bursalı siyasetçi sayısı bir elin parmağı kadar az. İçişleri Bakanı Baş Danışmanı Harun Akın, Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Tunçak ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu Üyesi İsmail Aydın ilk etapta sayabileceğim isimler.

Kendi özgül ağırlıkları da bulunan bu isimler hem Bursa hem de Ankara siyasetinin ve tabii Türkiye siyasetinin de nabzını en iyi tutanlardan.

Bu anlamda geçtiğimiz hafta Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’nde teşkilat toplantılarına katılan AK Parti Siyasi ve Hukuki işler Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Tunçak’ı aradım.

Zira son dönemde benim en çok merak ettiğim Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’nde AK Parti teşkilatlarının içinde bulunduğu durum idi.

Tunçak’ı aradığımda Batman’da teşkilat toplantısında idi. 

Çıkışta aradı:

“Siyasi ve Hukuki işler Başkanlığı olarak bölge toplantıları yapıyoruz. Geçen hafta Şanlıurfa, Gaziantep, Adıyaman ve Kilis birim başkanlarımızla Gaziantep’te benim başkanlığımda bölge toplantısındaydık. Bu hafta da Batman’da Diyarbakır, Siirt, Şırnak ve Mardin Siyasi ve Hukuki işler başkanlarıyla bir aradayız.”

Kendisine önce genel durumu sordum:

“Ben bu bölgelere 20 yıldır sık sık geliyorum. İl başkanı olarak da Milletvekili olarak da geldim. Yalnız  şu son gelişlerimde  bölgenin müthiş bir rahatlama içine girdiğini gördüm. Terörden arındırılmış olması vatandaşa huzur getirmiş. Motivasyon artmış, dolayısıyla güvenli ortam yatırımı ve istihdamı getirmiş. Batı da ne varsa burada da var dersem abartmamış olurum. Malum bu bölgeler tarihin medeniyet merkezleri. AK Parti iktidarının yol, baraj ve tarihi yapıları restorasyon projeleri de bölgeye yabancı turistlerin akınına yol açıyor.”

Ekonomik sıkıntının Doğu ve Güneydoğu’daki yansımasını da sorduğumda şu cevabı verdi:

Tabii ekonomik sıkıntı Türkiye’nin genel sorunu ve hatta global. Ama buralarda tarım ve hayvancılıkta iş yükü daha yoğun olduğu ve yerleşik halkın geçimi genelde buralardan sağlandığı için batıya göre yaşam bir nebze daha rahat. Halk da Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a karşı büyük bir güven var. Diyorlar ki: “Yaparsa yine Erdoğan yapar, çözerse yine o çözer”.

Tunçak konuşmamızda şu konunun altını çizdi:

Ben birim başkanlarımızla 5 ay önce de Batman’da, Gaziantep’te, Şanlıurfa’da bölge toplantıları yaptım. O dönemle şimdiki gezilerimi kıyasladığımda AK Parti teşkilatlarının daha motivasyonunun arttığını, bölge halkının da başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere hükümete destek çıktığını görüyorum”

Tunçak, teşkilat toplantıları yanı sıra gittiği il ve ilçelerde kanaat önderlerini, STK’ları ve çarşı pazarı da gezdiğini söyleyerek, sadece partililerden değil, vatandaştan da şikayet ve istekleri not alıp bunları raporlandırdıklarını  da anlattı.

Tunçak’ın aldığı notlardan 3 tanesi özellikle dikkat çekici.

Biri;

“ AK Parti teşkilatlarının en büyük şikayetlerinden birisi bölgedeki bürokratların yapılan yatırım ve projeleri kendilerine mal etmeleri. Sanki kendi beceri ve kendi imkanlarıyla yapıyorlar diyorlar”.

İkincisi;

Her bölgenin bir yöresel kıyafeti var. Bu bölgede de yerleşik halkın giydiği yöresel kıyafet  bürokratlar başta olmak üzere batı bölgemizde de algıdan dolayı PKK kıyafeti olarak damgalanıyor. Oysa bu kıyafeti giyen sade vatandaşın terörle hiçbir bağı yok. Teşkilat mensuplarımız bu algıdan son derece rahatsız. Algıyı kırmamız gerekiyor. “

Üçüncüsü;

Bu seçimler batıda Cumhur ittifakı ile Millet ittifakı arasında geçecek olarak biliniyor. Burada ise  Cumhur ittifakı ve HDP arasında geçiyor. Çünkü bölge halkında endişe hakim. Seçimleri Millet İttifakı’nın kazanması durumunda Doğu ve Güneydoğu bölgemizde kamu çalışanları ile bürokrat atamalarının HDP onayından geçmesine kesin gözüyle bakılıyor. Böyle bir ihtimal başta güvenlik olmak üzere tüm kazanımları yok edecektir. Kurtarılmış bölge görüntüsü verecektir.  İyi Parti ile CHP’nin halkın endişesine karşı net açıklama yapmamaları ise korkuları daha da arttırıyor”.

Açıkçası batıda yaşayan biri olarak hiç bu şekilde düşünmemiştim. Özellikle en son paragraf, her açıdan ele alınması gereken bir durum.

Devamını Oku